Kırşehir Değerleriyle Büyüyecek.
​Bazı isimler vardır, sadece bir insanı değil, bir kültürü, bir hafızayı, koskoca bir şehri taşır omuzlarında.
O isimler tabelalarda, kitap sayfalarında değil, şehrin sokaklarında, dükkânlarında, havasında ve suyunda yaşar.
​Kırşehir denince de akla, bu toprakların mayasını yoğuran, ruhunu şekillendiren iki büyük değer gelir.
Biri alın terinin, dürüstlüğün ve ticaret ahlakının sembolü Ahi Evran.
Diğeri ise bozlakların teline Anadolu’nun yüreğini, sevdasını ve gurbetini işleyen büyük usta Neşet Ertaş.

​Bugün modern zamanların rüzgârıyla birçok anne baba, çocuklarına kulağa hoş gelen, popüler ve modern isimler arama telaşında.
Kimseyi kınayamayız.
Elbette her ana babanın en doğal hakkıdır.
Ancak bazı isimler vardır ki modaya göre değil, gönle göre yaşar.
Esas olan o ismi çağın ötesine taşımaktır.
​İşte Mustafa Düger Vakfı, tam bu noktada şehrin hafızasına ve geleceğine sahip çıkan, son derece anlamlı bir işe imza atmış.
Toplumsal yozlaşmanın, köksüzleşmenin hızlandığı bu çağda, köklere tutunmanın ne denli kıymetli olduğunu hatırlatmışlar.
Kendilerini bu asil duruşlarından ötürü yürekten tebrik ediyorum.

Mustafa Düğer ​Vakfı,
“ADIMI SEN KOY ”
diyerek çok güzel bir kampanya başlatmış.
Yeni doğan bebeğine “AHİ” ya da “NEŞET” ismini veren ailelere 4 adet çeyrek altın hediye edileceğini duyurmuşlar.
​Elbette buradaki meselenin özü, gayesi altın değildir.
Bunu hepimiz biliyoruz.
Asıl mesele bizi biz yapan o kadim isimlerin, o büyük ruhların unutturulmamasıdır. Bu, bir şehrin kendi geleceğine nakit değil, vakit ve kimlik yatırımı yapmasıdır.
​Şehirler sadece beton binalarla, modern fabrikalarla ya da geniş yollarla büyümez. Şehirleri asıl büyüten, türküsünü unutmayanlar, geçmişine sırt çevirmeyenler ve çocuklarının omzuna gururla taşıyabilecekleri bir memleket mirası bırakabilenlerdir.
Kültürünü kaybeden bir şehir, en nihayetinde kuru bir beton yığınından ibaret kalır.

​Gözlerinizi kapatıp bir an sonrasını hayal edin.
​Belki on, onbeş yıl sonra bir okul yoklamasında öğretmen NEŞET diye seslenecek ve sınıfta ansızın bir bozlak sıcaklığı, bir insanlık dersi esecek.
​Belki bir sabah vakti, Ahi Çarşısı’nda kepenkler açılırken, esnaf duasında genç bir AHİ el açacak, doğrulukla, dürüstlükle rızkını arayacak.
​İşte o gün geldiğinde çok daha net anlaşılacak.
Bazı isimler sadece nüfus kütüğüne değil, bir memleketin geleceğine, yarınlarına ve asla silinmeyecek hafızasına yazılır. Evlatlarına bu ağır ama gururlu mirası layık gören anne babalara ve bu toprağın sesine kulak veren Mustafa Düger Vakfı’na teşekkür borçluyuz.
​Ne mutlu o hafızayı diri tutanlara, ne mutlu bu şehrin değerleriyle büyüyenlere.