Türkçe öğretmeni Tolga Kalıpçı İstiklal Marşının anlam ve önemi Kırşehir Kent Konseyi’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, İstiklal Marşı’nın kabul süreci ve Mehmet Akif Ersoy’un vatan sevgisi vurgulandı. Beden diliyle desteklenen gösteride, milli marşımızın mısraları bir kez daha Kırşehir semalarında yankılandı. Gençlerin milli değerlere olan bağlılığı ve İstiklal ruhunu yaşatma kararlılığı bir kez daha Kırşehir'de vurgulandı.
Öğretmen Kalıpçı’nın yorumuyla vatanın bağımsızlık sembolü olan marşımızın kabul edildiği o tarihi günün heyecanı yeniden yaşadı.
MİLLİ MÜCADELE RUHU GELECEĞE TAŞINIYOR
Tolga Kalıpçı yorumunda,"İstiklal Marşımızı her zaman en gür sesle okumaya ve manasını anlamaya devam edeceğiz" mesajını verdi.

Kalıpçı,"Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; o benimdir, o benim milletimindir ancak." diyerek başlıyor milli mutabakat metnimiz olan İstiklal Marşımız.
Bundan tam 105 yıl önce, 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından milli marş olarak kabul edilen bu eşsiz eser; sadece bir şiir değil, bir milletin bağımsızlık sevdasının, imanıyla kazandığı zaferin ve hürriyet aşkının en gür sesidir. Vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un, "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" duasıyla kaleme aldığı bu mısralar, her okunduğunda göğsümüzü kabartmaya ve bizlere bir olmayı, beraber olmayı hatırlatmaya devam etmektedir.
Bizler de bugün burada, bu mukaddes emaneti gelecek nesillere aktarmanın gururunu yaşıyoruz. Gençlerimizin ve vatandaşlarımızın bu ruhla bir araya gelmesi, milli mücadele bilincinin ne kadar canlı olduğunun en büyük kanıtıdır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları vatan kılan tüm şehitlerimizi ve milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun”dedi.




