Kelime olarak Arapça'da okuma yazma bilmeyen anlamına gelir. Bizler her şeyi o kadar yanlış öğrendik ya da bize hep yanlış öğrettiler. Allahın sevgili habibi resulü için bize hep o bir ümmidir diye öğrettiler, bizlerde öyle bildik oysaki yüce Allah resulüne Hira Dağında, ikra oku hem de öyle oku ki seni ben yarattım benim adıma oku diyordu. Hem de öyle bir okuma ki otuz cüzden meydana gelen Kuranı zihnine yerleştirerek bütün islamın kurallarını öğreterek oku dedi ve O da okumaya başladı.
Yüce kitabımız kuranı ezbere bilerek okudu ve katipleri de yazdı. Bu gün asırlara hükmeden kitap asırlarca hiç bir zaman geçerliliğini kaybetmeyen bir tek hareketinde bir eksilme olmadan kıyamete kadar devam edecek bir Kuran.
Oysaki şu anda zamanın ve asırların müminleri hıfzederek k okudu hıfz ettikde, geriye dönüp de bunun bir ayeti bize ne diyor dedik mi deme zahmetine girdik mi. Okuduk ezbere güzel bir kılıf yapıp evlerimizin bir köşesine sanki yükseklere astık yere bile indirmeden sanki hapsettik."layemessehü illel mutehharun, yaklaşmayın o kitaba temiz olanlardan başkası yaklaşamaz".temizlemeden buyurduğu gibi kendilerimizi de temiz görüpte hiç yanaşmadık açıp okuma zahmetine girmedik. Her birimiz bir ayetin mealini yarım yanlış kulaktan duyma öğrenip kendimizi de allame gördük.
Çok bildik.Oysaki Allahin resulü siz benim bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız ". Buyuruyor Bilmeden yürüyor öğrenmeden yaşıyoruz. Günümüzde o hale geldik ki, her şeyimiz madde oldu mana kalmadı. Maddenin yanında olduk haklıyı madde karşısında haksız eder olduk. Tabiri caiz ise doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulur oldu. Onuncu köyde de kendine yer bulamaz duruma geldi. Hak aşıklarının yanında değil hakkı söyleyenin yanında değil şen şakrak olanların yanında yer almak için gayret eder duruma geldik.
Nelerimizi kaybetmedik ki örf adet anane, hiç bir şeyimiz kalmadı. Öğrenemediğimiz içinde karate misali kuşaklara ayrıldık. Z kuşağı içine girdik. Öyle kuşak ki ana baba aile mefhumu yok oldu. tanınmayacak, saygının ve sevgini bittiği bir zamane geldik.
Asil ümmi olan bizleriz bize indirilen kuranın bir mealini bile bir defa okumamış anlamamışız. Keşke alabilsek bize anlatanlar güzel anlatsaydı. Kuşaklar değişmez maneviyat bu kadar zayıf olmazdı. Bir zatı muhtereme sorulur. Efendim çocuklarımız hiç iyiye gitmiyor onları nasıl terbiye edelim dendiğinde siz onları terbiye etmeden ziyade önce kendi maneviyatını düzeltin siz onları terbiye etmek isterken kendinize benzetirsiniz buyurur. Önce kendi ahlak ve maneviyatımızı düzeltelim. Göreceğiz ki her şey o zaman daha da güzelleşecek.