Erenlerin Hitabı
Hacı Bektaş Veli son kez seslendi:
“Ey insanoğlu,
Ağa da olsan, çoban da olsan,
Dünya bir gölgedir, asıl olan Allah’tır.
Aşk, seni yakar ama arıtır.
Kaybedersen sabırla,
Bulursan şükürle yaşa.
Kızılırmak gibi ol —
Hem akar, hem affeder, hem taşır.”
Hakikatle Huzura Varış
Çoban başını kaldırdı, gökyüzüne baktı.
Kavalını son kez üfledi:
“Kızılırmak aktı, biz sustuk,
Aşk bitti sananlar yanıldı,
Çünkü aşk ölmez, yalnız şekil değiştirir.”
Ve hikâye, erenlerin huzurunda tamamlandı.
Ama aslında her gönülde yeniden başladı.
Kızılırmak Bayramı
Kızılırmak Üstünde Yeni Gün
Güneş doğarken Kızılırmak’ın suları gümüş gibi parladı.
Köylüler ırmağın kıyısına dizilmişti.
Herkesin elinde bir tutam toprak, bir tutam su vardı.
Yaşlı bir derviş yüksekçe bir kayanın üstüne çıktı ve dedi ki:
“Bu su, gözyaşının da, sevincin de simgesidir.
Aşkın yolunda kim ağlarsa,
sonunda tebessüm eder.
Bugün Kızılırmak bayramıdır.”
Halk, o günü “Kızılırmak Bayramı” ilan etti.
O günden sonra her yıl, aynı gün,
kaval sesleriyle, dua ve zikirlerle anma yapılır oldu.