Makam, para ve kadın…
Tarih boyunca nice insanın değişmesine neden olan üç büyük imtihan!
Bu imtihanlar bugün ortaya çıkmadı.
Tarihin her döneminde yaşandı.
Ancak AK Parti iktidarıyla birlikte, kendisini dava adamı olarak tanıtan bazı isimlerin değişimi daha görünür hâle geldi.
Dün dava diyenler, bugün servet peşinde koşuyor.
Dava adamlığıyla yola çıkanlar, lüks yaşamın sembolü hâline geliyor. Kimileri makam sahibi oldu, kimileri servet yığdı, kimileri de devletin ve milletin emanetini kendi çıkarları uğruna kullandı.
Peki, ne oldu bu insanlara?
Dava dedikleri gerçekten dava mıydı, yoksa makamın, paranın ve dünyanın nimetlerine ulaşmak için kullanılan bir söz müydü?
Yetmişli yıllarda bir dava ruhu vardı.
Evlerde sohbetler yapılır, derneklerde, cemaatlerde ve vakıflarda dava adamlığı konuşulurdu.
Örnek olarak Hz. Muhammed’in (SAV) hayatı anlatılır, adalet ve ahlak üzerinde durulurdu.
Adil düzen sloganları atılır, bayraklar asılırdı.
Herkesin dilinde hak, hukuk, adalet ve kardeşlik vardı.
Peki, ne zamana kadar?
İktidar olana kadar!
Sonra dava adamlarına iktidar kapısı açıldı.
Makamlar görüldü, paranın gücü hissedildi, dünyanın nimetleri tadıldı.
Bir zamanlar mütevazılığı savunanların bir kısmı lüks yaşama yöneldi. Makam koltuklarına oturanlar, kalkmayı unuttu.
Daha üst makamlara ulaşmak için dün yol arkadaşlığı yaptıkları insanları geride bırakanlar oldu.
Servet büyüdükçe hırs da büyüdü.
Paranın gücünü görenler, parayla adam olduklarını sandı.
Dün eleştirdikleri hayatları bugün kendileri yaşamaya başladı.
Dün haram diye karşı çıktıkları bazı şeyler, çıkarları söz konusu olduğunda görmezden gelindi.
İnsan ister istemez soruyor: Dava mı değişti, yoksa dava diye yola çıkanlar mı?
Makam, para ve kadın…
İnsanın karakterini, sadakatini ve inancını sınayan bu üç imtihan karşısında bugün bazı İslamcıların yaşadığı savrulmayı görüyoruz.
Makamı bulan bırakmıyor.
Serveti bulan doymuyor.
Kadını gören yamuluyor.
Dün savunduğu değerleri bugün çıkarları uğruna terk edenler, kendi geçmişlerini bile inkâr eder hâle geliyor.
Elbette herkes aynı değil.
İnancını çıkarına alet etmeyen, makamı emanet bilen, harama el uzatmayan, halkın hakkını kendi hakkından üstün tutan insanlar da var.
Bir elin beş parmağı kadar.
Eleştirimiz, dini ve davayı kişisel çıkarlarına basamak yapanlara!
Çünkü mesele yalnızca birkaç kişinin zenginleşmesi değildir.
Mesele, devletin malının, milletin hakkının, yetimin ve mazlumun emanetinin korunup korunmadığıdır.
Allah’ın dini, insanların servet biriktirmesi için bir araç değildir.
Hz. Muhammed’in (SAV) örnekliği; ahlakın, adaletin, merhametin, dürüstlüğün ve kul hakkını gözetmenin örnekliğidir.
Ne var ki kendisini dindar olarak tanıtan bazı insanların yaşantısı, İslam’ın ahlakıyla bağdaşmadığında bunun bedelini yalnızca kendileri ödemez. İnanç da yara alır.
İnsanlar, bu çelişkileri gördükçe “Dindarlık buysa ben böyle bir dindarlık istemiyorum” demeye başlıyor.
Kimileri de bu insanların davranışlarını İslam’ın kendisi sanarak dinden uzaklaşıyor.
İşte asıl tehlike budur!
Bir insanın yanlışını dinin kendisine mal etmek ne kadar yanlışsa, dini kendi yanlışlarına kalkan yapmak da o kadar yanlıştır.
Yirmi beş yıllık iktidar sürecinde çok şey değişti.
Peki, dün dava adamlığı adil düzen anlatanların bugün geldiği noktayı nasıl açıklayacağız?
Dün adil düzenden, adaletten söz edenler bugün adil mi?
Dün kul hakkını savunanlar bugün emanetin hakkını koruyor mu?
Dün dünyaya meydan okuyanlar bugün dünyanın nimetlerine mi teslim oldu?
Dava adamlığı, iktidara gelince bitiyorsa orada dava değil, çıkar vardır!
Makamlar geçicidir, servet dünyada kalır.
İnsan geride ya güzel bir ahlak bırakır ya da ibretlik bir hikâye…
Asıl mesele, iktidar olmak değil; iktidardayken insan kalabilmektir.
Ve bugün sorulması gereken soru şudur: Yirmi beş yılda kimler değişti, hangi değerler kaybedildi ve dünün dava adamları bugün ne hâle geldi?
TÜRKİYE’DEKİ MÜSLÜMANLARININ SON DURUMU!
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Kırşehirli genç 32 yaşında hayatını kaybetti
İşte Kırşehir’de Çalışma Yapılacak Cadde ve Sokaklar
Karayollarından emekli Metin hayatını kaybetti
Genç, başkan seçildi
Ulu çınar hayatını kaybetti
Mahmut Yıldırım hayatını kaybetti
Bugün bir erken seçim olsa, Cumhurbaşkanı adayınız kim olurdu?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu