Kırşehir’de Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, TBMM’de kabul edilen İklim Kanunu’na dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kaya, kanunun çevreyi koruma amacıyla hazırlandığı iddia edilse de, gerçekte birçok kesimi olumsuz etkileyecek ciddi yaptırımlar içerdiğini belirtti.
Çiftçiden sanayiciye, tüketiciden küçük üreticiye kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan düzenlemelerin, Kırşehir’de de büyük kaygılara neden olduğu vurgulandı.
Cemal Kaya, “Özgürlükler kısıtlanmayacak” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, karbon ayak izi izleme sistemiyle bireylerin günlük yaşamlarının kontrol altına alınacağını söyledi.
ETS maliyetlerinin doğrudan vatandaşa yansıtılacağını belirten Kaya, tarım ve hayvancılık sektörlerinde ise küçük üreticinin adeta dışlandığını ifade etti. Kaya, desteklerin yalnızca “uyumlu ürün” yetiştiren çiftçilere verilmesinin Kırşehir’deki tarımsal çeşitliliği de olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Kaya, “Paris Anlaşması kalkınmaya hizmet ediyor” ifadesinin aksine, kırsal alanların küresel piyasalara açılmasının yerel üreticiyi zora sokacağını belirtti.
Fosil yakıt yatırımlarının durdurulması, otlatmanın sınırlandırılması, yapay et teşvikleri ve karbon ayak izinin kredi, sigorta ve ulaşım gibi alanlara yansıma ihtimali, Kırşehir’de ciddi tartışmalara neden oldu.
Kaya, ifade özgürlüğünün korunacağı söylenmesine rağmen, farklı görüşlerin “yanıltıcı bilgi” olarak nitelendirilebileceğini de dile getirdi.
Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, yetkililere yönelttiği sorularla dikkat çekti: Fabrikaların filtre takmasını kim engelledi? Sanayi atıklarının ırmaklara dökülmesine neden göz yumuldu?
Hava kirliliğini azaltmak için hangi somut adımlar atıldı? Şehirlerde nefes alınacak yeşil alan planlamaları neden hayata geçirilmedi? Kaya, “Çevreyi bugüne kadar önemsemeyenlerin şimdi ‘torunlarımıza temiz çevre bırakacağız’ demesi, yasayı sahiplenmediklerini, bunun küresel bir dayatma olduğunu gösteriyor” dedi.
Kaya, “Biz susmayacağız” diyerek, Kırşehir’de İklim Kanunu’na karşı itirazların büyüyerek devam edeceğini ifade etti. Kamuoyunun açıkça bilgilendirilmesi ve halkın kaygılarına yanıt verilmesi gerektiğini belirterek, şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısında bulundu.