Bu elektronik dalgaları kullanarak düşünceyi yönlendirmek etkilemek artık dünya laboratuarlarında deneyi yapılan sıradan işler olduğu halde bizde hala sihir, büyü, hurafe muamelesi görüyor.Oysa merak edenler Bilgisayarından “Philadelphia Deneyi”ni bulup okuyabilirler. Evet yakın tarihte böyle bir deney yapılmıştı.

Öte yandan Rusya Federal Nükleer Araştırma Merkezi yöneticisi İldar İlkayev resmi Ria ajansına yaptığı açıklamada: Kremlin’in onayladığı proje ile 1,5 Milyar dolar amal olacak 360 metre genişliğinde , 30 Metre yüksekliğinde , 2,8 Megajoule gücündeki lazer, 10.000 km mesafede bulunan hedefleri bile ışık hızı ile yok edebilecek.

Rus İstihbarat analisti Sorcha Faal bir internet sitesinde: “ Bu gün (Depremin olduğu gün) Kremlin’de Karadeniz Donanmasından flaş bir rapor alındı. Buna göre Türkiye’nin Irak’ın kuzeyine girmesine karşılık/misilleme olarak ABD korkutan “deprem silahlarından “ biri ile Türkiye’ye saldırdı.Bu rapora göre Karadeniz ve civarındaki Rus Monitör istasyonları son 36 saatte iyonesferde hızlı bir ısınma gözlemeye başladılar. Bu ısınma doğu Türkiye’yi vuran 7,3 büyüklüğündeki depremden ( Van Depremi) birkaç saat önce zirveye ulaştı.

İyonesferin ısınmasından , ABD’nin bütün dünyada bulunan ve Alaka’daki ana üslerinden kontrol edilen “ HAARP” tesislerinde çalıştırılan “deprem silahlarının belirgin özelliği” olduğunu belirtelim ve bu silahın en son Mart 2011’de Japonya’ya karşı kullanıldığı ve 9,0 büyüklüğünde depreme neden olduğu belirlendi.

Rus donanma istihbarat Sunayları saldırının ( Van depremi) PKK’nın dört gün önce 26 Türk askerini öldürmesine karşılık olarak, geçen hafta Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesine “ciddi şekilde engel olmak” için yapıldığını söylüyorlar.

Bu rapor şöyle devam ediyor; “ABD’nin büyük korkusu”, Türkiye’nin Irak’a girmesinin daha büyük bir Ortadoğu savaşına yol açacak olması.

Artık şunu çok iyi biliyoruz. Amerikan Hollywood film endüstrisi bir konuyu çok sık işlemeye başlamışsa o konu ile dünyada yeni olayları her an bekleyebilirisiniz.Tıpkı 11 Eylül 2001 öncesinde Hollywood filmlerinde sık sık işlenen hava korsanlarının uçak kaçırma filmlerinde olduğu gibi.

Yeri gelmişken soralım. Neden Amerika’daki büyük fırtına ve kasırgalara “Katrina” “Rita” gibi Rus isimleri verilmektedir?

Fırtınalara kadın isminin verilmesi İkinci Dünya Harbi’ne denk gelen yıllara ait.Amerikalı havacı ve denizciler o dönemki siklonları eşlerinin veya sevgililerinin adıyla anmayı uygun bulmuştu.

1953 yılında Amerikan Hava Bürosu fırtına adlarının hepsini kadın isimleriyle değiştirdi.

Ancak 1979’dan sonra Dünya Meteoroloji teşkilatı ve Amerikan Milli Kasırga Merkezi bu listeyi kadın erkek karışık bir hale getirme kararı aldı.

Çünkü “fırtınalara kadın isminin verilmesinin nedeni , ikisinin de geçtiği yerde yıkıcı etki yaratması “ esprisinden onlar da sıkılmıştı.Açıkçası Amerikalı erkekler “kadın da yıkar fırtına da!” diye diye ikisinden de korkar hale gelmişlerdi.

Amerikalı meteoroloji uzmanı Scott Stevens’ın Fox Tv’ye yaptığı açıklama “Komplo Teorisi” uzmanlarını yeniden harekete geçirdi.

İddiaya göre Katrina tabii bir kasırga değildi.

Elinde “İklim Silahı” olan Ruslar tarafından meydana getirilmişti.

Askeri terminolojide sinsi silahlar, meteorolojide “Hava Modifikasyonları” olarak tabir edilen “kara bilim” ürünü iklim silahları akla geldiğinde , bütün şüpheler ABD tarafından geliştirilen ve halen Pentagon’un kontrolünde olduğu bilinen, Merkezi Alaska’daki Hight Frequency Actice Auroral Research Program(HAARP) teknolojisi üzerinde yoğunlaşıyor.