İnsanoğlu doğup, büyüyor ve ölüyor.

Yaşlı bir insansa Allah rahmet etsin, iyi insandı diyor.

Genelde çevresine çok zararlı değilse dininden aldığı terbiye gereği kötü insan diyemiyor.

İnsanlar ölümü öyle kanıksamış ki, kendisi sanki ölmeyecekmiş gibi, günlük bir yaşamın parçası olarak görüyor. İnsan nüfusu artınca, teknolojik gelişmede hızlanınca, insanlar vakit hırsızı oluyor adeta...

Ölenden ders almak yerine bir vazife yapmış olmanın edasıyla, hızla dünyaya adapte oluveriyor.

Birde genç ölümler var ki! insanı derinden yaralıyor. Fakat anın verdiği üzüntü , birkaç saat sonra dağılıyor. Gençti, iyiydi şöyleydi, böyleydi. Ölüm insanlarda adeta kanıksanmış.

Ölüm genç yaşlı demiyor.

Ecel treni durmuyor.

Ama insanlarda fazla kafa yormuyor.

Ahiret var Cennet var Cehennem var ama biliyor uymuyor.

Uyanlarda zekât miktarını geçmiyor.

Neyse "ölüm öldürülmediğine göre" Hazırlı olalım inşallah.

Âşık Paşa Şahin

Bağrı yanık hayatla barışık bir insanla tanıştım. Haline şükrediyordu. Evde özürlü bir çocuğu vardı. Onu çok seviyordu. Bir oğlu da pidecide çalışıyordu. Hayatın içinden ne zorluklarla geçtiğini Karacalı köyünden olmasına rağmen, kendisine Kurugöl köylülerin baktığını onların üzerinde çok hakkı olduğunu anlatır, şükrederdi. Şair di şiirler yazmıştı. Rahmetli Duran Erdoğan abime ve bana şiirlerini okur, görüşlerimizi alırdı. Onca sıkıntılı hayattan sonra emekli olmuştu. Gelir bana yemek borcun var derdi. Takılır lafa başlar eskilerden anlatır, şimdiki haline çok şükrederdi. Şiir kitabının çıkması için Rahmetli Duran Erdoğan, yaşayan insan hazinesi Ali Aydemir hocam çok gayret göstermişti. Şiirleri basılmış o kitaplarını özenle hediye etmek için, şehre gelen memurları ziyaret ederdi. San ki oğlunun fırınından kıymalı ısmarlamış gibi memnun olurdu. İşleri hep rast gitti oğluna dükkân açtı. Oğlunu everdi, torunu oldu derken, sıkıntılı hayatın son yıllarını kendi tabiriyle bu dünyayı Allah bana cennete çevirdi diye sevinirdi. Mucurdan tayinim çıktıktan sonra telefonla sık sık konuşurduk. Bazen onun hassas olduğu noktalar vardı. Kızdırmak için elimden geleni yapardım ama hamur gibi insandı. Son telefon görüşmemizde seni özledim görüşelim demişti. Nasip olmadı. Paşa Şahin “Çileli geçen” ömrünün büyük bir bölümünün aksine son yıllarını şükürle adeta cennet hayatına çevirmişti. Vefat haberi beni çok üzdü. “Her nefis ölümü tadacak” Bizde tadacağız. Allah izin verirse… Makamın Cennet olsun duasıyla Allah dan Rahmet diliyorum.