Kırşehir’in Kuşdilli Mahallesi Hızırağa Caddesi’nde yaşayan onlarca aile, yıllardır tapularını alamadıklarını ifade ederek yetkililere seslendi. 380 parselde mülkiyet sorununun devam ettiğini söyleyen mahalle sakinleri, yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi.
Kırşehir’in Kuşdilli Mahallesi Hızırağa Caddesi’nde yaşayan vatandaşlar, uzun yıllardır devam eden tapu sorununun çözüme kavuşmasını bekliyor. Bölgedeki mahalle sakinleri, geçmişte satın aldıkları arsalar üzerinde evlerini yaptıklarını ancak aradan geçen yaklaşık 18 yıla rağmen tapularını alamadıklarını ifade ettiler.

Vatandaşlar, bölgede elektrik, su ve kısmen doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinden yararlanıldığını belirtirken, tapu sorununun devam etmesinin günlük yaşamlarını ve mülkiyet işlemlerini zorlaştırdığını dile getirdi. Mahalle halkı, yıllardır süren belirsizliğin sona ermesini ve tapuların bir an önce teslim edilmesini talep ediyor.

KARAOLUK: “BURASI MERA DEĞİL, YERLEŞİM ALANI”
Mahalle sakinlerinden Doğan Karaoluk, 2005-2009 yılları arasında Kırşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde görev yaptığını belirterek sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Karaoluk, bölgenin geçmişte belediye adına kayıtlı olduğunu ve 2007 yılında belediye çalışanlarının alacaklarına karşılık satışının yapıldığını iddia etti.
Doğan Karaoluk, “2005-2009 yılları arasında Kırşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde görevli olarak çalıştım. Buranın ihale aşamasında görev aldım. Burası 380 parselden oluşan belediye adına tescilliydi. 1971 yılında meradan kadastro yapılırken belediye devri yapılmış. 1993’te parselizasyonu yapılmış, 2007 yılında zamanın belediye başkanı zamanında bura işçilerin ve personelin ikramiye ve mesai alacaklarına karşılık kendilerine satışı yapıldı. Sivil halktan da buradan alanlar oldu. Buranın alt yapısını tamamladık o zaman.

Parsellerin hepsi belli. İmar parseli. Belediye yönetimi değiştikten sonra gelen belediye başkanı 2 sefer davayı kaybetti. Bizim lehimize sonuçlandı dava. Ama ne hikmetse 3. seferde yargıtaydan bu bir şekilde bozuldu. Mera adına tescil edildi. Tescil edilme sebebi de burasının belediyeye harman yeri olarak devredildiği söyleniyor.
Harman yeri değil burası. Burada 1 tane harman gören ya da hayvan gören var mı? Kanun 2.3. maddesi diyor ki arazinin fiziki yapısı değişmişse eski vasfını kaybeder diyor. Burası vasfını kaybetmiş bir arazi. İnsanlar yapılaşmaya girmiş. Yapı kayıt belgesi almış. Hatta benim kendi evim belediye ruhsatlı. Ama tapumu alamıyorum.
Şu anda belediye burayı bize vermek istiyor ama burası meraya tescilli olduğu için önce hazineye devrolması gerekiyor. Hazineye de devrolabilmesi içinde mera komisyonunun karar alması gerekiyor. Meradan çıkarılıp, hazineye devredilirse, belediye başkanımız ile görüştük, diyor ki “Ben satın alır, size veririm burayı. Ya da takas yaparım bir yerle, işinizi çözerim. Önce meradan çıkması lazım diyor.”
Bizim derdimiz buranın meradan çıkartılıp, hazineye tescilinin yapılması. Talebimiz bu. Sayın valimizin ilgilenmesini istiyorum. İlgilenenin valilik makamı olduğunu da biliyorum. Mera komisyonunu valiliğin toplayacağını da biliyoruz. Başka bir kurum burada bir şey yapamaz. Belediyenin yapabilecek bir şeyi yok. Belediye burada bize suyumuzu verdi.
Yolumuzu da iyi kötü yapıyor. Elektriğimizde çalışıyor. Doğalgazda kısmen var, alt taraflarda hepsine tamamlanamadı. İnsanlar hizmet bekliyor burada. Öncelik tapumuzu almak” dedi.

DEDEBALİ: “BENİM ALDIĞIMDA 1 PARSEL EN AZ 100 ÇEYREKTİ”
Mahalle sakinlerinden Kadir Dedebali ise arsaları 2008 yılında belediye personelinden satın aldıklarını belirtti. Tapu sorununun yıllardır çözülemediğini söyleyen Kadir Dedebali, “Biz bu arsaları 2008 yılında belediye personellerinden aldık. Alırken düşüncemiz çoluğumuza, çocuğumuza bir yatırım. Evimiz olsun, bahçemiz olsun hesabıyla aldık.
O gündür bu gündür 18 senedir tapumuzu alamıyoruz. İyi kötü yatırım yaptık. Allah korusun bugün başımıza bir şey gelse de satacak olsam ben bu arsayı kimse yüzüne bakmıyor. Niye? Tapusu yok. Niye vermiyorsunuz? İşte belediye ile mahkemelik, kurumlar arası mahkemelikler, ama olan bize oluyor. Arada biz çekiyoruz.
Yeterli hizmet, alt yapı eksiklerimiz var. Onları alamıyoruz. Bu arada da imar barışından faydalandık. Elektriğimiz, suyumuz geldi. Bunlar yetmiyormuş gibi imar barışımız iptal oldu. Ondan sonrada cezalar verilmeye başlandı. 2 sefer mahkemeye ceza ödedik. Bir kaçak yapıdan tutanak tutuldu.

Mahkeme yoluyla ceza ödedik. Biz tapu bekliyoruz. İlgililerden Allah rızası için 18 sene olmuş. Bizim daha ömrümüz kaldı mı 18 sene? Çoluğa, çocuğa ne devredeceğiz biz. Benim aldığımda 1 parsel 100 çeyrek ediyordu. En az 100 çeyrekti. Şu anda ben satsam kimse yüzüne bakmıyor. Lütfen Allah aşkına gerekli kurumlar, ilgili kurumların hepsinden yardım bekliyoruz. Özellikle vali beyimizden. İl genelinde çözüleceğini duyduk.
Komisyon vasıtasıyla, bir komisyon kurulup, çözüleceğini duyduk. Hazır zaten imara falan geçmiş. Bir imara daha gerek olmadığını düşünüyoruz. Yani bir an önce ne yapılacaksa yapılmasını istiyoruz. Vali beyden ilgi bekliyoruz. Komisyona bizde dahil olmak istiyoruz. Komisyon kurulmuş, biz yokuz komisyonda. Komisyon karar alıyor, buradaki vatandaşların hiç biri yok. Ne karar alıyorlar, nasıl alıyorlar, bizim bir şeyden haberimiz yok” ifadesini kullandı.

MUHTAR ÖZTÜRK: “SONUÇ ALAMIYORUZ”
Kuşdilli Mahallesi Muhtarı İlhami Öztürk de tapu sorunuyla ilgili uzun süredir girişimlerde bulunduklarını ifade etti. Öztürk, vatandaşların vergi ödediğini ancak mülkiyet sorununun çözülemediğini söyledi.
Muhtar İlhami Öztürk, “Kuşdilli Mahallesi muhtarıyım. 2. dönemim. İlk dönemimden bu yana buranın tapu meselesiyle ilgili gerekli yerlerle görüşüldü. Nitekim bir sonuç alamıyoruz. Burada vatandaş vergisini ödüyor. Alt yapı sorunu ciddi anlamda vatandaş mağdur burada.

Devlet yetkililerimizden, devlet büyüklerimizden bir an önce buranın sorunun çözülmesi, tapularının verilmesini talep ediyoruz. Bir komisyon kurulduğunu biliyoruz. Şu anda sonucun ne olduğunu da bilemiyoruz. Bizleri de komisyona davet ederlerse vatandaş bana sorduğu zaman bende vatandaşı bilgilendiririm. Bir an önce tapularının verilmesini talep ediyoruz vatandaşın. Korkulu rüya görmesinler. Akşam yatıyorlar, sabah buranın ne olacağını hiç kimse bilmiyor” diye konuştu.

MAHALLE HALKI MAĞDURİYETİN GİDERİLMESİNİ İSTİYOR
Belediye personeli olduğunu ifade eden Şenol Yılmaz ise kendisine alacakları karşılığında verilen arsa nedeniyle yıllardır belirsizlik yaşadığını dile getirerek, yaşanan sürecin çözüme kavuşturulmasını istedi.
Şenol Yılmaz, “Elektrik parası veriyoruz. Su parası veriyoruz. Belediye burası mera arazisiymiş bize niye vermiş? Ben belediye personeliyim. Bana dağıttıklarında alacağım karşılığında bana verdiler. Ama hiçbir şey talep edemedik” dedi.

Nejla Aymelek de “18 yıl oldu burayı alalı. Ne tapumuz var, ne küreğimiz var. Bir de bakım yapamıyoruz. Arkadaşlarım, komşularım mağdurdur. Bize bir yardımcı olun” dedi.
Mahalle sakinlerinden Elif Çetinkaya da bölgede yaz-kış ikamet ettiklerini belirterek, arsaları belediyenin düzenlediği ihale yoluyla satın aldıklarını söyledi. Bölgede kendi imkanlarıyla evlerini yaptıklarını ifade eden Çetinkaya, yıllardır süren tapu sorununun çözülmesini ve tapularının teslim edilmesini talep etti.



