Daha düne kadar bu ülkede en çok konuşulan meselelerden biri kullanmadığı hizmetin bedelini ödemekti.

Geçmediğimiz köprülerin,
İnmediğimiz havaalanlarının,
Uğramadığımız limanların,
Yatmadığımız hastanelerin
parasını neden biz veriyoruz? Diye eleştirdi.

Toplumun bazı kesimleri bu tabloya itiraz etti, sorguladı, ses yükseltti.

Ama bugün geldiğimiz noktada gündem farklılaştı.

Köprülerden pavyonlara eleştirinin şekli değişti.

Vatandaş gitmediği eğlencelerin bedelini.
Yaşamadığı hayatların faturasını.
Sahibi olmadığı konforların taksidini.
Sevgilisi olmayan kadınların masrafını.
İiçmediği rakının bedelini. Oturmadığı malikanelerin kirasını neden biz ödüyoruz?

İçmediği içkilerin, girmediği günahların ve yaşamadığı hayatların faturası neden bize kesiliyor?
Diye eleştirmeye başladı.