Gündem

Yavuz: “Türkiye azalmış bir nüfusla yüzyıla damga vuramaz”

Eğitim-Bir-Sen Kırşehir Şube Başkanı Fatih Mehmet Yavuz, Türkiye’de düşen doğurganlık oranına dikkat çekerek aile yapısının korunmasının ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıdığını söyledi.

Abone Ol

Milli Aile Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Eğitim-Bir-Sen Kırşehir Şube Başkanı Fatih Mehmet Yavuz, Türkiye’nin genç nüfus açısından riskli bir sürece girdiğini belirtti. Doğurganlık oranındaki düşüşe dikkat çeken Yavuz, “Türkiye azalmış bir nüfusla yüzyıla damga vuramaz” ifadelerini kullandı.

Eğitim-Bir-Sen Kırşehir Şube Başkanı Fatih Mehmet Yavuz, Milli Aile Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye’nin karşı karşıya olduğu nüfus sorununa dikkat çekti. Türkiye’de doğurganlık oranının 1,42’ye kadar gerilediğini belirten Yavuz, genç nüfusun azalmasının ülkenin geleceği açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Aile kurumunun korunmasının yalnızca sosyal değil aynı zamanda stratejik bir mesele olduğunu vurgulayan Yavuz, güçlü aile yapısının güçlü Türkiye’nin temelini oluşturduğunu söyledi.

YAVUZ: “AİLE KURUMU GÜÇLENDİRİLMELİDİR”

25-31 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Milli Aile Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Şube Başkanı Yavuz, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin 100 milyon nüfus hedefinden uzaklaşma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Yavuz, nüfusun yaşlanması ve genç nüfus oranındaki düşüşün uzun vadede ekonomik ve sosyal sorunları beraberinde getireceğini dile getirdi.

Yavuz açıklamasında, “Aile ve Nüfus On Yılı Projeksiyonu çerçevesinde ilan edilen 25-31 Mayıs Milli Aile Haftası, aile kurumunu koruma, güçlendirme ve geleceğe taşıma iradesinin yeniden vurgulanması gereken önemli bir zaman dilimidir.

Bugün 100 milyon nüfus hedefimiz varken nüfusu yaşlanan, doğurganlık oranı 1,42’ye gerileyen, genç nüfusu azalmaya başlayan bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Nüfusu azalan Türkiye’nin Yüzyıla damga vuramayacağı, aileyi korumanın medeniyet davamızın temel meselesi olduğu akıllardan çıkarılmamalıdır.

Yeni Anayasa sürecinde birlik ve kardeşliği güçlendiren, ifade özgürlüğünü ve demokrasiyi tahkim eden bir anlayış esas alınırken, aile kurumunu güvence altına alan düzenlemeler de öncelikli olarak ele alınmalıdır. Bu kapsamda, 5 milyonun üzerinde imza topladığımız ‘Anayasa Değişsin, Aile Korunsun’ kampanyamızdaki taleplerin dikkate alınmasını bekliyoruz.

Aileyi korumanın ve güçlendirmenin en önemli adımlarından biri de çalışma hayatının aile dostu bir anlayışla yeniden yapılandırılmasıdır. Annelik ile çalışma hayatı arasında sıkışmayan kadınlar, güçlenen aileler ve ihmal edilmeyen çocuklar için adil, sürdürülebilir ve insanı merkeze alan bir çalışma düzeni istiyoruz.

Eğitim-Bir-Sen olarak ‘Güçlü Aile, Güçlü Türkiye’ anlayışıyla aileyi bir beka meselesi ve Türkiye Yüzyılı’nın en güçlü teminatı olarak görüyor, Milli Aile Haftası’nın ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz” ifadesini kullandı.