Bazı insanlar vardır; çıkarları için her kapıyı çalar, her ortama göre şekil değiştirir.
Dün söylediklerini bugün inkâr eder, dün karşısında durduklarının bugün yanında saf tutarlar.
Onların derdi duruş değil, yön değiştirmektir.
Çünkü menfaatin olduğu yerde ilke ikinci plana düşer.
Rüzgâr nereden eserse oraya dönerler.
Güç kimdeyse onun yanında görünür, makam kimdeyse onun etrafında dolaşırlar.
Menfaatperestlerin, kapıkullarının, yalaka takımının, günü kurtarmanın dışından başka, asil bir duruşu olmayan zillet kisvesinde, izzeti arayan istikametsiz ve şuursuz olanların mesleğidir.
Günümüzde, siyasi getirim devşirme adına, yetki ve etki sahibi olanların peşinde at koşturan sözüm ona bazı çevreler; önleri ilikli, tebessümleri sahte, duruşları asil olmayan menfaatperestlerdir.
Zira bu gibi kişilerin lügatinde; insan onurunun, hak ve adaletin, şeref ve haysiyetin, emanet ve ehliyetin; istikamet ve dürüstlüğün, erdemlik ve erliğin, samimiyet ve tevazuunun, vatanseverlik ve ilahi kelimetullah’ın çokta ehemmiyeti yoktur…
Onlara göre, gemiyi kurtaran kaptan, gününü kurtaran açıkgöz; kasa ve kesesini bilen adamdır (!)
Hâlbuki adam ve insan olabilmenin yolu; hakkı ve hakikati prensip edinmiş ve haktan gayrı kimsenin önünde eğilmeyen, İman ve sadakatten geçer!
Bu gibi şahısların, kişiliklerinde; günü kurtarmak adına insanların önünde iki büklüm olmak, sadakatsizlik ve samimiyetsizlik, yerine göre saf ve renk değiştirmek; egoistlik, bencilik, tamah ve hırs, yedi mideyle yemek ve doyumsuzluk; vurdumduymazlık, pespayelik, kurnazlık ve dalavere gibi insan onuruna zarar verecek ne kadar karakter varsa; hepsi mevcuttur.
Ama bir de dik duranlar vardır.
Ne makam karşısında eğilirler ne menfaat uğruna karakterlerinden vazgeçerler.
Doğru bildiklerini söylemekten çekinmez, yalnız kalmak pahasına yanlışın yanında durmazlar.
İşte en çok da bu insanlar rahatsız eder menfaat sahiplerini.
Çünkü dik duran insan, eğilenin aynasıdır.
Net olan, belirsiz yaşayanların huzurunu bozar.
Cesur olan, korkarak susanların vicdanını sızlatır.
İlke sahibi olan, her devrin adamı olmayı marifet sananların gerçek yüzünü ortaya çıkarır.
Bu yüzden bazıları sizi olduğunuz için değil, kendileri sizin gibi olamadıkları için sevmez.
Karakter sahibi olmak kolay değildir.
Çünkü karakter; gerektiğinde “hayır” diyebilmektir.
Herkesin alkışladığı yerde alkışlamamak, herkesin sustuğu yerde konuşabilmektir.
Bazen bunun bedeli yalnız kalmaktır.
Ama unutmayalım: İnsan kalabalıklar içinde yalnız olabilir; fakat kendi vicdanının karşısında başı dikse asla kaybetmiş değildir.
Herkesi memnun etmeye çalışırsanız, bir gün dönüp baktığınızda kendinize ihanet ettiğinizi görürsünüz.
O yüzden dik durun.
Net olun.
Menfaat için eğilmeyin.
Çünkü bazıları sizin dik duruşunuzu sevmez.
Onları rahatsız eden sizin yüksekliğiniz değil, kendi eğrilikleridir.
Ve hayat, sonunda herkese hak ettiği aynayı gösterir.
Duruşun bedeli vardır.
Ama duruş suzluğun bedeli, insanın kendini kaybetmesidir.
DİK DURANLARIN YALNIZLIĞI
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Kırşehir İş Dünyasının Acı Günü!
Ahi Evran Proje Anadolu Lisesi’nden YKS başarısı
Gürler ailesinin acı günü
3 aydır yoğun bakımdaydı, hayatını kaybetti!
Kırşehirli gurbetçi son yolculuğuna uğurlanacak
Kırşehir'de Mevlüdiye Akdoğan Son Yolculuğuna Uğurlanacak
KIRŞEHİR’DE YENİ HASTANENİN İSMİ NE OLSUN?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu