Birçoğumuz putperestliğin tarihin karanlık sayfalarında kaldığını düşünüyoruz.
Lat gitti, Uzza gitti, Menat gitti...
Peki, gerçekten gitti mi?
Hayır!
Sadece isimleri değişti, şekilleri değişti, ambalajları değişti.
Dün taşlardan yapılan putlar vardı, bugün ise insanların kalplerinde büyüttüğü görünmez putlar var.
Kur'an'ın mücadele ettiği şey sadece taştan yapılmış heykeller değildi.
Asıl mücadele, insanın Allah'ın önüne koyduğu her türlü sahte ilahlar idi.
Bugün etrafımıza baktığımızda modern çağın putlarıyla çevrili olduğumuzu görüyoruz.
Kimileri paraya secde ediyor.
Kimileri makama.
Kimileri şöhrete.
Kimileri ideolojilere.
Kimileri de fanatikçe bağlandığı liderlere...
Üstelik bunların çoğu farkında bile değil.
"Ben özgürüm" diyen insanların önemli bir kısmı aslında kendi tutkularının esiri olarak yaşıyor.
Bir düşünün...
Bir insan sabah kalktığında ilk düşündüğü şey para, gece yatarken son düşündüğü şey para ise onun ilahı gerçekten Allah mıdır?
Bir makam uğruna her türlü tavizi veren, doğruları eğip büken, dostunu satan, hakkı ve hukuku çiğneyen bir insanın kalbinde gerçekten ne vardır?
Bir koltuk uğruna karakterini değiştirenlerin, makamını kaybetmemek için her renge girenlerin Allah'a kulluktan söz etmesi ne kadar inandırıcıdır?
Bugün makam sevgisi öyle bir hastalık haline geldi ki insanlar koltuklarını kaybetmemek için doğrularından vazgeçiyor, ilkelerinden vazgeçiyor, hatta vicdanlarını bile susturuyor.
Çünkü koltuk artık bir hizmet aracı olmaktan çıkmış, put haline gelmiştir.
Siyasette durum farklı mı?
Elbette değil.
Bir liderin sözü Allah'ın emrinin önüne geçiyorsa...
Bir partinin yanlışını göremeyecek kadar körleş ilmişse...
Hakikat yerine sadakat aranıyorsa...
Orada iman değil fanatizm vardır.
Orada dava değil bağlılık putu vardır.
Ne yazık ki günümüzde birçok insan ideolojisini din haline getirmiş durumda.
Kendi mahallesinin yanlışını görmeyen, karşı tarafın doğrusunu kabul etmeyen insanlar çoğalıyor.
Aklını şeyhine, hocasına teslim edenler çağın putlarından değil mi?
Bu da modern putperestliğin başka bir yüzüdür.
Oysa Allah insandan aklını kiraya vermesini değil, kullanmasını ister.
Düşünmesini ister.
Sorgulamasını ister.
Hakikatin yanında durmasını ister.
İnsanlar bugün dünya nimetleri için ömür tüketiyor.
Daha çok para...
Daha büyük makam...
Daha fazla şöhret...
Daha çok alkış...
Peki, sonunda ne oluyor?
Para burada kalıyor.
Makam burada kalıyor.
Şöhret unutuluyor.
Alkışlar susuyor.
Ve insan, yanında sadece amellerini götürüyor.
İşte tam da bu yüzden herkesin aynanın karşısına geçip kendisine şu soruyu sorması gerekiyor:
"Ben Allah'tan daha çok neyi seviyorum?"
Çünkü Allah'tan daha çok sevdiğiniz şey sizin putunuzdur.
Onun uğruna doğrulardan vazgeçiyorsanız putunuz odur.
Onun uğruna insanları kırıyorsanız putunuz odur.
Onun uğruna Allah'ın emirlerini ikinci plana atıyorsanız putunuz odur.
Put sadece önünde eğilinen heykel değildir.
Put, kalbin içinde büyütülen sahte ilahlardır.
Ve korkarım ki bugün taş putların yıkıldığı bir çağda, kalplerdeki putlar her zamankinden daha güçlü şekilde ayaktadır.
Asıl mesele de budur.
Heykelleri yıkmak kolaydır.
Zor olan, insanın kendi nefsinde büyüttüğü putları yıkabilmesidir.
PUTLAR YIKILDI MI SANIYORSUNUZ?
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Kırşehir İş Dünyasının Acı Günü!
Ahi Evran Proje Anadolu Lisesi’nden YKS başarısı
Gürler ailesinin acı günü
3 aydır yoğun bakımdaydı, hayatını kaybetti!
Kırşehirli gurbetçi son yolculuğuna uğurlanacak
Kırşehir'de Mevlüdiye Akdoğan Son Yolculuğuna Uğurlanacak
KIRŞEHİR’DE YENİ HASTANENİN İSMİ NE OLSUN?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu