Kırşehir’de Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlenen program, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Coğrafi işaret almış yöresel yemeklerin tanıtıldığı etkinlikte, Kırşehir’in gastronomi kültürü ön plana çıkarıldı.
Programa Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek ve eşi başta olmak üzere, Kırşehir İl Emniyet Müdürü Mesut Görücü, Kırşehir İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Ahmet Yıldırım, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevine atanan Prof. Dr. Musa Özata, Meclis Başkanı Mehtap Karaburçak Tuzcu, AK Parti Kırşehir İl Başkanı Seher Ünsal, il müdürleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Program boyunca Kırşehir’in geleneksel mutfağını yansıtan ürünler sergilenirken, katılımcılar yöresel lezzetleri tatma fırsatı buldu.
“Yemekler Kültürel Kimliğin Bir Parçası”
Etkinlikte konuşan Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, yöresel yemeklerin sadece damak tadından ibaret olmadığını belirterek gastronominin şehirlerin kültürel kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Vali Demiryürek konuşmasında, Türk Mutfağı Haftası vesilesiyle, Kırşehir’imizin bereketli sofrası etrafında bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum.
Yemek, bir milletin hafızasında çok özel bir yere sahiptir. Bazen bir evin tandırında pişen ekmekte, bazen bayram sabahı kurulan sofrada, bazen de bir annenin, bir ninenin ölçüsüz ama tam kıvamında yaptığı yemekte kendini gösterir. Sofra; emeğin, sabrın, paylaşmanın ve muhabbetin buluştuğu yerdir.
Bu yıl Türk Mutfağı Haftası’nın teması “Bir Sofrada Miras” olarak belirlendi. Bu tema, bizim için Kırşehir’de çok anlamlı bir karşılık buluyor. Çünkü Kırşehir’de sofra, geçmişten bugüne aktarılan bir kültürdür. Bir kap yemek, burada komşuluğun dilidir. Bir lokma ekmek, misafire verilen değerin ifadesidir. Bir tencerenin etrafında toplanmak, aile olmanın, şehir olmanın, insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışının yansımasıdır.
Bugün dünyada gastronomi artık turizmin, kültürel diplomasinin ve şehir kimliğinin önemli alanlarından biri hâline geldi. İnsanlar bir şehri gezerken tarihî eserlerini görmek, müzelerini ziyaret etmek, kültürel mekânlarını tanımak kadar o şehrin sofrasına da oturmak istiyor. Çünkü yerel mutfak, bir şehrin yaşayan kimliğidir.
Kırşehir bu anlamda güçlü bir potansiyele sahiptir. Ahi Evran-ı Veli’nin manevi mirası, Cacabey’in ilim ve medeniyet hafızası, Kaman Kalehöyük’ün tarihî derinliği, Neşet Ertaş’ın gönül dünyası ve yöresel mutfağımız birlikte düşünüldüğünde, şehrimizin kültür turizmi açısından çok değerli bir bütünlüğe sahip olduğu görülmektedir. Bizim görevimiz, bu bütünlüğü korumak, tanıtmak ve gelecek kuşaklara daha güçlü şekilde aktarmaktır.
Kırşehir’in coğrafi işaretli ürünleri de bu çabanın önemli bir parçasıdır. Çullama, höşmerim, çirleme, ayva borani, sulakabağı, Cemele biberi, Kaman cevizi, Kaman besmeci ve Ahi helvası gibi değerlerimiz; bu şehrin toprağıyla, emeğiyle ve kültürel hafızasıyla yoğrulmuş ürünlerdir. Bu ürünlerin korunması, tanıtılması ve ekonomik değere dönüşmesi hem kültürümüz hem de yerel kalkınmamız açısından önem taşımaktadır.
Bu vesileyle özellikle kadınlarımızın mutfak kültürümüzün yaşatılmasındaki rolünü ifade etmek isterim. Kırşehir’in birçok yöresel lezzeti, kuşaktan kuşağa kadınların emeğiyle taşınmıştır. Tarif defterlerine yazılmayan ama hafızalarda yaşayan birçok yemek, annelerimizin, ninelerimizin ve maharetli ellerin gayretiyle bugüne ulaşmıştır. Bu emeği görünür kılmak, kayıt altına almak ve desteklemek hepimizin sorumluluğudur.
Türk Mutfağı Haftası da bu açıdan kıymetli bir farkındalık oluşturuyor. Mutfak, geçmişte kalmış bir alan değildir. Mutfak, yaşayan bir kültürdür. Her pişen yemekle, her kurulan sofrayla, her ikram edilen lokmayla yeniden hayat bulur.
Kırşehir olarak hedefimiz; yöresel lezzetlerimizi daha fazla tanıtmak, gastronomi turizmi alanındaki imkânlarımızı geliştirmek, üreticilerimizi desteklemek, gençlerimizi bu mirasla buluşturmak ve şehrimizin mutfak kültürünü hak ettiği yere taşımaktır.
Bu düşüncelerle Türk Mutfağı Haftası’nın ülkemiz, şehrimiz ve kültür hayatımız için hayırlı olmasını diliyorum. Programın hazırlanmasında emeği geçen İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüze, katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlarımıza, üreticilerimize, aşçılarımıza, akademisyenlerimize, kadın kooperatiflerimize ve değerli hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.
Kırşehir’in bereketli sofrası, muhabbeti ve gönül zenginliği daim olsun"dedi.
Coğrafi İşaretli Ürün Sayısı Artırılacak
Kırşehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Doğan da programda yaptığı açıklamada, Kırşehir mutfağının daha geniş kitlelere tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Doğan, özellikle coğrafi işaretli ürünlerin sayısını artırmak adına çalışmaların sürdüğünü belirterek, Kırşehir’e özgü lezzetlerin tescillenmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.
Tanıtım programında Kırşehir mutfağının öne çıkan tatları davetlilere sunuldu. Gönül Dağı köftesi, ahi çorbası, çullama, bamya, cemele biberi dolması, kürt pilavı, kavurma, mantı, yaprak sarma, besmeç, aside ve basma kadayıf gibi yöresel yemekler katılımcılardan tam not aldı.