Kırşehir ve çevresinin köklü kültür mirasını barındıran Karacakurt Türkmenleri, Türk tarımı adına gurur verici bir başarıya imza attı. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde yürütülen Ar-Ge ve ıslah çalışmaları sonucunda geliştirilen yüksek verimli yeni ekmeklik buğday çeşitlerine, Kırşehir’in ve Türkmen tarihinin simge isimleri verildi.
Karacakurt Köyleri Türkmen Derneği’nin yoğun girişimleri neticesinde tescil edilen yeni yerli tohumlar, tohum çoğaltımı amacıyla toprakla buluşturuldu ve geçtiğimiz günlerde düzenlenen tarla gününde sahada başarıyla tanıtıldı.
Kültürel Miras Toprakla Buluştu: "Karacakurt" ve "Beydili"
Geliştirilen ve Türk tarımına kazandırılan buğday çeşitlerinin tescil sürecinde, Tarla Bitkileri alanında akademik çalışmalarıyla tanınan Karacakurt Türkmen Beyi Prof. Dr. Bayram Özdemir öncü bir rol üstlendi. Türk tarımının dışa bağımlılığını azaltacak ve çiftçinin yüzünü güldürecek olan bu tohumların üretim sahasındaki başarılı görsellerini ise yine Karacakurt Türkmen Beyi Olcay Özdemir kamuoyuyla paylaştı.
Dernek Başkanı Serdar Güneş: "Türk Çiftçisine Hayırlı Olsun"
Konuyla ilgili gurur ve memnuniyetini dile getiren Karacakurt Köyleri Türkmen Derneği Başkanı Serdar Güneş, yayımladığı mesajda emeği geçenlere teşekkür ederek şu ifadelere yer verdi; "Tarım Bakanlığı tarafından ıslah edilen ekmeklik buğday çeşitlerine Karacakurt Köyleri Türkmen Derneğimizin girişimleri ile 'Karacakurt' ve 'Beydili' isimleri verilmiştir. Tohum çoğaltmak için ekinleri yapılmış ve geçtiğimiz günlerde sahada tanıtımları gerçekleştirilmiştir. Yeni ekmeklik buğday çeşitlerine bu anlamlı isimlerin verilmesinde öncü olan Tarla Bitkileri bölümündeki Karacakurt Türkmen Beyi Prof. Dr. Bayram Özdemir gardaşıma ve fotoğrafları bizlere ulaştıran Karacakurt Türkmen Beyi Olcay Özdemir gardaşıma şahsım ve derneğimiz adına teşekkür ederim. Türk tarımına, Türk milletine ve Türk çiftçisine hayırlı uğurlu olsun."
Bölge iklimine ve toprak yapısına tam uyum sağlaması beklenen yerli "Karacakurt" ve "Beydili" buğday çeşitleri, hem yüksek rekolte potansiyeli hem de taşıdığı tarihi isimlerle Kırşehir ve Türk tarım tarihinde önemli bir yer edinecek.




