Özbekistan gezimizin Urgenç, Hive, Buhara, Semerkant ve Taşkent duraklarını geride bıraktık.
Tarihi yapıları, kültürü, insanları, çarşıları, sokakları derken dikkatimi çeken başka bir konu daha oldu.
Sigara.
Daha doğrusu sigara içilmeyişi!
Gezdiğimiz şehirlerde cadde cadde dolaştık, parklara girdik, tarihi mekânların çevresinde gezdik. Kalabalık alanlarda, sokaklarda, caddelerde insanları gözlemledik.
Fakat ilginçtir, yolda yürürken sigara içen bir kişiye bile rastlamadık.
İlk başta tesadüf olduğunu düşündük.
Sonra fark ettik ki mesele tesadüf değil, alışkanlık ve kurallar meselesi.
Özbekistan’da insanlar sigara içecekse bunun için belirlenmiş alanları tercih ediyor. Parklarda ve caddelerin belirli noktalarında çöp kutuları bulunuyor. Sigarasını burada içiyor, izmaritini de çöp kutusuna atıyorsun.
Yani canım istedi, yakarım, yürürken içerim, izmariti de yere atarım anlayışı pek yok.
Kurallar belli, uygulama belli.
Hatta bazı yerlerde açık alanda yasak olan bölgelerde sigara içmenin ciddi para cezaları olduğu belirtiliyor. Rakamlar yer ve uygulamaya göre değişebilse de, 100 dolar seviyesindeki bir cezanın caydırıcılığı tartışılmaz.
Peki bizde durum nasıl?
Türkiye’de sigara konusunda önemli yasaklar ve düzenlemeler var. Kapalı alanlarda sigara içilmesi yasak. Buna rağmen zaman zaman bu kuralların ihlal edildiğine hepimiz şahit oluyoruz.
Asıl mesele ise sadece sigara içmek değil.
Kamusal alanı kullanma kültürü.
Bir insan sigarasını içebilir. Buna kimsenin itirazı olmayabilir. Ama başkasının üzerine dumanını üflemek, çocukların bulunduğu yerde sigara içmek, izmariti sokağa atmak veya ortak yaşam alanını kirletmek başka bir mesele.
Özbekistan’da gezerken şunu düşündüm.
Bir ülkenin gelişmişliği sadece gökdelenleriyle, yollarıyla, alışveriş merkezleriyle ölçülmüyor.
Bazen bir çöp kutusuna atılan izmarit, bazen sokakta yere atılmayan bir çöp, bazen de başkasının yaşam alanına gösterilen saygı size o ülke hakkında çok şey anlatıyor.
Urgenç’te, Hive’de, Buhara’da, Semerkant’ta ve Taşkent’te dolaşırken sigara içen insanları neredeyse hiç görmememiz bizim için gerçekten dikkat çekici bir gözlem oldu.

Kurala uyma kültürü.
Çünkü kural varsa ve uygulanıyorsa, vatandaş da zamanla o kurala alışıyor.
Bizim de şehirlerimizde sigara, çöp, trafik ve benzeri konularda sadece yasak koymakla yetinmeyip, kuralları gerçekten uygulayan bir anlayışa ihtiyacımız var.
Bazen bir ülkeyi tanımak için müzelerine değil, sokaklarına bakmak yeterlidir.
Biz Özbekistan sokaklarında bunu gördük.

Acaba biz de sokaklarımızı biraz daha yaşanabilir hale getirmek için bazı kuralları sadece koymakla kalmayıp, gerçekten uygulayabilir miyiz?