ZOSA’LARIN KENDİ KENDİNİ YOK ETMELERİ-1          

Abone Ol

Zosalar  Güney Afrika’nın  doğusundaki kıyı bölgelerinde yaşayan  Anguni  grubundan  Afrikalı bir kabiledir.

Mayıs 1856’da genç bir Zosa kızı evinin yakınında akan  küçük nehirden su getirmeye gitti.Döndüğünde  nehrin kenarında ,  daha önce gördüklerinden oldukça farklı  yabancı erkekler gördüğünü anlattı.Adı Umhlakaza olan amcası yabancıları görmek için nehre gitti ve onları kızın söylediği yerde buldu. Yabancılar ona evine dönüp belli törenleri yapmasını söylediler;bunları yaptıktan sonra  ölülerin ruhlarına  bir öküz kurban etmeliydi ve dördüncü gün yine  yabancılara geri gelmeliydi.  Adamların görünüşünde itaat talep eden bir şey vardı ve Umhlakaza  denileni yaptı. Dördüncü gün tekrar nehre gitti..Yabancılar  yine oradaydı ve  amca şaşırarak  aralarından yıllar önce ölmüş olan  erkek kardeşini tanıdı.Sonra,  ilk kez kim ve ne olduklarını öğrendi.Adamlar Zosalara , ebedi düşmanları olan  beyazlara karşı yardım etmek için  denizin ötesindeki  savaş meydanalrından geldiklerini açıkladılar;onların yenilmez güçleri sayesinde  İngilizler o topraklardan kovulacaktı. Umhlakaza, ona verecekleri talimatları  ileterek onlarla şefler arasında  bir aracı olmalıydı. Çünkü yardım önerileri kabul edilirse bugüne kadar yaşanmış olan her şeyden çok daha şaşırtıcı  şeyler olacaktı.  Her şeyden önce, Umhlakaza halkına  birbirlerine karşı büyü yapmaktan  vazgeçmelerini ve besili sığırları kesip  yemelerini söylemeliydi.          

 Ruhlar dünyasıyla kurulan bu iletişimin haberi Zosalar arasında hızla yayıldı.Kabilenin ön önemli şefi Kreli  bu haberi sevinçle karşıladı.Aslında  ispatlanamasa da bu planın asıl yazarının  Kreli olduğu söylenir. Ruhların emirlerine itaat edilmesi ve en iyi sığırların  kesilip yenilmesi  gerektiği lafı yayıldı.Zosaların bazıları  Büyük Britanya’ya ait topraklarda yaşıyorlardı, bu yüzden onların şeflerine de  olan biteni anlatıp yardımlarını isteyen  ulaklar yollandı. Bütün Zosa klanları  derhal ayaklandı.Şeflerin çoğu sığırlarını kesmeye başladı. İçlerinden yalnızca biri,Sandile  tereddüte kapıldı;dikkatli bir adamdı o.İngiliz Yüksek Komiseri ,Kreli’ye kendi topraklarında istediğini yapabileceğini;ancak İngiliz  tebaasını mülklerini yok etme yönünde  kışkırtmaya devam ederse cezalandırılacağını bildirdi. Ama bu tehdit  Kreli’yi  pek rahatsız etmedi. Ceza kararlarını kendisinin vereceği günlerin  yakın olduğuna inanmıştı.

 Peygamber yoluyla iletilen vahiyler  hızla çoğaldı:Nehrin ortasında duran kız  bir çok aldatılmış insanın  huzurunda  ayağının altında dünyevi olmayan  sesler duydu.Amcası olan peygamber bu seslerin  insanların meseleleri hakkında  toplantı yapan ruhların sesi olduğunu ilan etti. İlk emir sırların kesilmesiydi ama ruhların talepleri doymak bilmiyordu. Giderek daha çok sığır öldürüldü ama bu yetmiyordu. Bu delilik her gün biraz daha yayılıp yeni kurbanlar ele geçirilerek aylarca  sürdü. Babalarının ölmüş iki danışmanının  ruhunu kendi gözleriyle görmüş olan erkek kardeşi tarafından  ısrarla zorlanan dikkatli Sandile   bir süre sonra dayanamayıp ikna oldu.Kardeşi ruhlarla konuşmuştu ve  onlar Sandile’ye   beyazlarla birlikte yok olmak istemiyorsa  sığırlarını kesmesini emretmişti.

Son emri peygamber aracılığı ile verilmişti. Bu, Zosaların kalabalık ruhların yardımına değer olup olmadıklarına  karar verilmeden önce  yapmaları gereken  son eylem olacaktı.Sürülerinde  bir tek keçi,  öküz ya da inek  canlı bırakılmamalı ve ambarlarındaki her tahıl tanesi yok edilmeliydi. Bu emirlere uyanları parlak bir gelecek bekliyordu. Zira Belirlenen günde kestiklerinden  çok daha güzel  binlerce sığır sürüsü topraktan kalkıp otlakları göz alabildiğine kaplayacak, olgun ve yenmeye hazır geniş ekin tarlaları bir anda topraktan fışkıracaktı.O gün kabilenin eski kahramanları, geçmiş yıllarda yaşamış olan  büyük ve bilge insanlar topraktan kalkıp insanların sevincini paylaşacaktı. Artık ne hastalık ve üzüntü olacak  ne de yaşlılıktan kaynaklanan  illetler kalacaktı. Yaşayan zayıf düşmüş insanların  yanı sıra  topraktan kalkan ölüler de  gençleşip güzelleşeceklerdi.