Bu arada oyun da bitmiş Ali, yeğeni Ahmet ile içeri girmiş Gül Ali hemen Kasım Dede’nin yanına ilişkin sanki dede gitme der gibi bir hali vardı.

Kasım Dede hemen Ali’yi anlamış ki Alim maşallah senin ne güzelde yeğenin varmış bak hem rahmetli babanın adı. Ne güzel oyunlar oynarsınız okulda beraber arkadaşlarınızla gidersiniz ne kadar güzel öyle değil mi ben de misafirinizim dedi ve Ali yılların samimiyeti var gibi kalkıp Kasım Dede’ye sarıldı. Kasım Dede onu okşadı. Ayırt etmemek için gel bakalım Ahmet’im sende yanıma gel.Sende şuraya otur dedi. Onuda öptü, yanına oturttu. Akşam yemekleri hep beraber sofra adabı şeklinde yenildi. Oturma düzenine geçildikten sonra çiftlik çalışanları birer ikişer gelip Kasım Dede ile musafahalaşıp hal hatırdan sonra oturuyor hal hatırdan sonra bekleniyordu. Belli ki Kasım Dede’den bir sohbet beklentisi vardı. Kasım dede onları kırmadan sohbete başladı. Konuşuyor konuştukça dinleniyor. Pür hiddet kulak kesiliyorlardı...... Cenabı Allah biz kullarını yarattı ve bize ilk şeyi öğrenmemizi onları çok iyi tanımadığı bizden istedi. Bizde onun kulları olarak onları çok iyi taşıyacağız. Biri Allahın Rasulu diğeri de, resulün en büyük mucizesi olan Kuran-ı Kerim’i.

Rasulun sünnetlerine uymak Kuran’ın hükümlerin yerine getirmek bizleri en kıymetli ve Aslı görevlerimizdir. Kimi bunları tanımaz bunların hükümlerini yetişemez ve içinde bulunduğu yerde bunlar uygulayın yaşanmaz ise bilinki orada yaşam cahiliye döneminden farksızdır. Rabbim bizleri inşallah cahiliye dönemi yaşantılarından muhafazakâr eylesin. Aminnn sesleri yükseldi....

Birde evlatlarınız arasında ayırdım yapmayın onlara adaletli ve adil davranın. Aksi olursa onlara niribitilerine cepe ayrımını siz verirsiniz. Bilesiniz ki dünyada ki her şey bir emanettir. Şu bizi birbiriyle konuşturan can ve içinde bulunan bir nefes dediğimiz can bu tenden çıkınca hareketsiz kalıp cenaze dediğiz Mevlaya dönüşen ten bile. Aldatmasın sizi dünyanın renkleri ve eşyaları. Kime kaldı. Hiç bir götüren oldu mu gördünüz mü? Şimdiye kadar birini yapıp birini bozdunuz nice şekiller verdiniz. Yeni aldınız eski oldu. Eski olanlar yok oldu. İşte hayat ve yaşamda budur.

Aldanma dünyanın malı mülküne.

Gene sen bürün rabbin kürküne .

Leylada Mecnun'a geldi geçti.

Sanki bir rüzgar esti geçti.

Kasım Dede böylede bir dörtlük dizdi. Hellallik istedi ve sohbetini bitirdi. Yatsı namazı vakti gelmişti. Ali hemen, Ahmet’e hadi bakalım amca yeğen yataklara dedi.

Bu arada çay hazırdı, çaylar içildi ondan bundan konuşma derken yatsı ezanı okundu. Yatsı namazından sonra Kasım Dede’ye dinlenmek için odası gösterildi.

Gülfidan Hanım, Ahmet, Ali aynı oda kalıyorlar. Onlarla biraz sohbet edip bak bir daha kavga etmeyiniz siz amca yeğensiniz hem bizi çok üzdünüz. Bir daha böyle çiftliğimizi terk edip uzaklara gitmek yok tamam mı diyor. Onlardan sanki söz alıyordu. Onlara nasihat ediyor hem dinliyorlar hem de küçük sorular soruyorlar. İkisi de uyuya kaldı.

Çiftlikte bir sessizlik hakim gece hayatı başlamıştı. Ara sıra köpek havlamaları, dere köyden gelip geçen araba homurtuları azda olsa duyuluyor.

Davut hanımına çocukları dimdik kontrol edip aradaki mesafe yüzünden bir birlerini sıkmamalarını dolaylı yoldan anlatıyor. Her insana ayrı ayrı hasretler verildiğini anlatıyor sen hem anne hem yenge hem gelin hem de bu çiftliğin hanımısın annemden sonra buranın işleri senden sorulur. Yaşımız genç de olsa bu çiftliğin sorumluları biziz. Hiç kimseyi kırmadan adabı üslubunda her şeyi anlatmak bizim görevimiz. İdarecilik kolay değil.

Allahın peygamberi boşuna mı dedi. Kişi maiyetinde bulunanların çobanıdır. Bizim anladığımız hemen sürü hayvan otlatan aklımıza gelir. Oysa ki en büyük idareciliktir. Çobanın bile beceriklisi vardır.

Sende bu çiftliktekilerden sorumlusun. Her ne kadar bizim işçilerimiz de olsa onların her şeyinden sorumlu biziz.

Sohbetler devam edip giderken herkes uykuya daldı. Kimi güzel,kimi korkunç rüyalar hayaller derken bu günde sabah olup sabah ezanı,horoz sesleri köpek havlamaları,koyun inek sesleri konuşmalar hayat canlanmaya günlük işler yapılmaya başlandı.

Kasım Dede kalkıp namazını kılmış yatağını düzeltip bir kenara ilişmiş tesbih çekiyor. Hizmetçiler yemek hazırlığı yapmış bu arada Davut'da kapıyı tıklayıp Kasım Dede’nin yanına girerek selam verip hayırlı sabahlar Kasım Dedem inşallah rahat edebilmişsinizdir.

O ne biçim söz oğul, Allah razı olsun sizlere yük olmadık sanırım.

Allah sizlerden razı olsun dedem bizleri şereflendirdiniz.

Sabah kahvaltı çaylar kısa muhabbetler derken Gülfidan Hanım ve Ali’de uyanıp geldiler. Ali hemen dedenin yanına varmış sanki gitme diyordu.

Bak Alim sen kocaman adam olacaksın okuyacaksın bende gelip seni sık sık yoklayacağım. Ben senin Kasım Dede’nim anlaştık mı dedi. Ali’de artık dedenin gideceğini sanki aklı kesmiş artık gidip gelmeleri görüşeceğini düşünerek tamam dedem dedi. (Devam Edecek)