Hikayeye Ayhan Hadi GÜNDOĞDU VE Ali CEMİL’in “Gizli Harp Misyonu ve Dezenformasyon” ve Dr. Ramazan KURTOĞLU’nun “Biyo Politik Savaşlar” isimli eserlerinden ulaşabilirsiniz.
Eski devirlerde bazı Afrika kabilelerinde her yıl bir bakire ilahlara kurban edilirmiş.
Bir sene , genç bir yiğidin çok sevdiği kız kurban olarak seçilmiş. Neticede törenlerle bakire kızın ruhu ilahlara hediye olarak verilmiş
Kız da, genç de çaresiz kalmışlar. Zira ilahların isteğinin yerine getirilmemesi, kabilenin ilahlarının gazabına uğramasın sebep olacağından hiç kimse ses çıkaramamış.
Hakikaten o yıl her şey bol olmuş. Kabilenin düşmanları kuzu gibi davranmışlar.
Ancak genç adam için için yanmaktaymış ve yılın sonun da ilahlara kurban kararını veren büyücünün karşısına dikilmiş:
“Kurban ettiğiniz kız benim sevgilimdi, kaldı ki bakire de değildi” demiş. Büyücü:“ Hiç önemi yok, biz kurbanı ilahlara vermiyoruz ki! Bu kabilenin dirlik ve düzenliği için bunlar yapılıyor. Birlik için insanların buna inanması önemli. Sana da tavsiyem bana söylediğini başkalarına söyleme, seni öldürürler” deyip genci yolcu etmiş.
ABD’yi idare edenlerin muhtemel hedeftekileri kışkırtma huyları vardı. Nitekim 7 Aralık 1941 öncesinde Başkan Roosevelt, Pearl Harbour’da Amerika’ya saldırmaları için Japonları tahrik etmişti. Sonrası Ağustos 1945’te Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları. Çünkü Amerikan halkı asla ikinci dünya savaşına bulaşmak istememişti. Hakim güçler ise tam tersini düşünüyordu.
General Lindbergh, ABD’nin ikinci Dünya savaşına girmesinin Amerika’ya hiçbir menfaat sağlamayacağını bilakis dünyanın “güçler arası” dengesizliğe sürükleneceğini savunmuştu. Ülkesini savaştan uzak tutmaya çalışan bu general, silah sanayi lobisi tarafından “Nazi Beslemesi” gibi ağır ithamlara maruz kalmıştı.
Amerikan halkının gittikçe artan oranda ikinci dünya savaşına karşı tavır alarak generali desteklemesi, Yeni Dünya Düzeni için savaşı şart gören gizli güç merkezlerini kızdırmıştı. Nitekim Japonların Pearl Harbour baskınına bile göz yumulduğu ortaya çıktı.
General Lindbergh’in küçük oğlu Charles kaçırılarak vahşice öldürülmesindeki maksat generali susturmaktı.
Yıllar sonra ortaya çıkan gerçek dehşet vericiydi.Generalin oğlunun kaçırılıp öldürülmesinde, Yahudi asıllı komedyen ve sinema oyuncusu Charles S.Chaplin ( 1889-1977) ve yine Yahudi asıllı meşhur fizikçi Albert Einstein( 1879-1955) gibi sanat ve bilim dünyasından insanlar da görev almıştı.