Şehirken kaza olan cumhuriyet şehri.
Sandıkta iktidar olur, sandıkla cezalandırılan gönül şehri!
Dünya yeni bir düzene sürüklenirken, Avrupa savaşın yaralarını sararken, Sovyetler Birliği demir perdeyi indirirken Türkiye de içeride yeni bir siyasi dönemin eşiğine geldi.
Tek parti döneminin ardından halk, sandıkta değişim istedi.
Ve değişim geldi.
14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti, CHP’nin uzun yıllar süren iktidarını sandıkta sona erdirdi.
Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes oldu.
Halkın beklentisi açıktı:
“Tek parti anlayışı bitsin, milletin iradesi yönetime hâkim olsun.”
Fakat gelin görün ki iktidar değişti, zihniyet değişmedi.
CHP’nin tek parti döneminden kurtulmak isteyen Türkiye, bu kez Demokrat Parti iktidarında başka bir “tek adam” anlayışının gölgesine girmeye başladı.
Çünkü mesele sadece sandıkta iktidar değiştirmek değildi.
Asıl mesele, iktidarın sandıktan çıktıktan sonra sandığa saygı gösterip göstermediğiydi.
2 Mayıs 1954 seçimlerinde Demokrat Parti yeniden büyük bir zafer kazandı.
Ama Türkiye’nin ortasında küçük bir şehir, iktidarın hesaplarına boyun eğmedi.
Kırşehir halkı, Demokrat Parti’ye istediği desteği vermedi.
Bunun yerine Osman Bölükbaşı’yı ve onun kurduğu Millet Partisi'ni destekledi.
İşte kıyamet de burada koptu.
Çünkü iktidarın istediği oy çıkmamıştı.
Sandık, iktidarın istediği sonucu vermemişti.
Ve iktidar, sandığın sonucunu kabullenmek yerine şehri cezalandırmayı seçti.
1954 yılında Kırşehir il statüsünden çıkarılarak Nevşehir’e bağlı bir ilçe haline getirildi.
Bir düşünün…
Bir şehir, sadece siyasi tercihleri nedeniyle idari statüsüyle oynanarak cezalandırılıyor.
Bunun adı demokrasi olabilir mi?
Millet iradesi olabilir mi?
Parlamenter sistem olabilir mi?
Bunun adı, “Ben iktidarım, benim dediğim olur” anlayışıdır.
Oy Vermediniz, Bedelini Ödeyin!
Kırşehir'in hikâyesi, aslında yalnızca bir şehrin hikâyesi değildir.
Bu, sandığın nasıl bir demokrasi aracından çıkarılıp bir itaat testine dönüştürülebileceğinin hikâyesidir.
İktidarın hoşuna gitmeyen oy kullanılınca şehir cezalandırılıyor.
Milletin tercihi beğenilmeyince şehir küçültülüyor.
Sandıktan çıkan iradeye saygı göstermek yerine, sandıktan çıkmayan iradeye göre şehir yönetiliyor.
İşte asıl tehlike burada başlıyor.
“Bana oy vermediniz, bedelini ödersiniz.”
Aradaki fark işte budur.
Biri demokrasidir.
Diğeri ise kibirle beslenen iktidar anlayışıdır.
Kırşehir Bir Şehir Değil, Bir Hafızadır
Kırşehir sıradan bir Anadolu şehri değildir.
Ahi Evran’ın, Ahilik kültürünün, dayanışmanın ve Anadolu irfanının merkezlerinden biridir.
Ama siyasi iktidarın gazabına uğradığında, bir gecede il olmaktan çıkarılıp ilçe konumuna indirildi.
Bir şehrin kaderi, sandıkta kullandığı oy nedeniyle değiştirildi.
Bundan daha ağır bir siyasi mesaj olabilir mi?
“Bana oy vermezseniz başınıza ne geleceğini görün.”
Demokrasinin düşmanı bazen tank değildir.
Bazen bir kararname, bazen bir kanun, bazen de iktidarın elindeki devlet gücünün siyasi rakibine karşı kullanılmasıdır.
Asıl tehlike de budur.
Çünkü devlet, iktidarın malı değildir.
Devletin şehirleri de iktidarın mülkü değildir.
Kırşehir halkı, iktidara oy vermedi diye cezalandırılacak bir topluluk değildir.
Kibir İktidarı Kör Eder
İktidarın en büyük sınavı, kendisine oy verenlere nasıl davrandığı değildir.
Asıl sınavı, kendisine oy vermeyenlere nasıl davrandığıdır.
Çünkü herkesin seni alkışladığı yerde demokrat olmak kolaydır.
Asıl demokrasi, sana karşı çıkanın hakkını koruyabilmektir.
Sana oy vermeyenin de devletin vatandaşı olduğunu kabul edebilmektir.
Kırşehir'in başına gelenler ise bu açıdan Türkiye siyasi tarihinin ibretlik sayfalarından biridir.
İktidarın gücü, halkın iradesini ezmek için değil; halkın tamamına eşit hizmet etmek için vardır.
Başbakanın görevi kendisine oy vermeyen şehri cezalandırmak değil, o şehrin de hakkını korumaktır.
Çünkü başbakan bütün Türkiye'nin başbakanıdır.
Sadece kendisine oy verenlerin değil.
AH KIRŞEHİR VAH KIRŞEHİR
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Mucur'da Üretiliyor, Şifası Kırşehir'e Yayılıyor
Kırşehir'de 9 dev yol projesi devam ediyor!
Koca çınar hayatını kaybetti
Emine Dakmaz Hayatını Kaybetti
Kırşehir’de Kadroya Geçen 16 Personel Yemin Etti
Kırşehir’de görev yapan din görevlileri bir araya geldi
Bugün bir erken seçim olsa, Cumhurbaşkanı adayınız kim olurdu?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu