Kırşehir tarımda üretiyor, hayvancılıkta emek veriyor, toprağını işliyor.
Ürettiği ürünleri işleyerek markaya ve katma değerli ürünlere dönüştürme konusunda aynı başarıyı gösteremiyor.
Ham maddeyi biz üretiyoruz, işleyen, paketleyen, markalaştıran ve asıl kazancı elde eden başka şehirler oluyor.

Kırşehir denildiğinde akla ilk gelen sektörlerin başında tarım ve hayvancılık geliyor.
Şehrimizin insanı toprakla iç içe yaşıyor; çiftçilik ve hayvancılık, Kırşehir ekonomisinin de temel taşlarını oluşturuyor.

Tarlalarımızda nohut yetiştiriyoruz.
Kırşehir'de yetişen nohut başka illere gidiyor, işleniyor, leblebiye dönüşüyor ve markalaşıyor.
Peki, neden Kırşehir'de üretilen nohut burada işlenmesin? Neden buğdayımız şehrimizde una, makarnaya, büskiviye ve farklı gıda ürünlerine dönüşmesin?
Her tesis, yeni istihdam, daha güçlü bir ticaret ağı, üretici için yeni pazarlar ve şehir ekonomisine ek gelir demektir. Üstelik ham maddenin işleme tesislerine yakın olması, lojistik maliyetlerinin azaltılmasına da katkı sağlamaz mı?
Kırşehir'in toprağında yetişen ürün, neden başka şehirlerde değer kazanmak zorunda olsun?

Kırşehir'in ekonomik gücünü oluşturan bir diğer önemli alan büyükbaş hayvancılık. Yetiştiricilerimiz emek harcıyor, üretim yapıyor ve ülkemizin hayvansal üretimine katkı sağlıyor. Ancak hayvancılığın ekonomik getirisi, hayvan yetiştirmekle sınırlı değil.
Kesim, parçalama, soğuk zincir, et işleme, paketleme ve markalı ürün üretimi de bu sektörün önemli halkalarını oluşturuyor. Süt ürünlerinde de benzer bir değer zinciri bulunuyor.
Modern kesimhaneler, et ve süt ürünleri işleme tesisleri, soğuk hava depoları ve paketleme merkezleriyle bu zincirin daha fazla halkası Kırşehir'de neden kurulmuyor?

Et ve Süt Kurumunun Kırşehir'de bir tesisinin bulunması gerekmez mi?
Hayvanı yetiştirenin Kırşehirli olduğu, ancak ürünün işlenmesinden markalaşmasına kadar uzanan sürecin başka şehirlerde yapılması bizleri rahatsız etmiyor mu?

Yatırımcılara uygun altyapı, lojistik imkânları, finansmana erişim, nitelikli iş gücü ve pazar avantajları sunulmalı.
Teşvik politikaları da Kırşehir'in üretim yapısıyla örtüşen sektörlere yönlendirilmesi daha uygun değil mi?
Bakliyat işleme, un ve yem üretimi, makarna ve bisküvi sanayisi, et ve süt ürünleri, tarımsal depolama ve modern paketleme tesisleri Kırşehir için öncelikli yatırım değil mi?

Kırşehirli iş insanlarının kendi şehirlerinde yatırım yapmaları teşvik edilmeli, ortak girişimlerin önü açılmalı ve dışarıdan gelecek yatırımcılar için somut fırsatlar oluşturulmalı.

Kırşehir'de üretilen ürünlerin ne kadarını yine Kırşehir'de işliyoruz?
Kaç yerel markamız ülke çapında tanınıyor?
Tarımsal ve hayvansal üretimimizden ne kadar katma değer elde ediyoruz?
Bu soruların yanıtları, şehrimizin ekonomik geleceğini şekillendirecek yol haritasının başlangıcı olmalı.
Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite, meslek odaları, üretici birlikleri ve sanayiciler ortak bir hedef etrafında buluşmalı.

Üretim potansiyelimiz ortaya konulmalı, yatırım yapılabilecek alanlar belirlenmeli ve somut projeler geliştirilmeli.
Çiftçimizin yalnızca ham madde satan değil, ürününün işlenmesinden ve pazarlanmasından da kazanç sağlayan bir yapının parçası olması için yeni modeller üzerinde çalışılmalı.

Kooperatifçilik, ortak işleme tesisleri, markalaşma ve doğrudan pazarlama imkânları bu noktada önem taşımakta.
Ekonomik kalkınma, yalnızca üretim miktarını artırmakla değil, elde edilen gelirin şehirde oluşturduğu istihdamı ve refahı büyütmekle ölçülür.

Biz buğdayı üretelim, başka şehirler makarnaya dönüştürsün.
Nohudu yetiştirelim, başka şehirler leblebi markaları oluştursun.
Hayvanı besleyelim, başka merkezler et ve et ürünlerinde markalaşsın…
Peki, Kırşehir bu zincirin neresinde kalacak?
Bu tabloyu değiştirmek mümkün değil mi?
Kırşehir'in geleceği yalnızca tarlalarda yetişen ürünlerde değil, o ürünlerin işlenmesinde, markalaşmasında, pazarlanmasında ve yeni istihdam alanları oluşturmasında yatıyor.
Gençlerimize iş imkânı sunmak, çiftçimizin gelirini artırmak ve yerel ekonomiyi güçlendirmek istiyorsak üretimden sanayiye uzanan zinciri tamamlamak zorundayız.
Ürettiğimizin değerini bileceğiz, o değeri büyütmek ve kazancını kendi şehrimizde tutabilmek için çaba sarfedeceğiz.