“Körler sağırlar, birbirini ağırlar…”
Bazen bir deyim, uzun uzun anlatılmak istenen bir meselenin özeti oluverir.
Son günlerde sosyal medyada Kırşehir adına yapılan paylaşımlara bakıyorum. Bir fotoğraf karesi… Bir toplantı… Bir ziyaret… Bir bakanlık koridoru… “Şunu yaptık, bunu takip ediyoruz, projelerimizi yerinde inceliyoruz…”
İyi de…
Bunların hepsi zaten seçilmişlerin görevi değil mi?
Milletvekiliyseniz, il başkanıysanız, iktidar partisinin temsilcisiyseniz, belediye başkanıysanız ya da Kırşehir adına söz söyleme ve karar mekanizmalarına ulaşma imkânınız varsa, elbette Ankara’ya gideceksiniz.
Bakanlıkları ziyaret edeceksiniz.
Projeleri takip edeceksiniz.
Yatırım isteyeceksiniz.
Bunları yaptığınız için alkış beklemek yerine, sonuçlarını Kırşehir’e göstermeniz gerekmiyor mu?
Kırşehirlinin görmek istediği şey; bir bakanla yan yana çekilmiş fotoğraf değil.
Yeni bir yatırım.
Yeni bir fabrika.
Yeni bir üretim alanı.
Yeni bir istihdam kapısı.
Gençlerin memleketinde kalmasını sağlayacak ekonomik imkânlar.
Şehrin yıllardır bekleyen sorunlarına çözüm.
Kırşehir’in Ankara’dan aldığı yatırımlardan hak ettiği pay.
Peki, Kırşehir ne alıyor?
İşte asıl soru bu.
Yıllar geçiyor.
Kırşehir iktidara destek veriyor.
Seçim geliyor, sandık kuruluyor, Kırşehir tercihini ortaya koyuyor.
“Yanınızdayız” deniyor.
Milletvekilleri seçiliyor.
Temsilciler Ankara’ya gidiyor.
Sonra yine aynı cümleleri duyuyoruz:
“Projeyi takip ediyoruz.”
“Çalışmalarımız devam ediyor.”
“Yerinde incelemelerde bulunduk.”
“Bakanımızla görüştük.”
“Şehrimizin sorunlarını ilettik.”
Peki sonuç?
Kırşehir neden hâlâ yatırım yarışında gerilerde?
Neden gençler iş bulmak için başka şehirlere gitmek zorunda kalıyor?
Neden Kırşehir’in ekonomik potansiyeli yeterince harekete geçirilemiyor?
Neden yeni ve güçlü yatırımlar konusunda daha iddialı bir tablo ortaya konulamıyor?
Ve en önemlisi: Kırşehir’in Ankara’daki güçlü siyasi temsilinin şehrin ekonomik hayatına somut karşılığı nedir?
Bunu sormak kimseye düşmanlık etmek değildir.
Bunu sormak siyasetçiye düşmanlık değildir.
Bunu sormak, Kırşehir’e sahip çıkmaktır.
Kimse kusura bakmasın.
Bir bakanla yan yana fotoğraf vermek Kırşehirliyi heyecanlandırmıyor.
Bir toplantı masasının başında oturmak da tek başına başarı değildir.
Başarı; o masadan Kırşehir adına ne çıkardığınızla ölçülür.
Kırşehirli artık “Kimle görüştünüz?” sorusundan çok, “Ne aldınız?” diye soruyor.
“Kim sizi kabul etti?” değil, “Kırşehir’e hangi yatırım geliyor?” diye soruyor.
“Kaç toplantıya katıldınız?” değil, “Kaç kişiye iş imkânı oluşturuldu?” diye soruyor.
Gençlerin geleceğini sosyal medya paylaşımı kurtarmıyor.
Şehrin ekonomisi, ziyaret haberleriyle büyümüyor.
Kırşehir’e Ankara’nın gözüyle değil, Kırşehirlinin gözüyle bakın
Seçilmişlere naçizane bir hatırlatma yapmak gerekiyor:
Siz Kırşehir’i Ankara’dan seyretmek için seçilmediniz.
Kırşehir’i Kırşehirlinin gözünden görmek için seçildiniz.
Bu şehrin esnafının derdini dinleyin.
Sanayicinin önündeki engeli bilin.
Çiftçinin yükünü görün.
İş arayan gencin umutsuzluğunu hissedin.
Emeklinin, işçinin, memurun, öğrencinin beklentisini duyun.
Ve bütün bunları Ankara’ya taşıyın.
Memleketin nüfusu, ekonomisi ve üretim gücü açısından her yıl yeni sorular ortaya çıkıyor.
Kırşehir’in ihtiyacı olan şey, “Buradayız” demek değil; gerçekten burada iz bırakmaktır.
PEKİ, KIRŞEHİR NE ALIYOR?
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Mucur'da Üretiliyor, Şifası Kırşehir'e Yayılıyor
Koca çınar hayatını kaybetti
Emine Dakmaz Hayatını Kaybetti
Kırşehir’de Kadroya Geçen 16 Personel Yemin Etti
Karayollarından emekli Metin hayatını kaybetti
İşte Kırşehir’de Çalışma Yapılacak Cadde ve Sokaklar
Bugün bir erken seçim olsa, Cumhurbaşkanı adayınız kim olurdu?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu