Gülfidan Hanım Zeynep’e dönerek yavrum Rabbim kimselere ciğer acısı vermesin. Verdiklerine sabrın en güzelini versin. Hadi kızım Kasım dedenin odasını biraz toplayalım ne dersin.

Tamam anneciğim çok güzel olur . İnşallah Kasım dedemiz de memnun kalır dedi.

Zeynep Gülfidan hanımın yanında yetiştiğinden o da ona yakın güzel huylar edinmiş. Bazen ciflikte onun gibi davranırdı.

Zeynep: Anne sana bir şey diyeceğim ama nasıl karşılasın bilemiyorum dedi.

Hele şöyle kızım düşündüklerin nedir ?

Anneciğim Kasım dede bildiğimiz kadarı ile yalnız yaşıyor kimsesi de yok öyle değil mi. Evet kızım kimsesi yok. Kayın babanın zamanında gelir giderdi. Onun vefatından donra pek görüşemez olduk. Hanımı, oğlu gelini hepsi bu dünyadan göçtüler o da yalnız kaldı.

Anneciğim, madem Kasım dedenin en yakını bizleriz o zaman Kasım dedeyi biz alıp yanımıza götürüp ciflikte ki boş olan bir evimize yerleştirsek bizlerede faydası olur.

Kızım nerden geldi aklına Hay aklınla bin yaşa benim güzel kızım. Artık sende olgun düşünmeye başladın demek ki gözümüz geride kalmayacak.

Dışarıda koyu bir sohbet başlamış, Ahmet, Ali köpekle sanki samimi olmuşlar onunla oynuyorlar. Köpek sanki onları tanıyınca daha çok sevinmiş hoplayıp, zıplıyor onlara çeşitli hareketler yapıyor. Kafasını onlara sürüyor hadi oynayalım der gibi hareket yapıyor, hoplayıp zıplıyor onlanda kahkahalar atıyordu.

Gülfidan hanım ve Zeynep'de Kasım dedenin evini bir hale koymuşlardı.Bayağıda yorulmuşlardı. Kasım dedenin evi bekar evi olduğundan gelirken de tedarikli gelmişler, kahvaltı türü bir şeyler getirmişlerdi.

Zeynep onları bir güzel hazırladı, çardağa bir sofra kurarak hadi buyurun Kasım dede dedi. Hepsi toplanıp sofranın başına oturmuşlar sanki her hareketlerinde Kasım dede mahcup oluyor. Mahcubiyetini belli ediyordu. Evlatlarım kusurumuza

bakmayın, bizimde bu hanede misafir ağırlayacaklarımız vardı. Ama takdiri ilahi dedi. Davut ve annesi ne olursunuz amca mahcup olmayın bizler seni birazcık şenlendirmek için geldik. Biz bir aileyiz sende bizim büyüğümüzsün. Bu hizmetleri bizden esirgemeyin. Bizlerde birazcık olsun hizmet edelim Kasım dede peki o zaman çocuklar rabbim sizlerden razı olsun.

Sofraya oturuldu yemekler yeniyor kısa sohbetler ediliyordu.

Gülfidan hanım:

Kasım amca sana bir şey diyeceğim bu bizim Zeynep in teklifi bizi geri çevirmesin inşallah dedi. Hepsi pür dikkat kesilmişti.

Kasım amca senin bir kaç evlek bahçen herhalde birazda tarlanın var. Gelinim Zeynep derki Kasım dedemizi burda yalnız bırakmayalım. Madem bizim dedemiz yanımıza götürelim. Çiftlikteki boş evlerimiz var birini dedemiz için döşeyelim. Hemi yalnız olmaz bize de faydaları dokunur der. Demesinden Davut hemen atılır Kasım dededen önce anne ne kadar güzel düşünmüşünüz.

Çok teşekkür ederim elif bu ne güzel bir düşünce. Kasım dede ne olursun itiraz etme der.

Kasım dede hiç böyle bir şey beklemiyordu ki,

Bilmem ki evladım sizlere yük olurum. Bakın ben çok ihtiyacım hem de kendi halim deyip. Bunları ne yaparım bunları kimsesiz koyamam ki.

-Davut dede onları da götürürüz. Köpek kedi merkep hepsini yeri var. İstersen sana tahsis edilen yerde bakımlarını yapar.

Hem de bizim çiftlikteki çocuklarla ilgilenirsin, bizi kırma ne olur dedi.

-Kasım dede: evlat bu yaşatan sonra dili rahim yapmak pek kolay olmaz. Siz bana biraz müsaade edin. Ben kendimle bir istişare edeyim. Görelim mevlam ne eyler ne eylerse güzel eyler. Rabbim inşallah bizlere Hakkımızda hayırlı olanı nasip eder.

Gülfidan hanım;Kasım amca sana biraz düşünme mühlet veriyoruz ama ne olursun bizi ve çocukları kırma,bu sevaptan bizi mahrum etmeyin. Bak çocuklar ne kadar sevindi. (Devam Edecek)