Geçtiğimiz yılın aynı döneminde kuraklık nedeniyle "kara tablo" çizen, çiftçinin umudunu kesme noktasına getiren Kırşehir toprakları, 2026 kışında adeta küllerinden doğdu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) resmi verilerine göre Kırşehir’in de içinde bulunduğu İç Anadolu Bölgesi, son yılların en bereketli kış mevsimini geride bırakarak bahara "suya doymuş" bir şekilde giriyor.
GEÇEN YILIN "KARA TABLOSU" TARİH OLDU
Hatırlanacağı üzere 2025 yılı kış mevsiminde Kırşehir ve çevresinde yağışlar mevsim normallerinin çok altında kalmış, tarım arazilerinde ciddi yarılmalar gözlenmişti. Ancak 2026 kış verileri, bu karamsar tabloyu tamamen sildi. Geçen yıl kış mevsiminde bölge geneli yağışı 71.3 mm iken, bu yıl bu rakam tam 181.6 mm olarak kayıtlara geçti. Bu, yağışların geçen yıla oranla yüzde 100’den fazla arttığı anlamına geliyor.
ŞUBAT AYI KIRŞEHİR İÇİN "CANSÜYU" OLDU
Verilerdeki en çarpıcı detay ise Şubat ayında gizli. Kırşehir genelinde Şubat ayı yağış normali 35.2 mm iken, bu yıl bölge genelinde metrekareye tam 86.5 mm yağış düştü. Sadece bir ayda normalin iki katından fazla yağış alınması; başta Hirfanlı Baraj Gölü ve Çuğun Barajı olmak üzere bölgedeki su rezervlerini de olumlu etkiledi. Yer altı su seviyelerindeki yükseliş, şehrin su geleceği adına da derin bir nefes aldırdı.
ÇİFTÇİNİN GÖZÜ ŞİMDİ HASATTA
Kırşehir’in can damarı olan buğday, arpa ve şeker pancarı üreticileri için bu yağışlar altın değerinde. Ziraat odalarından alınan ilk bilgilere göre, toprak doygunluğu en üst seviyeye ulaşmış durumda.
-
Tohum Toprakla Buluştu: Kış boyunca kar ve yağmurun kademeli gelişi, tohumun toprak altında sağlıklı bir şekilde beslenmesini sağladı.
-
Maliyet Baskısı Azaldı: Doğal yağışların yeterli olması, çiftçinin sulama maliyetlerini (elektrik ve mazot) şimdiden düşürmeye başladı.
UZMANLARDAN "BAHAR YAĞMURU" UYARISI
Meteoroloji uzmanları, kışın yakalanan bu "mor bereketin" Nisan ve Mayıs aylarındaki bahar yağmurlarıyla taçlanması durumunda Kırşehir'de son on yılın hasat rekorunun kırılabileceğini belirtiyor. Ancak ani sıcaklık artışlarına bağlı "erken buharlaşma" riskine karşı da dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.




