Kırşehir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bahamettin Öztürk, Ahilik Haftası kapsamında görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek esnafın yaşadığı sorunlar, Bağ-Kur prim gün sayısının düşürülmesi, yerel basının önemi ve Ahilik kültürünün uluslararası alanda tanıtılması hakkında açıklamalarda bulundu. Öztürk, Bağ-Kur prim gün sayısının 9 bin günden 7 bin 200 güne indirilmesinin esnafın uzun süredir beklediği düzenlemelerden biri olduğunu belirtirken, Ahilik kültürünün yılın 365 günü yaşatılması gerektiğini ifade etti.

Öztürk’ten yerel basına teşekkür
Kırşehir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bahamettin Öztürk, Ahilik Haftası kapsamında görev yapan basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda gazetecilerin kentteki gelişmelerin kamuoyuna aktarılmasındaki rolüne değinen Öztürk, esnaf teşkilatları ile basın kuruluşlarının Kırşehir için ortak sorumluluk taşıdığını belirtti.
Basın mensuplarının gece gündüz çalışarak kentte yaşanan gelişmeleri vatandaşlara aktardığını ifade eden Öztürk, esnafı ilgilendiren konuların duyurulmasında yerel basının katkısına dikkat çekti.
Öztürk, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Değerli dostlarım, hepinizi farklı görevler, farklı sorumluluklar var.
Bizler de esnaf ve sanatkarlarımız sorunlarına çözüm bulmaya, onların haklarını savunmaya ve şehrimizin ekonomik hayatına katkı sağlamaya çalışıyoruz.
Sizler ise gece gündüz demeden kimi zaman zor şartlar da çalışaraktan Kırşehir'imizde yaşananları kamuoyuna aktarıyor.
Vatandaşlarımız doğru bilgiyi ulaştırmasını sağlıyorsunuz.
Kırşehir’imizin çalışmalarının duyurularını, basın açıklamalarını ve esnafımızın ilgilendiren gelişmelerini vatandaşlarına ulaştırırken gösterdiğiniz ilgi ve destek bizim için çok derece kıymetlidir.
İşte bu nedenle sizleri yalnızca haber yapan basın mensupları olaraktan değil, Kırşehir'e hizmet yolunda birlikte yürüdüğümüz kıymetli yol arkadaşlarımızla olaraktan görüyoruz.
Bu vesileyle gazetecilerimiz de internet haber sitelerimizde, radyolarımızda ve diğer yayın kuruluşlarımıza emek veren bütün basın çalışmalarınıza gönülden teşekkür ediyorum.”
“Esnafın sorunu, çarşının ve şehrin sorunudur”
Kırşehir’in ekonomik hayatında esnaf ve sanatkarların önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Öztürk, kentte ticaretin gelişmesi, çarşıların canlı kalması ve gençlerin iş bulabilmesi yönündeki beklentilerini dile getirdi. Esnafın karşılaştığı sorunların yalnızca işletme sahiplerini ilgilendirmediğini belirten Öztürk, bu sorunların kent yaşamına da yansıdığını ifade etti.
Esnafın yaşadığı sıkıntılara değinen Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kıymetli arkadaşlarım bizim ortak paydamız Kırşehir'dir.
Bu şehirde esnafımızın kepenki açık kalsın çarşılarımız canlı olsun.
Gençlerimiz iş bulsun.
Üretim ve ticaretimizin gelişsin istiyoruz.
Ancak biliyoruz ki bir gün esnaf ve sanatkarlarımız çözüm bekleyen önemli sorunlar var.
Artan işletme maliyetleri finansmanla erişimde yaşanan müşrikler, sosyal güvenlikleri ve küçük işletmemiz, ayakta kalma mücadelesi hepimizin malumudur.
Özellikle Bağ-Kur bir gün sayısının 9.000 günden 7200 güne indirilmesi.
Esnafımız uzun süredir bekleyen beklediği önemli düzenlemelerden biridir.
Bu bizim bu sorunları ilgili makamlara taşırken sizlerin de kamuoyunda bilgilendirme noktasında katkılarından da son derece önemsiyorsunuz.
Çünkü esnafın sorunu yalnızca esnafın sorunu değildir.
Esnafın sıkıntısı, çarşının, mahallenin ve şehrin sıkıntısıdır.
Esnafımız güçlü ise Kırşehir güçlüdür, Kırşehir güçlüyse ülkemiz güçlüdür.”
Bağ-Kur prim gün sayısının düşürülmesi beklentisi
Öztürk’ün açıklamalarında esnafın sosyal güvenlik alanındaki beklentileri de öne çıktı. Bağ-Kur prim gün sayısının 9 bin günden 7 bin 200 güne indirilmesini esnafın uzun süredir beklediği önemli düzenlemelerden biri olarak nitelendiren Öztürk, esnafın sorunlarının ilgili makamlara taşınmasında basının kamuoyunu bilgilendirme görevine dikkat çekti.
Artan işletme maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin küçük işletmelerin ayakta kalma mücadelesinde önemli başlıklar arasında bulunduğunu belirten Öztürk, esnafın ekonomik durumunun çarşıların ve kent ekonomisinin durumuyla bağlantılı olduğunu ifade etti.
“Ahiliğin adını yılın 365 gününe duyurmak istiyoruz”
Kırşehir’in Ahilik kültürüyle özdeşleştiğini belirten Öztürk, Ahilik Haftası etkinliklerinin yerel basında duyurulmasının kentin tanıtımına katkı sunduğunu söyledi. Ahiliğin yalnızca geçmişten kalan kültürel bir miras olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Öztürk, bu anlayışın dürüst ticaret, kardeşlik, dayanışma ve emeğe saygı ilkeleriyle yaşatılması gerektiğini kaydetti.
Öztürk, Ahilik kültürünün tanıtılmasına ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Değerli basın mensuplarımız, Kırşehir'imizin en büyük değerlendirilen biri de hiç şüphesiz Ahiliktir.
Bizleri Ahi Evran şehrinde, Ahiliğin başkenti Kırşehir’de başkenti yaşıyoruz.
Ahilik yalnızca geçmişten kalan bir kültürel miras değil, dürüst ticaretini, kardeşliğini ve dayanışmanın ve emeğini saygının bir günde yansıtılması gereken anlayıştır.
Ahilik Haftası kutlamalarımızın duyurulmasında, Ahi Evran Veli'nin de Kırşehir'imizin tanıtılmasına yerel basınımızın verdiği destek gerçekten değerlidir.
Ancak bizim hedefimiz Ahiliği yalnızca bir hafta boyunca gündemde tutmak değil, biz Ahiliğin adını yılın 365 gününe duyurmak.
Kırşehir'i bu büyük medeniyetin dünyaca tanıtıp merkezi haline getirmek istiyoruz.
Bu nedenle Ahi Evran Veli'nin külliyesinin tamamlanması, Alim Vakfı'nın hayata geçirilmesine yönelik beklentilerimizi her fırsatta dile getirmeye devam edeceğiz.
Bu konularda sizlerin duyarlılığına ve desteğine inanıyoruz.”
Yerel basınla iletişim ve karşılıklı güven vurgusu
Öztürk, basın mensuplarının yalnızca haber yapan kişiler olarak değil, Kırşehir’e hizmet yolunda birlikte çalışılan yol arkadaşları olarak görüldüğünü ifade etti. Basının desteğinin yanı sıra yapıcı eleştirilerinin de önemli olduğunu belirten Öztürk, gazetecilerin görüş, öneri ve değerlendirmelerini dinlemek istediklerini söyledi.
Yerel basının mesleki ve ekonomik anlamda yaşadığı zorluklara da değinen Öztürk, basın kuruluşlarının güçlü olmasının Kırşehir’in sesinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Öztürk, açıklamasının bu bölümünde şunları söyledi:
“Kıymetli dostlarım elbette bir gün yalnızca biz konuşmak istemiyoruz.
Sizlerin de sorunlarını, düşünceleriniz, eleştirini ve önerilerini dinlemek istiyoruz.
Bizim için basının desteği kadar yapıcı eleştirisi de kıymetlidir.
Eksiklerimiz varsa söyleyin.
Daha iyi yapabileceğimiz işler varsa önerilerinizi paylaşalım.
Çünkü hepimizin amacı aynı.
Kırşehir'imize daha iyi hizmet etmek.
Ayrıca yerel basınımızın ekonomik ve mesleki anlamda yaşadığı zorlukları da farkındayız.
Sizlerin güçlü olması, Kırşehir'in sesini daha güçlü duyurulması demektir.
Bizim arzumuz birliğimiz ile basınımızın, kuruluşlarımızın arasındaki iletişimin ve karşılıklı güvenin daha da güçlenmesidir.”
“Kırşehir hepimizin ortak evidir”
Konuşmasının sonunda Kırşehir’e hizmet etme sorumluluğunun ortak olduğuna işaret eden Öztürk, esnafın, basın mensuplarının ve kentteki kurumların farklı görevleri bulunsa da ortak paydanın Kırşehir olduğunu belirtti.
Öztürk, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Unutmayalım ki Kırşehir hepimizin ortak evidir.
Bu evin bereketi de başarısıza geleceği de hepimizin ortak sorumluluğudur.
Sözlerimi tamamlarken bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Bizim dükkanlarımız, mesleklerimiz, görevlerimiz farklı olabilir.
Ama Kırşehir sevdamız bu şehre karşı sorumluluğumuz daha güzel bir gelecek arzumuz dileğidir.
Bir gün bugüne kadar birliğimize, esnafımıza, Kırşehir'imizin tanıtımına verdiğiniz destekler için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi muhabbetimiz daim eylesin”dedi.





