Baharın ilk yağmurlarıyla birlikte Kırşehir’in sokakları, çarşıları ve köyleri sadece doğanın uyanışına değil, unutulmaya yüz tutmuş eski zanaatların canlanmasına da şahitlik ediyor. Bayram tatili için memleketlerine dönen torunlar, dede ve ninelerinin tozlu raflardan çıkardığı eski aletlerle tanışırken; kadim Ahilik ruhu evlerin bahçelerinde yeniden hayat buluyor.

AHMET USTA (78): "MAKİNE GÜZEL AMA ELLE YAPMAK BAŞKA"

Kaman ve Mucur bölgelerinde bahar ekimi hazırlıkları sürerken, 78 yaşındaki emektar Ayşe Bayrak, torununa orak bilemeyi öğretmenin heyecanını yaşıyor. Ayşe Bayrak o anları şöyle anlatıyor: "Bayramda torunum geldi, 'Babaanne, bu orak nasıl bilenir?' diye sordu. Eskiden babamdan öğrendiğim ne varsa ona gösterdim. Bahar ekimi başladı, eski tırpanlar sandıklardan indi. Gençler makineye alıştı ama 'elle yapmak başka' diyorlar. Belki bu bahar birkaç yeni çırak çıkar ortaya!"Image (1)-1

MUCUR’DA KİLİM, ÖZBAĞ’DA MOTİF SESLERİ

Mucur ve Özbağ köylerinde ise dokuma tezgahları kış uykusundan uyandı. 70’li yaşlarındaki bir teyzemiz, iplerini baharın gelişiyle birlikte yeniden eline aldığını belirterek; "Torun kızım Instagram'da görmüş, 'Nine, bunu nasıl yapıyorsun?' diye yanıma oturdu. Kırşehir kilimlerindeki o 'göz' motifinin uğurunu anlattım ona. Birlikte başladık, belki bu yaz birkaç hediyelik parça bitiririz. Eski günler geri geliyor gibi hissediyorum" diyor.

Image (2)-2

YORGANCI AMCA VE ESKİ TOHUMLARIN SIRRI

Merkez ve Çiçekdağı hattında ise bahar temizliği yorgancıları hareketlendirdi. Hazır yorganlara inat, eski usul pamuk yorgan diktirenlerin sayısı artarken, bir yorgancı amca: "Torunlarım pamuk atmama yardım etti. Onlara sadece dikişi değil, toprağı da öğretiyorum. Bahçede dedelerinden kalma eski tohumları ektik, 'Bu salatalığın tadı başka' dedim. Gençler her anı fotoğraflıyor, zanaat sosyal medyada yaşıyor" ifadelerini kullanıyor.

Muhabir: SEDANUR ASAN