Rüzgâra göre yön değiştiren fırıldaklar gibi, gücün estiği yöne doğru eğilmeyi maharet sayan insanlarla kuşatılmış durumdayız.
Etrafımızda gördüğü hâlde görülmediğini sanan o kadar çok fırıldak var ki…
Bunları siz de yakından tanıyorsunuz, biliyorsunuz.
Rüzgâr nereden eserse onlar da o tarafa dönüyor.
Dün yerin dibine soktukları insanları bugün göklere çıkarıyor, dün kapısından geçmeye tenezzül etmedikleri makamların önünde bugün menfaat için bekliyorlar.
Bunların merkezi yoktur.
Merkezleri güçtür.
Bugün güç iktidardaysa fırıldak oradadır.
Güç seçilmişteyse fırıldak seçilmişin yanındadır.
Makam değişir, taraf değişir, söylem değişir ama fırıldağın yönü değişmez:
Güç neredeyse oraya döner.
Çünkü bazı insanların pusulası vicdan değil, menfaattir.
Karakterin gerçek sınavı, rahat ve güvenli günlerde verilmez.
Asıl sınav, gücün karşısında durabilmektir.
Bugün makam odalarında, protokol sıralarında, fotoğraf karelerinde gördüğümüz o abartılı hürmetlerin kaçı gerçek saygıdır, kaçı ince hesabın ürünüdür?
Gerçek saygı ile çıkar ilişkisi ilk bakışta birbirine benzeyebilir.
Fakat aralarında uçurum vardır.
Gerçek saygı, insanın fırtınalar karşısında bile bozulmayan asil duruşudur.
Çıkar ilişkisi ise bitmek bilmeyen bir yağcılık mekanizmasıdır.
Bu mekanizmanın çarkları hiç durmaz.
Sadece aktörler değişir, yağcıların dili değişir, övgülerin adresi değişir.
Dün sövdüğüne bugün methiye düzenler.
Dün eleştirdiğinin bugün yanında poz verir.
Dün küçümsediğinin bugün peşinden koşar.
Sonra da bütün bunlara “dostluk”, “vefa”, “hizmet” veya “siyaset” adını koyar.
Hayır!
Bunun adı çoğu zaman menfaatin şekil değiştirmiş hâlidir.
Günümüzde bu oyunun en pespaye sahneleri siyaset koridorlarında, holding binalarında ve makam odalarında sergileniyor.
Doğrunun ve haklının yanında yürümek zor geliyor.
Çünkü haklının yanında yürümek bazen yalnız kalmayı, bedel ödemeyi ve güçlüye “hayır” diyebilmeyi gerektiriyor.
Bunun yerine güçlü olanın gölgesine sığınmayı tercih edenler var.
Siyasilerin çantasını taşımayı hayatının en büyük başarısı görenler, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının fotoğraf karelerine girebilmek için takla atanlar, makam sahiplerinin çevresinde görünmeyi itibar zannedenler var.
İşte asıl tehlike burada başlıyor.
Çünkü toplumun ahlakı sadece büyük yolsuzluklarla değil, küçük menfaatler uğruna verilen büyük tavizlerle de çürüyor.
Bir makamın kapısında fazla eğilmek, yarın başka bir kapının önünde daha fazla eğilmeyi normalleştiriyor.
Oysa bu dünyada kalıcı olan ne makamdır ne koltuk ne de servettir.
Kalıcı olan duruştur.
Tarih, saray dalkavuklarını değil; zulmün ve mutlak gücün karşısında eğilmeyenleri yazar.
Kerbelâ bunun en büyük örneklerinden biridir.
Hz. Hüseyin, karşısındaki gücün büyüklüğüne bakarak hakkı terk etmedi. Kalabalığın çokluğuna bakarak doğru bildiğinden vazgeçmedi.
Çünkü mesele kazanmak ya da kaybetmek değildi.
Mesele, insanın hangi tarafta durduğuydu.
Bugün bize düşen de budur.
Hayatın akışında Hz. Hüseyin gibi bir duruşunuz olsun.
Hakkın emrinden ayrılmayın.
Gücün değil, hakkın yanında olun.
Yezitlerin fırıldağında dönmeyin.
Gücün yanında olup haksızlığın dibinde, hukuksuzluğun gölgesinde durmayın.
Hırsızın, ihale takipçisinin, yetim hakkıyla zengin olanın, milletin malını kendi malı sananın etrafında fırıl fırıl dönmeyin.
Çünkü güç el değiştirebilir.
Bugün baş tacı edilen, yarın unutulabilir.
Bugün önünde ceket iliklenen makam, yarın boş kalabilir.
Bugün alkışlanan servet, yarın tükenebilir.
Ama insanın yaptığıyla, söylediğiyle ve durduğu yerle bıraktığı iz kalır.
Omurgasını güç karşısında ceket ilikler gibi ilikleyenler şunu unutmasın:
Eğilerek yükseldiğini sananlar, bir gün mutlaka kendilerinden daha güçlü birinin önünde yeniden eğilmek zorunda kalırlar.
Çünkü güce göre eğilenin sınırı yoktur.
Bugün birine eğilir, yarın başkasına…
Ve sonunda insanlığından geriye sadece eğilmiş bir gölge kalır.
Adam olmak, gücün yanında durmak değildir.
Adam olmak, güç karşısında da doğru bildiğinin yanında durabilmektir.
Gerisi?
Fırıl fırıldakların dönüşüdür.
GÜCÜN GÖLGESİNDE EĞİLEN OMURGASIZLAR
Zafer Çam
Yorumlar
Trend Haberler
Kırşehir İş Dünyasının Acı Günü!
Ahi Evran Proje Anadolu Lisesi’nden YKS başarısı
Gürler ailesinin acı günü
3 aydır yoğun bakımdaydı, hayatını kaybetti!
Kırşehirli gurbetçi son yolculuğuna uğurlanacak
Kırşehir'de Mevlüdiye Akdoğan Son Yolculuğuna Uğurlanacak
KIRŞEHİR’DE YENİ HASTANENİN İSMİ NE OLSUN?
Ankete Katıl
Özel Haber
Basın İlan Kurumu