Üç Yüz Altmış Beş Günlük Sömürü mü?
Göstermelik günler uydurarak insanlığı yıllarca kandırıp "medenî olduğunu" söyleyen sömürü dünyanın sahte günlerinden birisi de " 8 mart dünya kadınlar günü"dür
Bugün yine aynı sahneyi izliyoruz.
Meydanlarda karanfiller dağıtılıyor, kürsülerde süslü cümleler kuruluyor, sosyal medyada mesajlar paylaşılıyor: “Kadınlar gününüz kutlu olsun.”
Peki sonra ne oluyor?
Yarın yine aynı kadınlar işten çıkarılıyor.
Yine aynı kadınlar sokak ortasında öldürülüyor şiddete uğruyor.
Yine aynı kadınlar reklam panolarında bir pazarlama aracı haline getiriliyor.
Ama olsun…
Yılda bir gün hatırlanıyorlar ya!
Dünya düzeninin kadına verdiği değer işte tam olarak bu:
Üç yüz altmış beş gün sömür, bir gün kutla.
Bugün kadın haklarından söz eden küresel sistemin siciline bakın. Savaşlarda en çok acıyı çeken yine kadınlar.
Gazze’de,evsiz,eşsiz, evlatsız kalan
Toplama kamplarında işkence gören yine kadınlar.
İnsan tacirlerinin elinde köle gibi satılan yine kadınlar.
Ama aynı sistem çıkıp kadınlara özgürlük dersi veriyor.
Bu nasıl bir samimiyet?
Bir tarafta kadını metaya dönüştüren reklam endüstrisi…
Bir tarafta kadın emeğini ucuz iş gücü olarak gören sermaye…
Bir tarafta da kameraların önünde verilen “kadınlar günü” mesajları…
Buna kutlama değil, ikiyüzlülük denir.
Ülkemizde de manzara çok farklı değil.
“Aşkıma karşılık vermedi”, “beni terk etti”, “beni sevmedi” gibi bahanelerle kadınlara yönelik ölüm,şiddet her gün artıyor.
Kadına saygı azalıyor, nefret büyüyor.
Sokak ortasında bir kadına saldırı oluyor, onlarca kişi izliyor.
Okul öğrencisi öğretmeni öldürüyor.
Hemşireye doktora saldırıyor.
Sonra aynı toplum ertesi gün sosyal medyada “kadınlar gününüz kutlu olsun” yazıyor.
Bu nasıl bir vicdan?
Kadın bir gün hatırlanacak bir varlık değildir.
Kadın; annedir, eştir, kızdır, bacıdır.
Bir erkeğin sevgilisine, eşine ya da kız kardeşine kaldırdığı her el aslında kendi annesine kalkmış demektir.
Çünkü bizim medeniyetimizde ana kutsaldır.
“Cennet annelerin ayakları altındadır” sözü boşuna söylenmemiştir.
Kadına gerçek değeri veren anlayış da buradadır.
Tarihe bakın: Hz. Hatice validemiz ticaret dünyasının en güçlü isimlerinden biriydi.
Hz. Ayşe validemiz ilmi ve liderliğiyle İslam tarihinde önemli bir yer tutuyordu.
Kerbelanın yiğidi Zeynep yiğit kadın.
Kurtuluş Savaşı’nda cepheye mermi taşıyanlar yine kadınlardı. Vatan savunmasında en ağır yükü yine analar sırtlandı.
Ama bugün…
Kadın bir reklam nesnesine indirgenmiş durumda.
Sermayenin ürettiği her ürünün vitrini kadın.
Sonra da aynı sermaye çıkıp kadınlara gün armağan ediyor.
Oysa kadın bir günün değil, hayatın kendisidir.
Kadına değer vermek istiyorsanız bir gün çiçek dağıtmayın.
Önce zihniyetinizi değiştirin.
Çünkü kadınlar günü kutlamak kolaydır.
Zor olan, kadına gerçekten saygı duymaktır.