Yıllardır süregelen uygulamada, aksi bir anlaşma veya örf-adet bulunmadığı sürece düğünde kime takılırsa takılsın tüm ziynet eşyaları gelinin malı kabul ediliyordu. Ancak değişen sosyal ve ekonomik koşulları dikkate alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu yaklaşımın günümüz ihtiyaçlarını karşılamadığını belirterek emsal niteliğinde yeni bir karara imza attı.
YENİ SİSTEMDE TAKILAR NASIL PAYLAŞILACAK?
Yeni içtihat doğrultusunda boşanma davalarındaki ziynet eşyası paylaşımında şu kriterler esas alınacak:
-
Öncelik Özel Anlaşmada: Eşler arasında takıların paylaşımına dair yazılı/sözlü özel bir anlaşma varsa mahkemeler öncelikle buna bakacak.
-
Örf ve Adet Kuralları: Anlaşma yoksa ispatlanabilen yerel örf ve adetler uygulanacak.
-
Kime Takıldığı Belirleyici Olacak: Kadın kullanımına özgü bilezik, kolye, küpe gibi ziynetler geline ait sayılırken; damada takılan para, saat, çeyrek altın ve benzeri değerler damada ait olacak.
-
Ortak Takılarda Nitelik Esası: Hem kadın hem erkek tarafından kullanılabilen ziynetlerde, takının doğrudan kimin üzerine takıldığına bakılacak. Uyuşmazlık durumunda bilirkişi incelemesi yapılacak.
DAMADA TAKILAN 6 ÇEYREK ALTIN DAVA KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ
Emsal karara konu olan olayda, boşanma aşamasındaki kadın, düğünde damadın üzerine takılan 6 adet çeyrek altının da kendisine verilmesini talep etti. Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kadını haklı buldu.
Ancak dosyanın geldiği Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bilirkişi raporunda söz konusu 6 çeyrek altının doğrudan damada takıldığının tespit edildiğini ve bunların kadına özgü ziynet eşyası olmadığını belirterek yerel mahkemenin kararını damat lehine bozdu.
BOŞANMA DAVALARINDA YENİ DÖNEM
Yargıtay’ın bu hamlesiyle birlikte, düğün takıları nedeniyle açılan alacak ve mal paylaşımı davalarında mahkemeler artık otomatiğe bağlanmış kararlar yerine; takının niteliğini, kullanım amacını ve fiilen kime takıldığını somut olarak inceleyerek hüküm verecek.




