“Kendi kendinden utanmayan yeryüzünde kimseden utanmaz”
Neşet Ertaş

Tarih 25 Eylül 2012. Büyük Usta, UNESCO’nun YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ, Anadolu halk kültürünün efsane ismi, Anadolu Türkmen müzik geleneğinin büyük ustası, İTÜ tarafından "Fahrî Doktor" unvanı verilen, “GÖLGEYE GİRENİN GÖLGESİ OLMAZ. ADAM OLAN ÇIKAR GÜNEŞE, KENDİ GÖLGESİNİ YARATIR” diyen,
“İNSANLAR GENDİNİ BİLEBİLSEYDİ,
DÜNYA’DA HAKSIZLIK KAVGA OLMAZDI.
İNSAN DOĞAN YİNE İNSAN ÖLSEYDİ,
BELKİDE DÜNYA’DA HAYVAN GALMAZDI’ diyen,
“Kendi kendinden utanmayan yeryüzünde kimseden utanmaz.” diyerek insanlık dersleri veren;
Neşet Ustanın aramızdan ayrıldığı gün.
Kendi tabiriyle yorulup da, bir daha dönmemek üzere uzaklara, çok uzaklara gidişinin üzerinden 14 yıl geçti.
Türkülerin öksüz-yetim kalışının üzerinden 14 yıl geçmiş.
Bin bir hayalınan geldim anamdan
Şu fani dünyaya geldim gidiyom
Muradımı alamadım dünyadan
Derdin çeşmesinden doldum gidiyom
Cahil ömrüm geldi geçti yel gibi
Şad olup da gülemedim el gibi
Yaprağı sararmış gonca gül gibi
Daha fidan iken soldum gidiyom. Dedi ve gitti.
Bağbaşında, Babası En Büyük usta ile avuçlu-başlı rahat rahat yatıyor.
Mekânı cennet olsun.
“Onun ruhu yaşıyor. Nereye bakarsanız, neyi dinlerseniz, neyi seyrederseniz, neyi okursanız ondan bir şeyler bulur, görür, duyar hissedersiniz. Böyle birine yaşamıyor diyebilirmisiniz. Bence diyemezsiniz, diyemeyiz. Sadece uzak çok uzak, dönüşü olmayan bir yerlere gitti diyebilirsiniz.” İşte bu kadar.
Neşet ERTAŞ bağlamalar çalındıkça, türküler söylendikçe kısacası dünya durdukça bizimle birlikte olmaya devam edecek
Büyük usta hakkında o kadar çok şey yazıldı, çizildi, programlar, belgeseller yapıldı, sohbetlerde konuşuldu, halen de konuşuluyor, yazılıyor çiziliyor.
Daha önceki yazılarımda hep tekrarladım, tekrarlamaya da devam edicem.
Bütün yapılanlara rağmen eksik bir taraf var ve halen devam ediyor.
Büyük Usta adına ödül verilmiyor.
Yakışmaz mı ustaya.
Yakışır tabi, hem de çok yakışır. Neşet ağama da yakışır, UNESCO Müzik Şehri Anadolu’nun Kültür Başkenti Şirin Kırşehir’imize daha çok yakışır.
30 farklı müzik türünü kapsayan ve ll0 yıla yakın bir zamandır verilmekte olan Grammy Ödülleri var. Uluslararası alanda birçok kişiye veriliyor. Bizde UNESCO Müzik Şehriyiz. Ustaya yaşarken UNESCO’nun YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ ödülü verildi. İTÜ tarafından "Fahrî Doktor" unvanı verildi.
Neden usta adına böyle bir ödül de verilmesin ki.
Milletvekillerimizin, Valiliğimizin, Belediyemizin öncülüğünde, Sivil toplum kuruluşlarımızın, Ankara’daki Bürokratlarımızın, İş adamlarımızın destek ve çalışmaları ile böyle bir ödül verilmesi için ve bunun kalıcı hale getirilmesi için çabalamamız gerekmiyor mu sizce.
Böyle bir ödülün verilmesi ve kalıcı hale getirilmesi Türk Halk Müziğimize yeni bir dönem açar, gençlerimizin ufkunu genişletir.
Bence muhteşemde olur.
Neden bizim de ALTIN BAĞLAMA’mız olmasın.
Bize de Neşet Ağama da yakışır.
Galın sağlıcakla,