Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi (KAEÜ) 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katılmak üzere Kırşehir'e gelen Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite eğitiminde yeni dönemin yol haritasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Üniversitelerde teorik ders yükünün azaltılması, uygulamalı eğitimin artırılması ve müfredatların sadeleştirilmesi gerektiğini belirten Başkan Özvar, eğitim anlayışında değişim mesajı verdi.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nde 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, Kongre ve Kültür Merkezi 15 Temmuz Millî İrade Salonu’nda gerçekleştirildi.

Törene YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Vali Yardımcıları Yasin Özcan ve Altuğ Çağlar, İl Emniyet Müdürü Dr. Mesut Görücü, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Güneş, Prof. Dr. Hüseyin Şimşek, Prof. Dr. Musa Özata, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdurrahman Bilgiç, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yasin Gülşen, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Süleyman Ersoy, KOSGEB Müdürü Abdulmelik Taşkın, Orman İşletme Müdürü Mustafa Çankaya, AK Parti İl Başkanı Seher Ünsal, MHP İl Başkanı İsmail Deniz, Saadet Partisi İl Başkanı Davut Kaya, Türk Eğitim-Sen İl Başkanı Hüdai Pakel, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.




Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, Neşet Ertaş Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kubilay Kolukırık, akademisyenler ve öğrenciler tarafından müzik dinletisi sunuldu.

REKTÖR KARAHOCAGİL: “ÜNİVERSİTEMİZ 754 YILLIK BİR İLİM GELENEĞİNİN MİRASINI TAŞIYOR”
Programın açılış konuşmasını yapan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nin 2006 yılında kurulduğunu ve bu yıl 20'nci kuruluş yıl dönümünü kutladığını belirtti. Üniversitenin tarihsel ilim geleneğinin ise 1272 yılında Kırşehir'de kurulan Anadolu'nun ilk gökbilim medresesi olarak nitelendirdiği Cacabey Gökbilim Medresesi'ne dayandığını ifade eden Karahocagil, bu köklü geçmişle birlikte üniversitenin 754 yıllık bir ilim geleneğinin temsilcisi olduğunu dile getirdi.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, "Üniversitemizin 2026-2027 Akademik yılı açılış törenimizde, sizlerle bir arada bulunmanın mutluluğunu onurlandıran bizleri teşrifleriyle Yükseköğretim Kurulu Başkanımıza, Sayın Valimize ve kıymetli misafirlerimize şükranlarımızı arz ediyorum.
Yeni akademik yılın üniversitemize, şehrimize ve yükseköğretim camiamıza hayırlı olmasını diliyor, Hazirunu en kalbi hürmet ve muhabbetlerimle selamlıyorum. Akademik açılış törenimize hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Sayın Başkanım, Sayın Valim, Muhterem Hazirun; Üniversitemiz 2006 yılında müstakil bir üniversite olarak kurulmuş olup, bu yıl 20. kuruluş yıldönümümüzü kutluyoruz. Ancak İlim geleneğimizin kökleri, 1272 yılında Kırşehir'de kurulan Anadolu'nun ilk Gökbilim Medresesi olan Cacabey Gökbilim Medresesine uzanmaktadır. Bu sebeple ilim geleneğimize yaslandığımızda 754. kuruluş yıldönümümüzü kutladığımızı iftiharla ifade etmek isterim.
Bunun yanında Üniversitemiz adını, Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi'den neşet eden ve kıtalar dolaşan bir medeniyet tasavvurunun, Kırşehir'de yerleşen temsilcisinden, Ahilik Teşkilatının banisi Ahi Evran-i Veli'den almaktadır. Bu sebeple tarihi mirasımız Osmanlıyı kuran sır olarak bilinen Ahilik Geleneğine yaslanmaktadır.
İşte bu yüzden üniversitemizin 20 yıllık hikâyesi, Cacabey Gökbilim Medresesinden gelen ilim geleneğine ve Ahilik Kültüründen gelen tarihi mirasına sahip çıkma- emanetine riayet etme hikâyesidir.
Biz bu anlayışla eğitim-öğretimden, yerel ve bölgesel Uluslararasılaşmadan yükseköğretimde kalite çalışmalarımıza kadar bütün faaliyetlerimizi “YÖK 2030 Vizyonu” doğrultusunda kurumsal kimliğimize yön veren Ahilik Değerleri üzerine inşa etmeye çalışıyoruz.
Eğitim Öğretim alanında, 2016 yılından itibaren Üniversitemizin bütün programlarında Ahilik Kültürü ve Meslek Ahlakı dersini müfredatımıza ekledik. Sosyal Ahilik Transkript uygulamamızla öğrencilerimize becerilerini eğitimleri boyunca uygulama fırsatı sağlıyor, bu kapsamda yürütülen proje ve etkinlikleri puanlandırıyor, başarılı öğrencilerimizi “Sosyal Ahi” unvanıyla ödüllendiriyoruz.
İşletmede mesleki eğitim uygulamalarımızı yaygınlaştırarak Ahiliğin Usta-Çırak ilişkisini günümüzün uygulamalı eğitim sistemiyle buluşturuyoruz. Mezunlarımızı ise Ahilik Yemini ile Şed kuşatarak meslek hayatlarına uğurluyoruz.

KAEÜ'DE 22 ÖNLİSANS PROGRAMINDA 3+1 MÜFREDATI UYGULANIYOR
Üniversitemiz İstihdam odaklılık perspektifiyle; son iki yılda 7 önlisans programı açmıştır. Bu yıl 50 ön lisans ve 45 lisans programı sektör temsilcileri ile istişare edilerek, yeterlilik temelli güncellenmiştir. Bu kapsamda Üniversitemizin tüm ön lisans ve lisans programlarında yapay zekâ, dijital okuryazarlık, girişimcilik, yeşil beceriler, kariyer planlama dersleri eklenerek, YÖK 2030 Vizyonunun öncelikleri ders müfredatlarına entegre edilmiştir.
İşyerinde Mesleki Eğitim ve Sektörel İş Birliklerinin Güçlendirilmesi amacıyla bu yıl güncellenen toplam 22 önlisans programında 3+1 müfredatı uygulanmaya başlanmıştır.
Program Akreditasyonu ve TYÇ entegrasyonu amacıyla son iki yılda 30 program için akreditasyon başvurusu yapılmış, bu güne kadar akredite program sayısı 24'e ulaşmıştır. Hali hazırda aktif programlarımızın yaklaşık %25’inin akreditasyonu tamamlanmış olmakla birlikte hedefimiz gelecek yıl sonu bu oranı %50’lere taşımaktır.

59 ÜLKEDEN 1200'ÜN ÜZERİNDE ÖĞRENCİ KIRŞEHİR'DE EĞİTİM GÖRÜYOR
YÖK 2030 Vizyonunda önemli bir yer tutan Uluslararasılaşma alanında da önemli çalışmalar yapıyor, öncelikle Uluslararası Üniversite Birliklerine üye olmaya çalışıyoruz. 2024 yılında Türk Üniversiteler Birliği (TÜNİB) üyesi olduk, bu yıl Balkan Üniversiteler Birliği üyeliği için aday olduk.
Üniversitemizde 59 ülkeden 1200'ün üzerinde yabancı uyruklu öğrencimiz halen öğrenim hayatına devam etmektedir. Erasmus+ kapsamında 15 Avrupa ülkesinden toplam 52 üniversite ile anlaşmamız mevcuttur. Yine üç kıtada Erasmus+ dışı 10 üniversite ile ikili anlaşmalar imzalanmıştır.
Abay Kazak Milli Pedagoji Üniversitesi ile karşılıklı Abay Kazak ve Ahi Evran-ı Veli adına Dil, Kültür ve Edebiyat Araştırma Uygulama Merkezlerini açarak faaliyete geçirdik.
Kosova Prizren Ukshin Hoti Üniversitesi ile Sınıf Eğitimi alanında ilk defa uluslararası bir Ortak Yüksek Lisans Programı açılmış olup, gelecek yıl öğrenci alımına başlanacaktır.
Geçen yıl Azerbaycan'ın başkenti Bakü’de 6 üniversiteye üç günlük Yükseköğretimde Kalite Güvencesi eğitimi ve tecrübe paylaşımı icra ettik. Ardından Gence Devlet Üniversitesine BKYS yazılımımızın satışını yaparak, Türk Dünyasında ortak bir kalite anlayışının gelişimi için önemli bir adım attık.
Ziraat Fakültemiz Somali Zamzam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde ziraat, tavukçuluk ve yem bitkileri alanlarında uygulamalı projeler yürütmekte olup, ARGE alanında Uluslararasılaşma hedeflerimize katkı sunmaktadırlar” dedi.
ÜNİVERSİTENİN BİLİMSEL YAYINLARINDA ARTIŞ YAŞANDI
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nin tarım ve jeotermal alanlarında ihtisas üniversitesi olarak çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Rektör Karahocagil, akademik yayın ve bilimsel araştırmalarda önemli gelişmeler kaydedildiğini söyledi.
Rektör Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, konuşmasına şöyle devam etti:
“Üniversitemiz Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Projesi kapsamında 2016 yılında tarım ve jeotermal alanında ihtisas üniversitesi seçilmiştir. İhtisas projeleri ile tarım, hayvancılık ve sağlık sunumu ve sağlık-spor turizmi alanında kabiliyetini ve kapasitesini geliştiren Üniversitemiz, sektör temsilcileri ve küçük işletmecilerimizle birlikte toplumsal yayılımı ve kalkınmayı esas alan Sürdürülebilir Değer Yaratmak anlayışıyla birlikte çalışmaktadır.
Özellikle İhtisas alanlarımızda yapılan Akademik çalışmalarıyla Üniversitemiz bu yıl WOS yayınını en fazla artıran üniversiteler arasına girmiştir. 2023 yılında 376 olan WOS yayın sayımız, 2025'te %162 oranında artışla 610 sayısına ulaşmıştır. Bu yayınlardan özellikle Q1 yayınlarına bakıldığında; 2023 yılında 113 olan Q1 yayın sayımızın 2026 yılı ilk 9 ayda %225 artışla 368'e ulaştığı görülmektedir.
Tescillenen patent, faydalı model, marka ve tasarım sayılarına baktığımızda, 2023 öncesinde 12 tane tescillenmiş ürünümüz varken 2024 ve sonrası toplamda 31 ürünün tescillendiği görülmektedir.
Üniversitemiz, özellikle son iki yılda Ulusal ajans Erasmus Merkez Projeleri, TÜBİTAK ve TÜSEB projelerinde kayda değer ilerlemeler sağlamıştır. 2025 yılında Sürdürülebilirlik koordinatörlüğünü kuran Üniversitemizin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 çerçevesinde hazırladığı 50 projeden 32'si kabul edilmiş olup, bu projeler 12-14 Kasım'da Antalya'da İklim Zirvesinde sergilenecektir.
Yapılan bu çalışmalar neticesinde Dünyanın saygın Üniversite derecelendirme kuruluşlarından birisi olan Times Higher Education (THE) etkililik sıralamasında son 3 yıldır yer alan Üniversitemiz, "Nitelikli Eğitim" ve "Yoksulluğa Son" başlığında dünyada 301-400 bandında yer almayı başarmıştır.
Yine Yükseköğretim kurumlarının çevresel duyarlılık ve sürdürülebilirlik alanlarında değerlendirildiği Green Metric Sıralamasında önceki yıl yer alan Üniversitemiz, bu yıl 110 ülkeden 2.000'in üzerinde üniversitenin dahil edildiği listede Dünya Üniversiteleri genel sıralamasında 660., Avrupa sıralamasında 160. ve ülkemizde 69. sıraya yükselmiştir.
Üniversitemiz genç yaşına rağmen Kalite çalışmalarında Türk Yükseköğretimine örnek olmuş bir Üniversitedir. YÖKAK'ın yürüttüğü Kurumsal Akreditasyon Programından 2022 yılında 5 yıllık Tam Kurumsal Akreditasyon alan en kalite çalışmalarını genç devlet üniversitesi olduk. Uluslararası arenaya taşıyarak, Avrupa Kalite Yönetim Vakfı EFQM modelini tüm birimlerinde uygulamaya başlayan üniversitemiz, 2023 yılında EFQM Üstün Performansta 5 Yıldız Yetkinliği Ödülünü alan halen tek Türk Yükseköğretim Kurumu'dur.
Kendi insan kaynağımızla geliştirdiğimiz, çalışmalarının tamamen dijital ortamda yönetilmesine imkân veren Bütünleşik Kalite Yönetim Sistemi yazılımı (BKYS) ticarileşerek, ÖSYM ve Azerbaycan Gence Devlet Üniversitesi dahil olmak üzere halen 36 yükseköğretim kurumunun kullanımına sunulmuştur.
Son olarak bu yıl 6 Ekim'de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldığımız "Kalite Odaklılık" alanında "YÖK Üstün Başarı Ödülü" yıllardır "Ahiliğin İzinde Mükemmele Yolculuk" mottosuyla Ahilik Değerleri temelinde yürüttüğümüz ve "Hayırda Yarışmak" olarak benimsediğimiz kalite çalışmalarımızın takdir ve tescil edildiği çok kıymetli bir ödül olmuştur.

Bu ödül vesilesiyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Yükseköğretim Kurulu Başkanımıza huzurlarınızda şükranlarımızı arz eder, 10 yılı aşan kalite çalışmalarımıza emek veren katkı sunan bütün arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ederiz.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi olarak bütün bu çalışmalarımızın özünde: Ahiliğin kadim değerlerini çağdaş üniversite anlayışıyla buluşturarak insana, topluma ve insanlığın geleceğine katkı sunmak, sürdürülebilir değer katmak idealimiz yatmaktadır. Biz, Ahiliği yalnızca geçmişimizin bir hatırası olarak değil, geleceğimizi ahlak, adalet ve güven üzere inşa edecek güçlü bir medeniyet tasavvuru olarak görüyor, bunun için çalışıyoruz.
Çünkü inanıyoruz ki; Ahilik, dün olduğu gibi yarın da insanlığa yol gösterecek evrensel değerler taşımaktadır. Ahi Evran-1 Veli'nin kurduğu Ahilik Teşkilatının 13. Yüzyılda oynadığı değiştirici, dönüştürücü, kurucu ve anlam üretici rolünü, İyi insan yetiştirme ve bilgiyi hikmetle buluşturma boyutuyla Üniversitelerin üstlenmesinin kaçınılmaz bir görev olduğuna inanıyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle; kuruluşundan bugüne kadar saydığımız sayamadığımız bütün başarılarda emeği olan akademik ve idari personelimize, idarecilerimize, öğrencilerimize ve desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen Kırşehirli Hemşerilerimize gönülden teşekkür ediyor; ebediyete irtihal eden mensuplarımızı rahmetle anıyorum.
Programımızı Teşrifleri nedeniyle Sayın Yükseköğretim Kurulu Başkanımıza, desteklerini esirgemeyen Sayın Valimize ve bütün paydaşlarımıza şükranlarımızı sunuyorum.
Sözlerimi tamamlarken; 2026-2027 akademik yılının öğrencilerimize, çalışanlarımıza, şehrimize ve Yükseköğretim camiamıza hayırlı olmasını diliyor; Kırşehir Ahi Evran Üniversitemizin "Kökü mazide olan Atiye" yürüyüşünün 754 yıllık Cacabey Gökbilim medresesine dayanan İlim Geleneğinden ve Ahilik Değerlerine dayanan Tarihi Mirasından kopmadan devam etmesini dua ve temenni ediyorum.
Yolumuz "Ahiliğin izinde, Mükemmel olana doğru; İlim Sanat ve Ahlak" yolu olsun. Saygıdeğer Hazirunu en kalbi hürmet ve muhabbetlerimle selamlıyorum.”

VALİ DEMİRYÜREK: “KIRŞEHİR AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ ŞEHRİMİZİN GELİŞİMİNDE ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP”
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, üniversitenin şehrin ekonomik, sosyal ve sağlık alanındaki gelişimine sağladığı katkılara dikkat çekti. Üniversite ile Valilik arasında yürütülen iş birliğinin önemini vurgulayan Demiryürek, özellikle tarım, jeotermal, ceviz yetiştiriciliği ve termal seracılık projelerinin Kırşehir'in bölgesel kalkınmasına katkı sunduğunu belirtti.
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, “Yeni akademik yılın üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Sayın YÖK Başkanımıza, bu başlangıcı bizlerle paylaştıkları ve yükseköğretimimize sundukları hizmetler için teşekkür ediyor, kendilerine Kırşehir’imize hoş geldiniz diyorum.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, eğitim ve araştırma faaliyetleri, yerel üretime desteği ve sağlık hizmetlerine katkısıyla şehrimizin gelişmesinde önemli bir yere sahiptir.
Valilik olarak üniversitemizle yakın bir iş birliği içinde çalışıyor, şehrimizin ihtiyaçlarını birlikte değerlendirerek çözüm arayışlarımızda hocalarımızın birikiminden yararlanıyoruz. Bu iş birliğini yapıcı yaklaşımı ve ortak çalışmaların takibindeki gayretiyle destekleyen Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil’e ve bütün çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum.
Yükseköğretim Kurulumuzun bölgesel kalkınma ve ihtisaslaşma yaklaşımının Kırşehir’de somut bir karşılığı var. Tarım ve jeotermal alanındaki çalışmalar, şehrimizin kendi kaynaklarını daha iyi değerlendirmesine hizmet ediyor. Ceviz yetiştiriciliği ve termal seracılık projeleri, araştırmaların doğrudan üretimin meselelerine yönelmesinin örnekleridir. Bu çalışmaların üreticimize ulaşmasını, verime ve kazanca dönüşmesini önemsiyoruz.

Üniversitemizin dönüşüm ve gelişim sürecine verdiğiniz destek için şahsınıza ve Yükseköğretim Kurulumuza teşekkür ediyorum. YÖK ile üniversitemiz arasındaki iş birliğinin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.
Üniversitemizde yürütülen kalite ve özelde akreditasyon çalışmalarını da memnuniyetle takip ediyoruz. Gençlerimizin mesleklerini iyi öğrenmesi, uygulama becerisi kazanması ve araştırmaya teşvik edilmesi hepimizin ortak beklentisidir. Üniversitemizin eğitimde kaliteyi artırma çabalarını ve yerel ihtiyaçlara yönelen araştırma geliştirme faaliyetlerini destekliyoruz.
Üniversitemizin sağlık hizmetlerine katkılarından da memnuniyet duyuyoruz. Tıp Fakültemizin öğretim üyeleri, Eğitim ve Araştırma Hastanemizde hemşehrilerimizin teşhis ve tedavisinde görev alıyor, fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine de destek veriyor. Hastalarına gösterdikleri ilgi ve insanımızın sağlığı için verdikleri emek dolayısıyla bütün hocalarımıza ve sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.

Sevgili Gençler, Adını Ahi Evran’dan alan bu üniversitede, mesleki bilginizi dürüstlük ve işini iyi yapma anlayışıyla birleştirmenizi bekliyoruz. Kırşehir’i tanıyın; sorularınızla, araştırmalarınızla bu şehrin hayatına katılın.
Kırşehir’imizde bulunmalarından ve akademik yıl açılışımıza katılmalarından dolayı Sayın YÖK Başkanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum.
Yeni akademik yılda hocalarımıza verimli çalışmalar, öğrencilerimize başarılar diliyor; hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum” ifadesini kullandı.

YÖK BAŞKANI ÖZVAR: “DAHA AZ DERS, DAHA FAZLA UYGULAMA”
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nde katıldığı akademik yıl açılış töreninde üniversite eğitiminde yeni bir anlayışa ihtiyaç duyulduğunu belirterek, müfredatların sadeleştirilmesi, uygulamalı eğitimin artırılması ve sınav sistemlerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini söyledi. Üniversitelerde “Daha az ders, daha fazla uygulama ve yaparak öğrenme” anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, öğrencilerin yalnızca bilgi edinmesinin değil, bilgiyi kullanarak çözüm üretebilmesinin önemine dikkat çekti.
Ahi Evran’ın ilim, emek ve ahlakı esas alan düşünce yapısının günümüz üniversiteleri açısından da önemini koruduğunu belirten YÖK Başkanı Özvar, Ahilik kültürünün yükseköğretim kurumlarına yol gösteren önemli bir tarihî ve kültürel miras olduğunu vurguladı.
Yükseköğretimdeki dönüşümün yalnızca yeni bölümlerin açılması ve dijital imkânların artırılmasıyla sınırlı olmadığını belirten YÖK Başkanı Özvar, üniversitelerde eğitim ve öğretim yöntemlerinin yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.
Teknolojik gelişmeler sayesinde bilgiye erişimin kolaylaştığına ve öğrencilerin dünyanın önde gelen üniversitelerinin ders içeriklerine dijital platformlar üzerinden ulaşabildiğine dikkati çeken Özvar, bu değişimin akademisyenlerin rolünü de dönüştürdüğünü söyledi.
Akademisyenlerin bilgi birikimi, özgün bakış açısı ve deneyimlerinin önemini koruduğunu vurgulayan Özvar, üniversitelerin temel sorumluluğunun öğrencilere yalnızca bilgi aktarmak değil, bilgiyi kullanma ve değerlendirme becerisi kazandırmak olduğunu belirtti.

LABORATUVAR, ATÖLYE VE SAHA ÇALIŞMALARI ÖNE ÇIKACAK
Bilgiye erişimin son derece kolaylaştığına, öğrencilerin dünyanın önde gelen üniversitelerinin ders içeriklerine dijital platformlar üzerinden ulaşabildiğine dikkati çeken Özvar, üniversitenin ve akademisyenin değerinin artık yalnızca bilgiye erişim sağlamak üzerinden tanımlanamayacağını belirtti.
Bu gelişmenin akademisyenlerin önemini azaltmadığını, aksine bilgi birikimlerini, özgün bakış açılarını ve tecrübelerini daha kıymetli hâle getirdiğini vurgulayan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, “Öğrencinin bir metinden ya da yapay zekâ aracından kolayca edinebileceği bilgiyi tekrar etmek yeterli değildir. Bizim görevimiz, gençlerimize düşünmeyi, sorgulamayı, bilimsel yöntemle araştırma yapmayı ve karşılaştıkları sorunlara çözüm geliştirmeyi öğretmektir. Bu sebeple, üzerinde ısrarla durduğumuz bir ilke var: Daha az ders, daha fazla uygulama ve yaparak öğrenme” dedi.

Öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamayla pekiştirmeleri gerektiğini vurgulayan Özvar, laboratuvar, atölye, saha çalışmaları, işletmeler ve araştırma projelerinin eğitim sürecinin önemli bir parçası olması gerektiğini belirtti. Üniversite eğitiminin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkati çeken Özvar, uygulamalı çalışmaların öğrenme sürecine önemli katkı sağladığını ifade etti.
Başkan Özvar, “Artık sınıf eskisi gibi sınıf değil. Sınıfın ötesine mutlaka taşmak zorundayız. Üniversite eğitiminin sadece sınıftaki derslerle sınırlı olması üniversite eğitimini fevkalade daraltmaktadır. Hocalarımız öğrencilerimizle sadece sınıfta değil, sınıfın dışında da mutlaka bir araya gelmek zorunda. Bu konuda en büyük liderliği, en büyük dönüşümü yine hocalarımız yapacaklardır” dedi.

ÜNİVERSİTELERDE 70-80 DERSLİK MÜFREDATLAR SADELEŞTİRİLECEK
Lisans programlarında ders yükünün azaltılması ve müfredatların yeniden düzenlenmesinin öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirten YÖK Başkanı Özvar, bazı programlarda 70-80'e ulaşan ders sayılarının öğrencilerin belirli bir alanda uzmanlaşmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Benzer içerikli derslerin birleştirilmesi ve gereksiz tekrarların kaldırılması gerektiğine dikkati çeken Özvar, eğitim kalitesinden ve mesleki yeterliliklerden ödün verilmeden daha dengeli bir ders programı oluşturulmasının önemini vurguladı.
Müfredatların sadeleştirilmesiyle öğrencilerin ders yoğunluğundan arta kalan zamanlarını okumaya, araştırmaya, proje geliştirmeye ve uygulamalı çalışmalara ayırabileceğini belirten Başkan Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitelerde daha verimli ve uzmanlaşmayı destekleyen bir eğitim modelinin benimsenmesi gerektiğini belirtti.

ÜNİVERSİTELERDE SINAV SİSTEMİNİN ÇEŞİTLENDİRİLMESİ İSTENİYOR
Üniversitelerde öğretim yöntemlerinin yanı sıra ölçme ve değerlendirme sistemlerinin de yenilenmesi gerektiğini belirten YÖK Başkanı Özvar, çoktan seçmeli sınavların tek değerlendirme yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini ifade etti.
Çoktan seçmeli sınavların da bir ölçme usulü olduğunu, onlardan da istifade edileceğini Özvar, “Ama bütün ölçme ve değerlendirmeyi çoktan seçmeli sınav türüne yüklerseniz, ne öğrettiğimizi ölçemeyiz. Bir sürü ölçme ve değerlendirme tekniği var. Dolayısıyla mutlaka bunları çeşitlendirmek zorundayız. Sınav öğrencinin öz güvenini kırmak için değil, tam aksine öz güvenini kazanması için de yapılır. Eğer bir sınav öğrenciyi hayattan, hayattan zevk almaktan alıkoyuyorsa bu doğru değildir. Tam aksine sınav, bir öğrencinin öz güvenini kazanabileceği bir süreç olmak zorundadır” dedi.
Üniversitelerde sınıf başına düşen öğrenci sayılarının azalmasının farklı ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin uygulanması için fırsat oluşturduğunu belirten Özvar, bölüm ve fakülte kurulları ile üniversite senatolarının bu konuda gerekli adımları atmasını beklediklerini dile getirdi. Özvar, “Üniversitelerimizden, senato ve yönetim kurullarından adım atmalarını bekliyoruz. Yazmaya dayalı, projeye dayalı, anlatıma dayalı yeni usulleri benimsemek zorundayız” ifadelerini kullandı.

ÖZVAR’DAN ÜNİVERSİTELERDE AKADEMİSYEN VE ÖĞRENCİLERE YAPAY ZEKÂ EĞİTİMİ VURGUSU
Yapay zekâ teknolojilerinin eğitim süreçlerinde daha etkin kullanılmasının önemine değinen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, akademisyenlerin ve öğrencilerin bu alandaki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Akademisyenlerin yapay zekâ araçlarını çoğunlukla bireysel çabalarıyla öğrenmeye çalıştığına dikkati çeken Özvar, üniversitelerin bu konuda eğitim programları düzenleyerek süreci kurumsal bir yapıya kavuşturması gerektiğini ifade etti.
Yapay zekâ eğitiminin yalnızca akademisyenlerle sınırlı kalmaması, öğrencileri de kapsaması gerektiğini vurgulayan Özvar, teknolojinin sunduğu imkânlardan etkin şekilde yararlanılmasının önemine işaret etti.
Yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriklerin doğrudan doğru ve güvenilir bilgi olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirten Özvar, bilimsel düşüncenin, insan emeğinin ve araştırma süreçlerinin eğitimde temel belirleyici olmaya devam etmesi gerektiğini bildirdi.
Yükseköğretim sistemini iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçlarına uygun hale getirmek amacıyla yeni eğitim programlarının açılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten YÖK Başkanı Özvar, son üç yılda yapay zekâ, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm gibi alanlarda yaklaşık 80 yeni programın hayata geçirildiğini bildirdi.
Geleceğin mesleklerine yönelik eğitim imkânlarının genişletildiğini ifade eden Özvar, söz konusu programların 160 üniversitede toplam 724'e ulaştığını belirtti. Üniversitelerin değişen teknoloji ve istihdam koşullarına uyum sağlamasını hedeflediklerini belirten Başkan Özvar, gençlerin geleceğin mesleklerine yönelik bilgi ve becerilerle donatılmasının önemine dikkati çekti.

5 YILDA 3 BİN GENÇ ARAŞTIRMACI YETİŞTİRİLMESİ HEDEFLENİYOR
Türkiye’nin stratejik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı'nın hayata geçirildiğine değindi.
Program kapsamında ilk yıl 550 gencin araştırma üniversitelerinde araştırma görevlisi olarak istihdam edilmesinin planlandığını aktaran Başkan Özvar, 5 yıllık süreçte toplam 3 bin genç araştırmacının yetiştirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Üniversitelerin araştırma ve geliştirme kapasitesinin ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlaması gerektiğini vurgulayan Özvar, yükseköğretim kurumlarının özgün teknoloji geliştirme çalışmalarına ağırlık vermesinin ve sektörle iş birliklerini güçlendirmesinin önemine dikkati çekti. Özvar, üniversitelerin bilimsel araştırmalarını ekonomik kalkınmaya katkı sunacak projelere dönüştürmesinin hedeflendiğini belirtti.

TÜRK ÜNİVERSİTELERİNDEN KÜRESEL İSTİHDAM BAŞARISI
Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki konumunun güçlendiğini belirten YÖK Başkanı Özvar, mezunların küresel iş piyasasındaki tercih edilirliğinin de arttığını ifade etti.
İşverenlerin değerlendirmeleri doğrultusunda hazırlanan 2027 Küresel Üniversite İstihdam Edilebilirlik Sıralaması'na değinen Başkan Özvar, mezunları dünyanın en çok tercih edilen 300 üniversitesi arasında yer alan Türk üniversitelerinin sayısının 4'ten 6'ya yükseldiğini bildirdi.
Söz konusu artışın, Türk üniversitelerinin öğrencilere kazandırdığı bilgi, beceri ve mesleki yetkinliklerin uluslararası iş dünyasında karşılık bulduğunu gösterdiğini belirten Özvar, hedeflerinin mezunları dünyanın farklı ülkelerinde tercih edilen üniversitelerin sayısını artırmak olduğuna değindi.

YÖK BAŞKANI ÖZVAR’A AHİ SANCAĞI TAKDİM EDİLDİ
Konuşmasının ardından YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a, Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek ve Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil tarafından Ahi Sancağı takdim edildi.


Program, protokol üyeleri, akademisyenler ve Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle devam etti.

Özvar, programın ardından Tazelenme Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileriyle bir araya gelerek bir süre sohbet etti.





