Doğanın Hafızası ve Kaybolan Derelerin İntikamı.
Meteoroloji günler öncesinden adeta bağıra bağıra uyardı. Şiddetli yağmur geliyor, dolu geliyor, ani sellere karşı tedbirli olun dedi.
Ve nihayetinde beklenen oldu. Kırşehir son yılların en ağır sağanak ve dolu yağışıyla sarsıldı.
Merkezde metrekareye tam 45 kilogram yağış düştü.
Dile kolay, gökyüzü adeta şehre boşaldı.
Buraya kadar yaşananlar bir doğa olayı, evet doğaya karşı gelinmez.
Yağışın ardından ortaya çıkan manzara, doğanın gücünden ziyade insanoğlunun hafızasızlığını, ihmalkarlığını ve şehircilikteki vizyonsuzluğunu bir kez daha tokat gibi yüzümüze çarptı.
Cadde ve sokaklar göle döndü. Kervansaray Dağları’ndan inen çamurlu sel suları kent merkezine taşındı.
Evleri, iş yerlerini, bodrumları su bastı. Hastane çevresi ve Kılıçözü Çayı bölgesi taşkınlarlardan zarar gördü. Hastane karşısındaki Eczane ve esnaf, çaresizce dükkanlarına dolan çamurlu sulardan muzdarip oldu.
Şehrin gözbebeği, tarihi Cacabey Camii’nin dört bir yanı sular altında kaldı.
Peki, sormak gerek?
Bu su neden gidecek yer bulamadı da şehrin meydanına çöktü?
Şehrin dereleri yapılan imar planlarıyla kaybedildi.
Biz ne zaman anlayacağız derelerin yatağını değiştirmenin, üzerini kapatmanın, ranta ve betona kurban etmenin bir şehir katliamı olduğunu?
Siz o dereleri kaybetseniz de, üzerine binalar dikseniz de su kendi yatağını unutmaz. Yıllarca yağmaz, buraya bir şey olmaz dersiniz. Gün gelir doğa kendi hakkı olanı, kendi yolunu zorla da olsa geri alır.
Yapılan imar planlarında dereleri yok ederseniz, sonuç işte böyle ağır olur.
Elbette tek suçlu geçmişin yanlış imar politikaları değil, bugünün yerel yönetimlerinin öngörüsüzlüğü ve ihmalkarlığı da bu faturayı büyütüyor.
Belediyelerin asli görevi sadece felaket gerçekleştikten sonra sahaya inmesi yeterli değil. Belediyecilik, bu tür zamanlar için önceden tedbirler almayı gerektirir. Meteoroloji günler öncesinden uyarı vermişken, o mazgalların temizlenmesi, kanalizasyon hatlarının kontrol edilmesi gerekmez miydi?
Eğer o mazgallar temiz tutulmaz, altyapı periyodik olarak denetlenmezse, her sağanak yağış Kırşehir için kronik hale gelir.
Yıllardır şehrimize böyle bir yağmur yağmadı bahanesinin arkasına kimse sığınmasın.
Bugüne kadar yağmadıysa bundan sonra da yağmayacağı anlamına gelmezdi.
Yağdı ve makyaj döküldü.
Şehri yönetenlerin vizyonu bugünü kurtarmak değil, yarını öngörmek olmalı değil mi?
Bu afetten, özellikle de şehri yönetenlerin ve imar planlarına gözü kapalı imza atanların çıkarması gereken çok büyük dersler var.
Doğayla inatlaşmanın kazananı olmaz.
Doğa er ya da geç kendi intikamını alır.
Tüm esnafımıza, hemşehrilerimize ve Kırşehir’imize geçmiş olsun. Umarım bu felaket, kulak tıkadığımız altyapı gerçeğini görmemiz ve kaybettiğimiz derelerin hesabını sormamız için son uyarı olur.
GEÇMİŞ OLSUN KIRŞEHİR
Mehmet Emin Turpçu
Yorumlar
Trend Haberler
Kırşehir’de kahreden kaza: İlkokul 4. Sınıf öğrencisi Önal hayatını kaybetti
Makamın Değil Halkın Müdürüydü! Gönüllere dokunan müdür görevden alındı
Leyla Gürsoy Son Yolculuğuna Uğurlanacak
Arşivden çıkan hazine: Kırşehirspor'un Küllerinden doğduğu o sezon
Sezen son yolculuğuna uğurlanacak
Kaman'ı Yasa Boğan Acı Haber!
Bugün bir erken seçim olsa, Cumhurbaşkanı adayınız kim olurdu?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu