Televizyon dizileri sizce bu topluma ne mesaj veriyor?
Sabahtan akşama kadar halkın izlediği dizilere bir bakınız.
Mafya, silah, bıçak, kan, kavga, sokak çatışmaları, dövüş sahneleri…
Aldatılan kadınlar, aldatan erkekler, parçalanan aileler, bitmeyen ihanetler…
Bu mu bizim kültürümüz?
Bu mu çocuklarımıza göstereceğimiz hayat?
Nesillerin geleceğine kurşun sıkan bu diziler neden bu kadar çok evimizin içinde?
Neden çocuklarımızın hayal dünyasında?
Neden aile hayatının, ahlakın ve kutsal değerlerin temelleri bu kadar kolay yok sayılıyor?
Televizyonla ilk tanıştığımız yıllarda kanal sayısı azdı ama dizilerin kalitesi vardı.
İnsanlar izledikleri dizilerden ders çıkarır, aileyi, dostluğu, sevgiyi, saygıyı ve dayanışmayı öğrenirdi.
Kültürümüzü, geleneklerimizi ve değerlerimizi yaşatan yapımlar vardı.
Peki, bugün ne izliyoruz?
Kim kiminle kaçmış, kim kiminle aldatmış, kimden çocuk olmuş…
Bırakın Allah aşkına!
Bu programlarla toplumu nereye sürüklüyorsunuz?
Kültürden, medeniyetten ve toplumun gerçek yaşamından uzaklaşan diziler, özellikle gençlerin dünyasını etkiliyor.
Bugün sokak çatışmalarında, silahlı kavgalarda ve şiddet olaylarında hangi karakterler örnek alınıyor?
Elbette tek başına dizileri suçlayamayız.
Ancak ekranda sürekli silah, tehdit ve şiddet gösterirseniz bunun gençler üzerindeki etkisini de sorgulamak zorundasınız.
Dizilerde silahı güç, mafyayı itibar, tehdidi çözüm olarak gösterirseniz bazı gençlerin bunları normal görmesine zemin hazırlarsınız.
Aile dizileri yerine silahın, kavganın, ayrılığın ve intikamın öne çıktığı yapımlar çoğalıyor.
Sonra sokak ortasında kadın cinayetlerini, okullarda çocukların kavgalarını, silahların konuştuğu olayları görünce hep birlikte şaşırıyoruz.
Peki, hiç kendimize soruyor muyuz?
Bu gençler şiddeti nereden öğreniyor?
Kavgayı, tehdidi, mafya özentisini hangi örneklerden görüyor?
Bugün trafikte bile birbirine kabadayılık taslayan, tehdit savuran, kendisini mafya gibi gören insanlar var.
Tehdit, yağma, gasp ve soygun haberleri hayatımızın bir parçası hâline geliyor.
Elbette bunların tek sebebi televizyon dizileri değildir.
Ancak şiddeti özendiren yayınların bu tablo üzerindeki etkisi de görmezden gelinmemelidir.
Mafya dizileri çoğaldıkça mafya özentisi, silah sahneleri çoğaldıkça silah merakı da sorgulanmalıdır.
Televizyon kanalları ve yapımcılar yalnızca reyting hesabı yapmamalı. Topluma karşı sorumluluklarını da hatırlamalıdır.
Devletin ilgili kurumları yayınları denetlemeli, çocukları ve aile yapısını koruyacak düzenlemeler caydırıcı şekilde uygulanmalıdır.
Katillik prim değil, ceza görmelidir.
Silah taşıyarak güç gösterisi yapan değil, hukuka ve insan hayatına saygı duyan örnek gösterilmelidir.
Unutmayalım: Devlet yasayla, toplum ahlakla, aile sevgiyle ve saygıyla ayakta kalır.
Televizyon dizileri de bu toplumun geleceğine karşı sorumludur.
Bizim istediğimiz çok şey değil.
Mafya, silah, kan ve kavga yerine; aileyi, sevgiyi, saygıyı, kardeşliği, dürüstlüğü ve insanlığı anlatan diziler istiyoruz.
Çocuklarımızın hayal dünyasında katiller değil, iyilik yapan insanlar yer alsın.
Silahı değil kalemi, kavgayı değil sevgiyi, nefreti değil kardeşliği örnek alsınlar.
Unutmayın, bugün televizyon ekranlarında neyi normalleştirirsek yarın sokaklarda onun sonuçlarıyla karşılaşabiliriz.
Bir toplumun geleceği yalnızca okullarda değil, evlerinde izlediği ekranlarda da şekillenir.
Artık reyting uğruna toplumun değerlerini göz ardı etmeyin.
Bu halka şiddeti değil, hayatı öğretin!
Çünkü bizim çocuklarımızın ihtiyacı daha fazla mafya dizisi değil; daha fazla ahlak, eğitim, sevgi ve umut veren yapımlardır.
TELEVİZYON DİZİLERİ BU TOPLUMA NE ÖĞRETİYOR?
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Emekli Öğretmen Hayatını Kaybetti
Emekli Ve Asgari Ücretlilerin Gözü 2027 Zamlarında
Mucur’dan acı haber: Umut Can Çetin hayatını kaybetti
Kırşehir Petlas fabrikasında işçilerin eylemi sonuç verdi
Kırşehir’in Altın Kızı Dünya Şampiyonu Oldu!
Tuncay Çoban Hayatını Kaybetti
Bugün bir erken seçim olsa, Cumhurbaşkanı adayınız kim olurdu?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu