2026/2027 Eğitim Öğretim yılımız 14 Eylül tarihinde başladı.
Bütün yavrularımıza tekrar hayırlı olsun.
TÜRK İSTİKBALİNİN EVLADI, yavrularımızın en iyi şekilde yetişmesi, vatanına, milletine faydalı bireyler olarak BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK’e layık, Demokratik-Laik Türkiye Cumhuriyetinin yılmaz bekçileri olarak eğitilmeleri için her türlü fedakârlığı yapan Öğretmenlerimize de hayırlı olsun.
Özellikle öğretmenlerimizin yeni öğretim yılından beklentileri ne yazık ki yine olmamış, olmayacak gibi görünüyor.
Onların beklentileri olmazsa bizimki hiç olmaz. Bakalım yaşayıp görelim.
Ama inşallah yanılan bizler oluruz.
Kazanan Öğretmenlerimiz, çocuklarımız, Memleketimiz olur.
Tüm çocuklarımıza başarılar diliyorum.
Tüm öğretmenlerimize, Eğitim-Öğretim ordumuza başarılar diliyorum.
Ben bugün Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Eğitimle ilgili sözlerinden derlediğim bir demek sunmak istiyorum siz değerli okurlarıma. Ondan sonra da yorum sizlerin. Biz daha sonra görüşürüz nasılsa.
- Okullarda öğretim vazifesinin güvenilir ellere teslimini, memleket evladının, o vazifeyi kendine hem bir meslek hem bir ideal sayacak üstün saygıdeğer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini sağlamak için öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, derece derece ilerlemeye ve her halde refah sağlamaya uygun bir meslek haline getirilmelidir. Dünyanın her tarafında öğretmenler, toplumun en fedakâr ve saygıdeğer unsurlarıdır.
-Milli Eğitim´in gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.
- En önemli ve verimli vazifelerimiz milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur.
-Hayatta en hakiki mürşit ilimdir
- Milli eğitimde süratle yüksek bir seviyeye çıkacak olan bir milletin, hayat mücadelesinde maddi ve manevi bütün kudretlerinin artacağı muhakkaktır.
- Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder.
-Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz... Yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor, demektir. Bir taraftan genel olan cahilliği yok etmeye çalışmakla beraber, diğer taraftan toplumsal yaşamda bizzat faal ve faydalı, verimli elemanlar yetiştirmek lazımdır. Bu da ilk ve orta öğretimin uygulamalı bir şekilde olmasıyla mümkündür. Ancak bu sayede toplumlar iş adamlarına, sanatkârlarına sahip olur. Elbette milli dehamızı geliştirmek, hislerimizi layık olduğu dereceye çıkarmak için yüksek meslek sahiplerini de yetiştireceğiz. Çocuklarımızı da ayni öğretim derecelerinden geçirerek yetiştireceğiz
- Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu öğretir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları lazımdır. Bunu sağlayan okuldur.
- En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.
- Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
Çok önemli konumuza tekrar dönücez.
Galın sağlıcakla