Hikâyenin 15. Bölümünde: Çoban için tek kurtuluş yolu var. Kavalı ile koyunlarına aşkını anlatmak. Koyunları yemledikten sonra, tuzlaya koyunları yönlendirir. Ağanın imtihanından ziyade sevdiği kız için çalar. Koyunlar kavaldan çobanın derdini anlarlar.

Hikâyenin 16. Bölümünde: Çoban tuzladıkları koyunların halini görünce dayanamaz. Ama ağanın oyununu da ancak koyunlar bozacaktır, bunu bilen çoban koyunlara yapılanlara boynu bükük bakar. Der! Kaderim mi? Çare…

Hikâyenin 17. Bölümünde: Ağa çobana mesajını vermiştir. Senin kaderin, benim kederim. İşte Kızılırmak bulalım çareyi beraberce bayram edelim. Ağa çobana der. Buldun mu? Çareyi…

Hikâyenin 18. Bölümünde: Çoban bilir çareyi ama nasıl olacak koyunlara 3 gün boyunca tuz verdi.  Aldı kavalını başladı çalmaya dertli dertli. Koyunlar dinledi sanki çobanın derdi dertleriymiş gibi. Heybetli. Koyunların içi yanıyor, karşıda Kızılırmak su akıyor koyunlar bakıyor.

 

19

 

Çobanın aşkı doğumla başlar

Geçmişi aklında, gözde yaşlar

Anne evladını gördükçe yanar

Sanki Kızılırmak memba o pınar

 

20

 

Aklı geçmişte verilmiş bir sözde

Evladını candan seviyor özde

İçi kan ağlıyor görünür de gözde

Evladına için için ağlıyor özde

 

21

 

Aklına geldi. Söz vermişlerdi

Nerde olursak olalım derlerdi

Sözlerinde inan hep birlerdi

Gece gündüz dua ederlerdi

                Çoban küçüklüğünden beri anasından Kızılırmak ve koyunların hikâyesini dinlemiş, bu hikâyenin kahramanlarını hep merak edermiş.

                Geçmişte yaşanan bu hikâyede anam nerede, ağa nerede. Ben bu hikâyede nerdeyim. Eve çeltek geldim. Çoban olarak beni kabul ettiler. Kızlarına gönlüm düştü. İmtihan var dediler. Kavalımı dinledi ağa, koyunları, tuzluğu, Kızılırmağı gösterdi bu senin kaderin benim kederim dedi. Çoban ve anası Kızılırmak ta yaşananları nerden biliyorlardı?

                Kızılırmak ta ne yaşanmıştı? Çobanla olan ilgi alakası neydi?

                Çoban kaval çalmayı kimden öğrenmişti?

                O dönemin insanlarının yaşamında ekili olan maddi yaşamın yanında maneviyat önderlerinin de Ortaasya dan Anadolu’ya akın akın geldiği, Anadolu’yu yurt tuttuğu kiminin göçebe, kiminin Yörük, kiminin yerleşik olarak geldiği bu toprakların yeni sahipleri.

NOT: Yorumlarınızı bekliyorum.

Devam edecek.