On liraya üretilen bir malın, tüketicinin tezgahına yüz liraya gelmesini hangi serbest piyasa kuralıyla açıklayabilirsiniz? Bunun adı ticaret değil, bunun adı düpedüz bu milletin cüzdanına ve geleceğine kastetmektir.
Türkiye’nin birinci ve en hayati gündemi, mutfakları yangın yerine çeviren bu gıda terörüdür.
Bugün dünyanın en bereketli topraklarında, kendi elimizle ektiğimiz, kendi suyumuzla büyüttüğümüz temel gıda maddelerini bile dünya piyasasının çok üzerinde rakamlarla satın almak zorunda kalıyoruz.
Üstelik ödediğimiz bu fahiş bedellerin karşılığında masalarımıza gelen ürünler de masum değil.
Bol ilaçlı, hormonlu, kimyasallarla şişirilmiş ve kanserojen riskler barındıran bu gıdalar, parasıyla insanımızı zehirleyen birer biyolojik tehdide dönüşmüş durumda. Hem cebimiz soyuluyor hem de sağlığımız elden gidiyor.
Yüzyıllar boyunca bu topraklarda ticareti, ahlakı ve insanlığı harmanlayan Ahilik ilkelerini ne çabuk unuttuk? Ahilik, hileli mal satmayı, müşteriyi aldatmayı, fahiş fiyatla haksız kazanç elde etmeyi pabucun dama atılma sebebi sayan muazzam bir esnaf hukukuydu.
Kanaatkarlığı ve kul hakkını merkeze alırdı.
Bugün ise hangi şartta olursa olsun yeter ki ben kazanayım, servetime servet katayım diyen gözü dönmüş bir zihniyet piyasaya hakim.
Tüketiciyi korumayı aklının ucundan bile geçirmeyen, tamamen köşe dönme hırsıyla hareket eden bu anlayış, toplumu ahlaki ve ekonomik bir çöküşe sürüklüyor.
Ahilik kültürüyle yoğrulmuş bu coğrafyada, ahlaksız ticaretin baş tacı edilmesi en büyük acımızdır.
Bu soygun düzeninin en büyük besleyicisi ise tarladaki alın terini marketteki rafa kadar sömüren o devasa aracı ordusudur.
Üretici kan ağlıyor, malını maliyetine bile satamıyor. tüketici feryat ediyor, evine bir kilo meyve götüremiyor.
Parayı kim kazanıyor?
Hiçbir risk almadan, sadece el değiştirerek parayı vuran komisyoncular ve stokçular.
Üretici ile tüketici arasındaki bu aracı zinciri kırılmadığı, köylü ile vatandaşı doğrudan buluşturacak güçlü kooperatifler ve adil lojistik ağları kurulmadığı sürece biz bu fahiş fiyatlara rıza göstermek zorunda kalırız.
Gıda, bir ülkenin milli güvenlik meselesidir.
Sofralarımızı kuşatan bu gıda terörüne ve Ahilik ilkelerini ayaklar altına alan muhterislere karşı radikal adımlar atılmasının vakti çoktan geçti.
Kendimize dönmek, helal kazancı ve insanı hatırlamak zorundayız.
GIDA TE*RÖRÜ
Mehmet Emin Turpçu
Yorumlar
Trend Haberler
Kırşehir’de kahreden kaza: İlkokul 4. Sınıf öğrencisi Önal hayatını kaybetti
Makamın Değil Halkın Müdürüydü! Gönüllere dokunan müdür görevden alındı
Leyla Gürsoy Son Yolculuğuna Uğurlanacak
Arşivden çıkan hazine: Kırşehirspor'un Küllerinden doğduğu o sezon
Sezen son yolculuğuna uğurlanacak
Kaman'ı Yasa Boğan Acı Haber!
Bugün bir erken seçim olsa, Cumhurbaşkanı adayınız kim olurdu?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu