Biz dedikodu üretirken etrafımızdaki şehirler büyüyor.
İller istihdam yaratıyor, yatırım alıyor, göç alıyor.
Şehirlerini büyütmek, insanlarına iş ve aş sağlamak için mücadele ediyor.
Peki, Ahi Şehri Kırşehir ne yapıyor?
Biz hâlâ “sen ne dedin, ben ne yaptım” tartışmasının içindeyiz.
Selahattin Başkan şunu demiş, Seher Başkan bunu yapmış…
Bırakın artık birbirinizin ne dediğini.
Siz Kırşehir için ne yaptınız, onu anlatın.
Birbirinizi ihbar etmekten, suçlamak ve mahkeme önlerine taşımaktan başka ne üretiyoruz?
Son günlerde yaşanan tartışmalara bakıyorum.
Neşet Ertaş anma programında yapılan bir konuşma üzerinden tartışmalar büyüyor. Bir siyasi görüş dile getirilmiş. Bunun üzerinden suç duyuruları, karşılıklı açıklamalar…
Peki, soruyorum: Bizim işimiz mahkeme önlerinde birbirimizi tüketmek mi?
Neşet Ertaş gibi bu şehrin ortak değerlerinden bir ismin anma programında bile birbirimize tahammül edemiyorsak, biz nasıl birlik olacağız?
Selahattin Başkan da meydana gelmiş, tepkisini ortaya koymuş, konuşmuş.
AK Parti İl Başkanı suç duyurusunda bulunmuş.
İyi de…
Kırşehir’in işi bu mu?
Neden barışık olamıyoruz?
Neden birbirimizi sevmiyoruz?
Neden aynı şehrin insanları olarak birbirimize destek olmak yerine birbirimizi taşlıyoruz?
Adına Gönül Şehri dediğimiz Kırşehir’de gönül birliği kuramıyoruz.
Bakıyorum, yapılan yorumları okuyorum.
Allah aşkına…
Bu tartışmalardan kim mutlu?
Halkın büyük çoğunluğu kavga istemiyor.
İnsanlar sizden birbirinizle didişmenizi değil, Kırşehir için birlikte çalışmanızı bekliyor.
Bırakın kavgayı.
Kardeş olun.
Gücünüzü birbirinize karşı değil, Kırşehir için kullanın.
Ülkenin gündeminde fon dolandırıcılıkları, ekonomik sorunlar, istihdam, yatırım ve üretim konuşuluyor.
Biz ne konuşuyoruz?
Neşet Usta'nın anma gününde hangi siyasi söz söylendiğini…
Kırşehir'in öncelikli sorunu bu mu?
İşsiz gençlerimizin derdi ne?
Şehrimize hangi yatırım gelecek?
İstihdam nasıl artırılacak?
Gençler neden Kırşehir'den gitmek zorunda kalıyor?
Şehrin ekonomisi nasıl canlanacak?
Bunları konuşun.
Bunların peşine düşün.
Ankara'ya gidin.
“Biz geldik” deyin.
Kırşehir'in taleplerini masaya koyun.
Bir olun.
İri olun.
Dik durun.
Ayakta kalın.
Çünkü birlikten güç doğar.
Mahkemeler bir gün biter.
Sizler de bir gün o makamları bırakırsınız.
Koltuklar boşalır, makamlar değişir, isimler değişir.
Ama geriye Kırşehir kalır.
Eğer siz birbirinizle kavga ederek yıllarınızı geçirirseniz, olan yine bu şehre olur.
Kırşehir'e bir çivi çakmıyorsanız bari birbirinizi dövmeyi bırakın.
Halk sizleri yan yana görmek istiyor.
Halk sizlerden kavga değil, hizmet bekliyor.
Unutmayın:
Dövüşmekte kalp kırılır.
Kırılan kalp, yen içinde kalır.
Ama şehir kaybederse hepimiz kaybederiz.
Gelin artık birbirinizle değil, Kırşehir'in sorunlarıyla mücadele edin.
Çünkü bu şehir sizin kavga meydanınız değil,
hepimizin ortak yuvasıdır.