Malatya’dan Mucur’un tarihi ve kültürel zenginlikleriyle bilinen Geycek Köyü’ne gelen konuk, köyün coğrafi konumundan temiz havasına kadar her detayına tam not verdi.
Cuma namazı vesilesiyle köy camisini ve köy halkını tanıma fırsatı bulan misafir, özellikle Geycek Köyü Camii İmamı Ahmet Hoca’nın hitabetini, Kur'an-ı Kerim kıraatini ve köydeki gayretli çalışmalarını çok beğendiğini ifade etti. Ancak köyün genelindeki virane evler ve terk edilmiş metruk yapılar, bu hayranlığın yanında hüzünlü bir tezat oluşturdu.
"Bu Sudan İçen Ya Veli Olur Ya Deli"
Geycek ziyareti sırasında köyün simgelerinden olan Yukarı Çeşme de unutulmadı. Çeşmenin buz gibi suyunu içen misafir, "Bu kadar güzel bir su, nasıl yumuşak bir içimi var!" diyerek şaşkınlığını gizleyemedi. Köylülerin "Bu sudan bir bidon dolduralım, yanınızda götürün" teklifine önce kibarca gerek olmadığını söyleyerek teşekkür eden konuk, suyun arkasındaki o meşhur Geycek efsanesini duyunca fikrini değiştirdi.
Köy sakinlerinin, "Bu sudan içen ya veli olur ya deli... Bizim köyün aşıkları bu mübarek sudan içtikten sonra şiir söyler olmuşlar. Bir müddet sonra sen de şiir falan yazmaya, söylemeye başlarsan bil ki bu mübarek suyun himmetidir" şeklindeki tarihi ve nüktedan izahı üzerine Malatyalı misafir teklifi geri çeviremeyerek şifalı sudan yanına aldı. Geycek Köyü, hem doğası hem de ozanlar kültürünü besleyen bu nevi şahsına münhasır hikayeleriyle ziyaretçilerinde unutulmaz izler bırakmaya devam ediyor.





