Çantalılar var ya…
Bu şehrin seçtiği, sonra ellerinde çantayla gelip yine çantayla giden birtakım siyasiler…
Kırşehir’i biraz da onların gözünden görmeye ne dersiniz?
Ama sakın buna “kader” demeyin!
Çünkü bu kader değildir.
Bu şehirde yoksulluğun, geri kalmışlığın, yatırım alamamanın kader gibi gösterilmesi doğru değildir.
Bu, Kırşehir halkının tercihidir.
Daha doğrusu, seçilmiş beceriksiz yöneticilerin ve siyasilerin başarısızlığını kader diye kabullenmek kimsenin hakkı değildir.
Her seçim döneminde bu şehir için taşın altına elini koyup üzerine düşen vazifeyi gerçekten yerine getiren kaç seçilmişimiz var?
Varsa da Kırşehir halkı mı görmüyor?
Bu şehre hizmet getirdim diyen bir seçilmiş, aday gösterilmediğinden neden halkın arasında sürekli görülmüyor?
Neden Kırşehir caddelerinde, kahvelerinde, Cacabey Meydanı’nda vatandaşla yan yana yürümüyor?
Gönül şehrine uğrayan kaç “çantalı seçilmiş” tanıyorsunuz?
Bir de işin başka tarafı var.
Tarihten bugüne bu ülkeyi yöneten siyasi iktidarlar da Kırşehir’in hak ettiğini hiçbir zaman tam olarak vermedi.
İktidarlar Ahi şehrine yatırım konusunda cimri davrandı.
Her siyasi iktidar Kırşehir’i biraz daha öteledi.
Bugün geldiğimiz noktada şehir adeta ölü bir şehir görüntüsünde.
Şehri öğrenci canlandırıyor.
Yazın gurbetçi canlandırıyor.
Peki ya sonrası?
Nereye kadar?
Bir gün dönüp de “Biz nerede yanlış yapıyoruz?” diye kendimizi sorgulamamız gerekmiyor mu?
Seçim öncesi vaatler bol…
Herkes Kırşehir için konuşuyor.
Her şey yapılacak!
Şehir uçacak!
Yatırımlar gelecek!
İstihdam artacak!
Ama seçim bitiyor.
Sonra dönüp şehre bakıyorsunuz…
Değişen pek bir şey yok.
Ne genel iktidar üzerine düşeni tam anlamıyla yapıyor, ne yerel yönetimler, ne de sizin oylarınızla seçtiğiniz siyasetçiler…
Sonra da dönüp Kırşehir’in neden gelişmediğini soruyoruz.
Ağlamaya emzik verilmez!
Kırşehir’in seçilmişleri, “İlimizin yatırıma ihtiyacı var” diye güçlü bir şekilde istemezse Ankara neden versin?
Yeter artık!
Küçük şeylerle mutlu olmayı bırakın.
Birileri kepçeyle götürürken siz çatalla ancak öğün geçiştiriyorsanız, buna kusura bakmasınlar “yatırım” demeyin.
Bu şehirde o kadar çok siyasetçi geldi geçti ki…
Artık birçoğunun ismini bile hatırlamıyoruz.
Hatırlamak için de bir eser bırakmış olmaları gerekir.
O da yok!
Ama en büyük eserleri ne biliyor musunuz?
Fakir gelip zengin gitmek!
Oysa mesele siyasetçiye değil, memlekete sahip çıkmaktır.
Siyasetçiyi alkışlamak değil, hesabını sormaktır.
Fotoğrafına bakmak değil, yaptığı işe bakmaktır.
Çantasına değil, memlekete ne getirdiğine bakmaktır.
Kırşehir halkı artık şunu sormalıdır:
“Kırşehir’e ne getirdin?”
Temel nerede?
Şantiye nerede?
Fabrika nerede?
Yatırım nerede?
İstihdam nerede?
Gençler neden gidiyor?
Şehir neden küçülüyor?
Ve en önemlisi: Bu şehrin geleceği neden hâlâ seçimden seçime hatırlanıyor?
Siz böyle adamlara değil, memlekete sahip çıkın.
İnanın, memlekete sahip çıkıldığında birçok şey kendiliğinden gelir.
Yoksa her seçim döneminde çantalılar gider…