Sevgili dostlar bu yazımı yazmadan önce 11 Kasım 2022 tarihinde Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 9. Zirvesi Semerkant Bildirisini yazmak istiyordum. Ancak bildiri henüz yayımlanmamıştı. 13.Kasım 2022 tarihinde Saat: 16 sularında hepimizin televizyonlardan öğrendiği İstanbul İstiklal caddesinde ülkemize terör saldırısı yapıldı ve maalesef insanlarımızı kaybettik ve daha fazlası da yaralandı. Bunun üzerine her iki olayı bağlantılayarak bir yazı yazmaya karar verdim.
Terörün amacı nedir? Şüphesiz terörün birden fazla amacı vardır. Bunlardan biri belki de en önemlisi Terör örgütleri, gerçekleştirdikleri şiddet eylemleri ile topluma korku salarak, halkta bıkkınlık ve yılgınlık duygusu oluşturup, vatandaşın devlete olan güvenini sarsmayı ve kaos ortamı yaratmayı hedeflemektedir denilebilir. Vekalet savaşlarının yapıldığı günümüz dünyasında terör örgütlerinin taşeron olarak kullanılması sıkça başvurulan bir yöntemdir.
Yukarıda da değindiğimiz gibi 9. Zirve Semerkant’ta yapıldı.103 Maddelik bir bildiri yayınlandı.Semerkant’ın önemi Türkistan’ın doğal başkenti olmasında yatmaktadır. Zaten bildirinin 6. Maddesi aynen:”Tarih boyunca Türk medeniyetinin gelişmesindeki önemli rolü; bilimsel, manevi veya dini şahsiyetlere ve eğitimcilere ev sahipliği yapması; Türk Dünyasının siyasi, ticari, bilim ve kültür merkezleri olarak hizmet etmiş olması hususlarını göz önünde bulundurarak, Semerkant’ı “Türk Dünyası Medeniyet Başkenti” ilan ettiklerini” şeklindedir.
İmam Maturidi’nin mezarı Semerkant’dadır. (2019’daki gezimizde türbesini ziyaret etme şansına sahip olmuştum.) İngiliz Tarihçi( kendisinin İngiliz İstihbaratının bir adamı olduğu bilinmektedir) Arnold Toynbee 1960 yılında yazdığı bir kitapta şöyle der:
“Güney Müslümanlığı SELEFİLİK EŞARİLİK (Fas’tan Arabistan’a kadar) bizim için tehlike olmaktan çıkmıştır. Bir şeyh satın alır hepsini yönetebilirsiniz.
Bizim için Kuzey Müslümanlığı MATURİDİLİK ( SEMERKANT, BUHARA, İSTANBUL Türk Bölgesi) tehlikelidir. Bunlar bilimle barışıktır. Akıl koyarlar. O nedenle her zaman ATATÜRK gibi bir asi çıkarabilir. Önlemi şimdiden alınmalıdır..”
Bildirinin 7.maddesi; “Kıbrıs Türklerini Türk Dünyasının parçası olarak gördüklerini ve KKTC’nin TDT Gözlemci Statüsünü memnuniyetle karşıladıklarını;” şeklindedir.
Ayrıca zirvede bir konuşma yapan Can Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet başkanı Aliyev önemli mesajlar verdi. Hepsi birbirinden değerli idi. Yazımızla ilgili olan kısmı: “Aliyev, Türk dünyasının sadece bağımsız Türk devletlerinden oluşmadığının altını çizerek;
"Türk dünyasının coğrafi sınırları daha geniştir. TDT üyesi ülkelerin dışında yaşayan soydaşlarımızın hak, güvenlik ve milli kimliklerinin korunması, asimile olmamaları gibi konularına artık teşkilatımız bünyesinde her zaman önem verilmesinin zamanının geldiğini düşünüyorum. Genç neslin yaşadıkları ülkelerde kendi ana dillerinde eğitim alma olanakları olmalıdır. Maalesef Azerbaycan sınırları dışında yaşayan 40 milyon Azerbaycanlının büyük çoğunluğu bu olanaklardan yoksundur.
Türk devletlerinin dışında yaşayan soydaşlarımızın ana dillerinde eğitim almaları daima teşkilatımızın gündeminde olmalıdır. Bu yönde gerekli adımlar atılmalıdır. Azerbaycan, yurt dışında yaşayan Azerbaycanlıların hak ve özgürlüklerinin, güvenliklerinin sağlanmasına özel önem vermektedir. Biz, kaderin hükmüyle Azerbaycan'dan ayrı düşen soydaşlarımızın dilimizi, kültürümüzü, geleneklerimizi korumaları, tarihi vatanlarıyla bağlarını hiçbir zaman koparmamaları için çabalarımızı sürdüreceğiz."
Azerbaycan sınırları dışında yaşayan 40 Milyon Türk’ün bu gün İran ‘da yaşadığını artık neredeyse bilmeyen yok gibidir Mesajın gittiği adres bellidir.Artık oradaki soydaşlarımız da uyanmış gerçekleri görmüştür.Zira din kardeşimiz dedikleri İran Karabağ savaşında din kardeşleri Azerbaycan’ın yanında değil din düşmanı Ermenistan’ın yanında yer almıştır.
İran'ın bir önceki Dışişleri Bakanı M.J.Zarif': "ABD, sizi desteklemezsek 2 hafta içerisinde tüm İran Türkçe konuşur, demişti."