Bazı insanlar vardır, yanlarında olmak yorar.
Lafları ağır, bakışları keskindir. En küçük hatayı bile büyütüp insanın yüreğine saplar. Hayatın yükü yetmezmiş gibi, bir de onların gölgesi düşer omuzlara.
Oysa bazıları da vardır; sessizce yaşar, kimseyi incitmeden… Onların varlığı bile hafifletir hayatı.
Ne çok konuşurlar, ne de çok görünürler ama onlar sayesinde dünya daha yaşanabilir bir yer hâline gelir.
İşte iyi insan budur. Başkalarının yükünü artırmayan, aksine taşıdığı kadarıyla da çevresine huzur yayan kişidir.
Öyle çok şey yapmasına gerek yok, bazen sadece susması bile bir merhamet olur. Çünkü o, kırmadan susmayı, yargılamadan dinlemeyi, dinlemeden bile anlamayı öğrenmiştir.
İyi insanın en belirgin özelliği, yormamasıdır. Sadece fiziken değil, ruhen de dinlendirir sizi. Yanında konuşmak zorunda hissetmezsiniz. Kendinizi izah etmeye çalışmazsınız. Ne olduğunuzu, ne olmadığınızı anlatmanıza gerek kalmaz. Çünkü o insan, kalpten, gönülden anlar.
Bir ihtiyacınız olduğunda yüzünüze bakar ve hiçbir şey demeden gerekeni yapar. Sormaz, "Neden böyle oldun?" demez, "Ne yaptın da bu hâle geldin?" diye sorgulamaz.
O bilir ki gerçek yardım, gerekçeyi merak etmeden uzatılan eldir.