Kırşehir yıllardır sandığa gidiyor.
Oy veriyor.
Gönderiyor.
Ama geri dönen kaç seçilmiş var?
Bu şehir onlarca milletvekili çıkardı. Her dönem umutlandı.
Her seçimde “Bu kez farklı olacak” dedi.
Ama sonuç değişmedi.
Çünkü sorun kişiler değil, anlayış.
Kırşehir’de uzun süredir eli çantalı bir “ithal siyaset” düzeni var.
Seçim yaklaşır…
Adaylar belirlenir…
Bazıları bu şehirde büyümemiştir, burada yaşamaz, burada nefes almaz.
Ama seçim zamanı gelirler. Çantalar açılır.
Dosyalar hazırlanır.
Projeler anlatılır.
“Kırşehir sevdamız” cümleleri kurulur.
Sandık kapanır.
Seçilen gider.
Şehir kalır.
Kırşehir’in en büyük sorunu yatırım eksikliği değil.
En büyük sorunu sahiplenilmemek.
Bir şehrin vekili o şehirde görünmüyorsa, o şehir Meclis’te gerçekten var mıdır?
Bir temsilci, temsil ettiği yerde yaşamıyorsa, oranın derdini gerçekten hissedebilir mi?
Siyaset uzaktan yapılmaz.
Temsil, tabela ile olmaz.
Bu şehirde kaç milletvekilinin adı bir yatırımla özdeşleşti?
Kaç tanesi “Bu işi ben takip ettim” diyebildi?
Kaçı Ankara’da kapı aşındırdı?
Kaçı Kırşehir için siyasi risk aldı?
Cevap vermek zor.
Çünkü Kırşehir yıllardır oy veriyor ama hesap sormuyor.
Sadakat gösteriyor ama denetlemiyor.
Bekliyor ama talep etmiyor.
Oysa demokrasi sadece sandık günü değildir.
Demokrasi, seçileni beş yıl boyunca izlemektir.
Demokrasi, “Neredesin?” diye sormaktır.
Bu şehirde cenazeye gelmeyen, düğünde görünmeyen, esnafın masasına oturmayan bir vekil anlayışı normalleşti.
Seçimden seçime gelen, seçimden sonra kaybolan bir siyaset tarzı alışkanlık haline geldi.
Ve en tehlikelisi şu: Kırşehir buna alıştı.
“Nasıl olsa değişmez” demek, değişmemeyi kabul etmektir.
“Kim gelirse gelsin aynı” demek, aynıya razı olmaktır.
Oysa bu şehir küçük olabilir ama onurludur.
Bu şehir mütevazı olabilir ama hafızasız değildir.
Sorun hafızanın sandığa yansımamasıdır.
Artık soru şu olmalı: Bu şehirde yaşamayan neden bu şehri temsil ediyor?
Bu şehirde izi olmayan neden bu şehir adına söz söylüyor?
Bu şehir için mücadele etmeyen neden bu şehirden yetki alıyor?
Kırşehir bir siyasi basamak değildir.
Bir kariyer durağı hiç değildir.
Kırşehir’in ihtiyacı olan şey büyük vaatler değil; büyük aidiyet duygusudur.
Bu şehrin vekili burada yaşamalı.
Burada nefes almalı.
Burada utanmalı, burada gurur duymalı.
Yoksa temsil sadece bir yemin metninden ibaret kalır.
Seçimler yine gelecek.
Çantalar yine hazırlanacak.
Sözler yine verilecek.
Ama belki bu kez Kırşehir şunu demeli:
“Bizi seçimden seçime hatırlayanı, biz de seçimden seçime hatırlarız.”
Çünkü sandık sadece seçme gücü değil, değiştirme cesaretidir.
Ve cesaret, bir şehrin kaderini değiştirir.
KIRŞEHİR’DE TEMSİL VAR, SAHİPLENEN YOK
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Kırşehir’de kahreden kaza: İlkokul 4. Sınıf öğrencisi Önal hayatını kaybetti
Makamın Değil Halkın Müdürüydü! Gönüllere dokunan müdür görevden alındı
Leyla Gürsoy Son Yolculuğuna Uğurlanacak
Arşivden çıkan hazine: Kırşehirspor'un Küllerinden doğduğu o sezon
Sezen son yolculuğuna uğurlanacak
Kaman'ı Yasa Boğan Acı Haber!
Bugün bir erken seçim olsa, Cumhurbaşkanı adayınız kim olurdu?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu