Miras hukukunda sıkça karşılaşılan ve ebeveynlerin taşınmaz mallarını çocukları arasında farklı paylaştırmak amacıyla başvurduğu satış görünümlü devirler, hukuki süreçlerle iptal edilebiliyor. Türk Medeni Kanunu’na göre kız ve erkek çocukların mirasta eşit haklara sahip olduğu (TMK m.495) bilinirken, babanın malını aslında bağışladığı hâlde tapuda "satış" gibi göstermesi hukuken "muris muvazaası" (mirastan mal kaçırma) olarak nitelendiriliyor.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’na (01.04.1974, 1/2) göre bu tür muvazaalı devirler geçersiz kabul ediliyor. Baba vefat ettiğinde, diğer mirasçılar miras payları oranında tapu iptali ve tescil davası açma hakkına sahip bulunuyor. Söz konusu davalarda herhangi bir zamanaşımı süresi aranmıyor. Nitekim Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 15 Eylül 2026 tarihli kararında (E.2026/5478, K.2026/5985), 1986 yılında yapılmış olan bir devri iptal eden yerel mahkeme kararını onayarak emsal nitelikte bir karara imza attı.
MAHKEMELER HANGİ KRİTERLERİ DEĞERLENDİRİYOR?
Tapu iptal davalarında mahkemelerin özellikle araştırdığı temel hususlar arasında, taşınmazı devralan kişinin malı satın alacak ödeme gücünün olup olmadığı ve babanın malı satmak için makul bir sebebinin bulunup bulunmadığı yer alıyor. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli bir başka kararına (E.2026/744, K.2026/6184) göre, devir işleminin gerçekten bakım ya da emek karşılığı yapıldığının kanıtlanması durumunda işlem muvazaalı sayılmayabiliyor.
TAPUDA AÇIKÇA BAĞIŞ YAPILDIYSA TENKİS DAVASI GÜNDEME GELİYOR
Devir işleminin tapuda gizlenmeyerek açıkça "bağış" olarak gerçekleştirilmesi durumunda ise yol tenkis (tenkis/bağışların oranlanması) davası açılabiliyor. Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesine göre çocuğun saklı payı, yasal miras payının yarısı olarak belirleniyor. Tenkis davası, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlükarda ölüm tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde (TMK m.571) açılması gerekiyor.




