Değerli okurlar,
Neden bizim seçilmişlerimizi halkın içinde, halkın sofrasında, lokantasında, kahvesinde, sokağında, parkında gören olmaz?
Gönül şehrinin gönül insanlarının içinde bulunmazlar.
Ahi esnaflarının gönlünde safında olmazlar.
Ozanlar şehrinin masalarında görülmezler.
Gezenleri de çoğu zaman koruma ordusuyla, taklacıların ve şakşakçıların arasında görürüz.
Emekli olmuş bir siyasetçiyi Kırşehir halkının içinde, yanında, caddelerinde gören var mı?
Varlarda biz mi görmüyoruz.
Diyenlere kulak vermeliyiz.
Koltuktan giden Seçilmiş vekilleri ve belediye başkanlarını halkın arasında, vatandaşla yan yana yürürken görüyor musunuz?
Makamda gittikten sonra seçilmişler düğünde, dernekte, yasta görünmez oluyorlar.
Neden dersiniz…
Ankara’dan çantalı gelip çantalı gidenlere artık bir şey demiyoruz.
Çantalarını kaptılar geldiler zaten çantayla gelen elbette çantasıyla gidecek.
Bir de buradan Ankara’ya çantalı gönderdiklerimiz var; onların da ne zaman halkın arasına karışacağını merak ediyoruz.
Bakın, Almanya’da yıllarca ülkesini yönetmiş bir kadın siyasetçi…
On altı yıl ülkesinin başbakanlığını yapmış.
Ölene kadar makamında kalayım demiyor.
Bir gün geliyor, halkın arasına karışmak, sıradan bir vatandaş gibi yaşamak istiyor.
Sonra onu tek başına bir Türk dönercisinde, altı avroluk döner kuyruğunda görüyorsunuz.
Ne yüzlerce koruma ne konvoy ne siren…
Ne de etrafı yararak yol açan, binlerce insanı trafik çilesine sokan gövde gösterileri!
Etrafını sarmış taklacı takımı.
İşte mesele tam burada başlıyor.
Gücü bırakınca halkın arasına karışabiliyorsan, o koltuk seni büyütmemiş demektir.
Devlet yönetmiş biri, bir taburede sessizce döner yiyebiliyorsa, orada sistem kişiden büyüktür.
Çünkü asıl güç; Korumasız yürüyebilmek, Gösterişsiz yaşayabilmek Ve koltuktan indikten sonra da insan kalabilmektir.
İşte bizim seçimlilerin örnek alması gereken mesele tam da burada.
Neden bizim seçilmişlerimiz hakkın adamı olmadıkları gibi halkın adamı olamıyor?
Neden makam sahibi olunca halktan uzaklaşıyorlar?
Gücü ve makamı bırakınca halkın arasına karışabiliyorsan, demek ki o koltuk seni büyütmemiştir.
Devlet yönetmiş bir insan, sıradan bir taburede sessizce dönerini yiyebiliyorsa orada kişilerin değil, kurumların ve devlet kültürünün büyüklüğü vardır.
Mesele döner yemek, ekmek yemek değil; halkın içinde olabilmektir.
Çünkü asıl güç; Korumasız halkın arasında yürüyebilmektir.
Gösterişsiz yaşayabilmektir.
Makamdan indikten sonra da insan kalabilmektir.
Haddini bilmek, o makama neden geldiğini unutmamaktır.
Unutmayın!
Makam insanı büyütmez.
İnsanı büyüten, makamdayken de halktan biri olduğunu unutmamasıdır.
MAKAM DEĞİL, HALKIN İÇİNDE OLMAK MESELE!
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Emekli Öğretmen Hayatını Kaybetti
Emekli Ve Asgari Ücretlilerin Gözü 2027 Zamlarında
Mucur’dan acı haber: Umut Can Çetin hayatını kaybetti
Kırşehirli Kadir Çam Avukatlık Ruhsatını Aldı
Kırşehir Petlas fabrikasında işçilerin eylemi sonuç verdi
Kırşehir’in Altın Kızı Dünya Şampiyonu Oldu!
Bugün bir erken seçim olsa, Cumhurbaşkanı adayınız kim olurdu?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu