Azerbaycan’da Müslüman kız öğrencilerin başörtüsü üzerinden yaşadığı sorunlar yeniden gündemde.
Mesele yalnızca bir örtü meselesi değil; inanç özgürlüğü, eğitim hakkı ve Müslümanların yaşadıkları düzen içinde dinlerini yaşama meselesidir.
Peki, neden Müslümanların inançlarıyla bu kadar uğraşılıyor?
İslam’ın olduğu yerde iyilik vardır, güzellik vardır.
İslam’ın olmadığı yerde ise zulüm ve kötülük vardır.
Müslümanlar, yaşadıkları düzenlerin içinde İslam’ı yaşamak istediklerinde bile engellerle karşılaşabiliyor.
Son günlerde Azerbaycan’da okullarda başörtüsü üzerinden yaşanan tartışmalar da bu açıdan düşündürücüdür.
Okullarda eğitime odaklanılması gerekirken çocukların başörtüsünü hedef alan bir anlayışın ortaya çıkması, insanın vicdanını yaralıyor.
Bu mesele bugün ortaya çıkmadı.
Tarih boyunca Müslümanların inançları üzerinden baskı kuruldu; zulmün biçimi değişti, adı değişti ama yaşanan acılar unutulmadı.
28 Şubat’ı Unutmadık!
Anadolu topraklarının çocukları, 28 Şubat sürecinde başörtüleri nedeniyle ağır mağduriyetler yaşadı.
Üniversite kapılarında öğrenciler geri çevrildi.
İmam hatipli çocukların gözyaşları döküldü.
Başörtülü kadınlar eğitimden ve çalışma hayatından uzaklaştırıldı.
Örtülü anneler, askeri lojmanlarda dışlandı.
Asker evlatlarını ziyaret etmek isteyen anneler, nizamiyelerde engellerle karşılaştı.
Resmî kurumlarda çalışan kadınlar, başörtüleri nedeniyle baskı gördü.
Anadolu’nun mayasını oluşturan kadınlar, sırf başlarında örtü var diye eleştirildi, ötekileştirildi.
Aradan yıllar geçti.
Peki, zihniyet değişti mi?
Bugün Azerbaycan’da yaşananlar, geçmişteki acıları yeniden hatırlatıyor. Başörtüsünü kabullenemeyen anlayışın farklı coğrafyalarda benzer tartışmalarla karşımıza çıkması, inanç özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Mesele Başörtüsü Değil, İslam dinine tahammülsüzlük!
Azerbaycan yönetiminin bu konudaki yaklaşımı sorgulanırken asıl soruyu da sormak gerekiyor: Bir insanın inancını yaşaması neden sorun olarak görülüyor?
Azerbaycan’ın siyasi tercihleri, dış ilişkileri ve yönetim anlayışı elbette tartışılabilir.
Netanyahu ile kurulan ilişkiler, Trump yönetimiyle yürütülen siyaset de bu tartışmaların bir parçasıdır.
Ancak başörtüsü meselesini doğrudan dışarıdan verilen bir emirle açıklamak yerine, yaşanan uygulamaları ve bunların arkasındaki anlayışı sorgulamak gerekir.
Çünkü asıl mesele, kimin kime dost olduğu değil; insanların inançları nedeniyle baskı görüp görmediğidir.
Gazze kan ağlıyor, Kudüs acı içinde.
Müslüman coğrafyasında savaşlar, gözyaşları ve zulüm dinmiyor.
Dünyanın neresinde olursa olsun, “Ben Müslümanım” diyen insanlar inançları nedeniyle baskıya uğruyorsa burada ciddi bir sorun vardır.
Zulüm başörtüsüne değil, başörtüsünü taşıyan insanın inancına yöneliktir.
Başörtüsü, bir insanın inancının ve kişisel tercihinin parçasıdır.
Kimse inancı nedeniyle aşağılanmamalı, eğitim hakkından mahrum bırakılmamalı, ötekileştirilmemelidir.
İnanç özgürlüğü yalnızca sözde kalmamalı; okulda, üniversitede, iş yerinde ve hayatın her alanında korunmalıdır.
Müslümanlara Tahammül Edemeyen Düzenler!
Bugün dünyanın dört bir yanında Müslümanların inançlarını özgürce yaşama hakkı tartışma konusu yapılıyor.
Kimi yerde başörtüsü, kimi yerde ibadet, kimi yerde ise doğrudan Müslüman kimliği hedef alınıyor.
Adı ne olursa olsun, insanların inançları nedeniyle baskı görmesi kabul edilemez.
Bir toplumun gerçek medeniyeti, farklılıklara ne kadar tahammül ettiğinde ve insan haklarına ne kadar saygı gösterdiğinde ortaya çıkar.
Müslüman olduğunu söyleyen yönetimler de dâhil olmak üzere bütün yönetimler, bu konuda kendi vicdanlarıyla yüzleşmelidir.
Çünkü mesele yalnızca başörtüsü değildir.
Mesele, insanın inancıyla var olabilmesidir.
Allah’a inanan insanlara karşı yürütülen baskının adı değişebilir; ancak adaletin ölçüsü değişmez.
Başörtüsüne uzanan el, yalnızca bir örtüye uzanmış olmaz.
Aynı zamanda bir insanın özgürlüğüne, eğitim hakkına ve onuruna da dokunur.
Unutmayalım: İnanç özgürlüğü, yalnızca bizim gibi düşünenler için değil, herkes için savunulması gereken temel bir haktır.
AZERBAYCAN’DA SALDIRI BAŞÖRTÜSÜNE DEĞİL, MÜSLÜMANIM DİYENLERE!
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Mucur'da Üretiliyor, Şifası Kırşehir'e Yayılıyor
Kırşehir'de 9 dev yol projesi devam ediyor!
Belediye Meclis Üyesi hayatını kaybetti
Emine Dakmaz Hayatını Kaybetti
Kırşehir’de görev yapan din görevlileri bir araya geldi
Mikail Çeri Cuma Günü Toprağa Verilecek
Bugün bir erken seçim olsa, Cumhurbaşkanı adayınız kim olurdu?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu