Kırşehir’de özel sektörde çalışan binlerce işçiyi ve işverenleri yakından ilgilendiren kritik bir Yargıtay kararı açıklandı. Başka bir ilde yaşanan uyuşmazlık üzerine verilen emsal niteliğindeki karar, Kırşehirli çalışanların yasal haklarını korumaları açısından büyük önem taşıyor.
"Tek Bir Defa Gecikti" Savunması Yeterli Olmadı
Dava konusu olayda, bir şirkette proje yöneticisi olarak çalışan N.D., nisan ayı maaşının zamanında yatırılmaması üzerine iş sözleşmesini tek taraflı feshederek kıdem tazminatı talebiyle dava açtı. Maaşın, işten ayrılma tarihinden beş gün sonra hesaba yatırıldığını belirten işveren ise ödemenin yalnızca bir kez ve kısa süreli geciktiğini savunarak davanın reddini istedi.
Yargıtay Noktayı Koydu: 20 Günlük Yasal Süre Belirleyici
Davayı inceleyen İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi işçiyi haklı bularak kıdem tazminatının ödenmesine karar verdi. Dosyayı son olarak değerlendiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de kararı onadı.
Yargıtay kararında; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca mücbir bir sebep olmaksızın ücretin ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmemesinin işçiye haklı fesih imkanı tanıdığı belirtildi. Yüksek mahkeme, gecikmenin tek bir defa yaşanmış olmasının dahi 20 günlük sınır aşıldığı takdirde işçinin kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmayacağına hükmetti.
Kırşehirli İşçiler Ve İşverenler İçin Ne Anlama Geliyor?
Kırşehir’deki iş dünyasını ve çalışanları bilgilendiren bu emsal karar, her kısa süreli gecikmenin değil, 20 günlük yasal sınırı aşan maaş gecikmelerinin işçiye tazminatlı ayrılma hakkı verdiğini netleştirdi. Kırşehirli işçilerin bu haklarını kullanırken yasal süreleri ve yazılı bildirimleri dikkate almaları gerektiği ifade ediliyor.