YADA TAŞI

Abone Ol

İklimi kontrol altına almak , bin yıldır insanlığın en büyük rüyalarından biri olmuştur.

Türk Kültür tarihine baktığımızda , “Yada Taşı” diye bilinen taş vasıtası ile bir nevi sihir yoluyla kar ve yağmur yağdırdıklarının pek çok örneklerine rastlamaktayız. Bu husus Çin kaynaklarında olduğu gibi İslam kaynaklarında ( Arap , Fars ve Osmanlı) da bilgi vardır.

Ünlü sosyolog İbn-i Haldun (M.13134-1406 ) “Mukaddime” adlı eserinde , Sultan ülkesinde ve Türk Ülkesinde bulutları sinirleyerek belli ve muayyen topraklara yağmur yağdıran sihirbazlar bulunduğunu işittiğini belirtiyor.

Evliya Çelebi ( 1611-1682) , Kafkasya yollarında seyahat ederken ( 1641), bir yerli büyücünün garip efsunlarla bulutları gökte toplayıp sağanak boşandırdığını anlatmıştır.

Harzem ordusunda asli unsur Kanglı Türklerdi. Çin seferinde zorlukla karşılaşan Oktay Kağan, bir Kanglı’yı “yada” yapmakla görevlendirir.

Yaz ortasında yağmur ve kar yağınca Çinliler dehşete kapılırlar.

Başa bir hikayede Semerkant şehrinde kuraklık olur. Yada taşı ile yağmur yağdırmayı bilen şehirdeki kimi kişiler işe koyulur.

Yada taşı, bir tas içindeki suya atılır ve bir köşeye bırakılır. Ancak hafız adındaki bir adam bilmeden bu suyu içer. O anda yağmur yağmaya başlar ve yağmur, gece ve gündüz durmak bilmez.

İslam alimlerine göre , Türkler “Yada Taşı” ile iklimi kontrol yeteneği olan bir milletti. Kaş garlı Mahmut “Divan-ı Lügatit Türk” adlı eserinde şöyle der: “Yada bir nevi kahinliktir. Özel taşlarla yapılır. Bu şekilde yağmur ve kar yağdırılır, rüzgar estirilir. Ben bunu yağma adlı Türk Kabilesinin bölgesinde gördüm; büyük bir yangın çıkmıştı. Mevsim yazdı… Kar yağdırıldı ve yangın söndürüldü.Bu, Türk ülkelerinde bilinmiş bir şeydir. Yüce tanrının izniyle yada taşına okumakla yağmur, soğuk, rüzgar getirilir.

“Yada Taşı”nın savaşta düşmana karşı bir silah olarak kullanılmasının son örneği 1768-1772 Türk Rus savaşı sırasında yaşanmıştır.

Osmanlı Devleti Rusları iki kez mağlup eder, Ancak eylül ayında müthiş bir tufan çıkar. Türklerin Hotin önlerinde kurduğu köprü, aniden bastıran çok şiddetli yağmur ve fırtına sebebiyle yıkılır.

Yüzlerce asker azgın dalgalarda şehit olur. Bu faciadan sonra kalede sadece 20 günlük erzakı kalan Abaza paşa, yanında kalan beş altı adamıyla kaçmaya mecbur kalır.

Hotin kalesi 300 kadar topla Ruslara terk edilir.

İnanışa göre Karluk Türklerine baskı yapan Ruslar yüzünden Karluk Türkleri tarafından “Yada Taş”ı kullanılarak başlatılmıştı.

Bir Arap gezgin olan Temin bin Bahr, Uygur Türklerinin topraklarına gider; Onların ülkesinde garip bir taş vardır.İstediklerinde onunla yağmur, kar dolu yağdırırlar. Bu iş Türkler arsında çok yaygın olup, kimse bunu inkar etmez” diye yazar.

Coğrafyacı İbn-ül Fakih’in rivayet: “Eb’ül Abbas İsa, Oğuz Türklerinin Dokuz Oğuz ve Karluk Türklerinin yağmur yağdırdığını duyar, ama inanmaz…. Horasan valisi Davud Bagdisi ile görüşür ve inanmaya başlar. Çünkü Vali Davud Bagdisi, Oğuz yabgusuna başkaldıran oğlu Balkık’tan “Yada Taşı” hakkında bilgi sahibi olmuş, bu işin hile ve büyü ile değil, tanrının gücü ile gerçekleştiğini öğrenmiştir.

Benzer hikayeler bir hayli fazladır.Türklerin bu bilgiyi zamanla kaybettiğini biliyoruz.

Peki günümüzde İklimi, manipüle etmek mümkün müdür? İklim silahı var mıdır? Varsa kullanılmakta mıdır?

Bir sonraki yazımızda bu konuya cevap arayalım.