Son yılların en popüler uygulaması…
Askıda asılı kuran…
Askıda ekmek…
Askıda yemek…
Askıda fatura…
İyi niyetlidir.
Yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın güzel örnekleridir.
Ancak insan ister istemez şu soruyu soruyor: Neden her geçen gün askıya bırakılan ekmek çoğalıyor da, yoksulluk azalmıyor?
Çünkü biz, sonuçlarla uğraşıyoruz; sebeplerle değil.
Bugün bu milletin asıl ihtiyacı askıda ekmek değildir.
Askıda asılı duran Kuran’ın yeniden hayat bulmasıdır.
Çünkü ahlak çökerse, ekmek de bereketini kaybeder.
Bugün askıda kalan vicdandır.
Bir mazlumun feryadını duymayan kulaklar…
Bir yetimin hakkını görmeyen gözler…
Kul hakkını önemsemeyen anlayış…
Hepsi vicdanın askıya alındığının göstergesidir.
Bugün askıda kalan namustur.
Edep, haya ve utanma duygusu; modernleşme adına küçümsenir hâle geldi.
Yalan, çıkar ve menfaat doğruluğun önüne geçti.
Doğru insan kaybediyor, düzenbaz kazanıyor.
Liyakat değil sadakat, emek değil torpil konuşuluyor.
Sonra da toplum neden bozuldu diye şaşırıyoruz.
Çünkü temel çöktü.
Temeli ahlak olmayan hiçbir bina ayakta kalamaz.
Bir başka acı gerçek daha var.
Kur'an-ı Kerim evlerimizin en güzel köşesinde duruyor.
Duvarlarda ayetler asılı…
Arabalarda hat levhaları…
Telefonlarda Kur'an uygulamaları…
Ama hayatımıza yön veren Kur'an nerede?
Asılı Kur'an değil, hayat kuran Kur'an olmalı.
Kur'an okunmak için indiği kadar yaşanmak için de indirildi.
Onu sadece Ramazan ayına, cenazelere veya kandil gecelerine mahkûm edersek, kendimizi aldatmış oluruz.
Allah'ı sadece camide arayan bir anlayış, hayatı ikiye bölmüş demektir.
Camide Allah var…
Ama ticarette yok.
Camide Allah var…
Ama makam odasında yok.
Camide Allah var…
Ama adalet dağıtılırken yok.
Camide Allah var…
Ama ihalede yok.
Camide Allah var…
Ama sosyal medyada, trafikte, komşulukta, ailede yok.
Oysa mümin için Allah, yalnızca secde edilen mekânda değil; hayatın her alanında vardır.
Çünkü iman, haftalık değil, ömürlüktür.
Dindarlık, sadece ibadetle değil; dürüstlükle, merhametle, adaletle ve kul hakkına riayetle ölçülür.
Bugün ekmekten önce güvene açız.
Paradan önce adalete açız.
Makamdan önce vicdana açız.
Gösterişli binalardan önce güzel ahlaka açız.
Toplumu kurtaracak olan sadece sosyal yardım projeleri değildir.
Toplumu kurtaracak olan; yeniden inşa edilmiş bir ahlak anlayışıdır.
Çocuklarına dürüstlüğü miras bırakan anne babalardır.
Yetimin hakkını koruyan yöneticilerdir.
Kul hakkından korkan esnaftır.
Vicdanıyla karar veren hâkimdir.
Emaneti ehline veren idarecidir.
İşte o zaman askıda ekmek de azalacaktır.
Çünkü insanlar birbirini sömürmediğinde, hakkını gasp etmediğinde ve adalet ayakta olduğunda, kimse ekmeğini askıdan almak zorunda kalmayacaktır.
Unutmayalım…
Askıda ekmek bir yarayı sarar.
Askıda ahlak ise bütün bir toplumu ayağa kaldırır.
Ve artık şunu haykırmanın zamanı gelmiştir:
Askıda ekmek değil…
Askıda ahlak…
Askıda vicdan…
Askıda namus var…
Bunları askıdan indiremediğimiz sürece, ekmeği çoğaltsak da huzuru çoğaltamayacağız.
ASKIDA EKMEK DEĞİL, ASKIDA KALAN İNSANLIK
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Kırşehir İş Dünyasının Acı Günü!
Ahi Evran Proje Anadolu Lisesi’nden YKS başarısı
Gürler ailesinin acı günü
3 aydır yoğun bakımdaydı, hayatını kaybetti!
Kırşehirli gurbetçi son yolculuğuna uğurlanacak
Kırşehir'de Mevlüdiye Akdoğan Son Yolculuğuna Uğurlanacak
KIRŞEHİR’DE YENİ HASTANENİN İSMİ NE OLSUN?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu