Eğitim

Tarımın geleceği biyoteknolojiyle şekilleniyor

Prof. Dr. Yılmaz, Türkiye’de bitki biyoteknolojisinin tarihçesi, transgenik bitki üretimi ve sürdürülebilir tarım uygulamaları hakkında bilgi verdi.

Abone Ol

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi, tarımda biyoteknolojinin önemi ve ülkemizdeki gelişmelerini masaya yatırdı. Fakültenin düzenlediği konferansta Prof. Dr. Sevil Sağlam Yılmaz, öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya gelerek, daha verimli, dayanıklı ve sürdürülebilir tarım sistemleri için biyoteknolojinin rolünü anlattı.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarımsal Biyoteknoloji alanındaki gelişmeleri masaya yatırdı. Fakültenin düzenlediği konferans kapsamında Prof. Dr. Sevil Sağlam Yılmaz, ‘Ülkemizde Bitki Biyoteknolojisi Alanındaki Gelişmeler’ başlıklı sunumunu Ziraat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Sevil Sağlam Yılmaz, dünya nüfusunun son 75 yılda 3 katından fazla arttığını belirterek, Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2050 yılına gelindiğinde nüfusun 10 milyara ulaşmasının öngörüldüğünü belirtti. Yılmaz, bu hızlı nüfus artışının yalnızca üretim miktarını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda daha verimli, dayanıklı ve sürdürülebilir tarım sistemlerinin geliştirilmesini zorunlu kıldığını vurguladı. Bu bağlamda biyoteknolojinin, geleceğin tarımını şekillendirecek ve söz konusu zorluklarla başa çıkmada etkili bir araç olabileceğine dikkat çekti.

DOKU KÜLTÜRÜNDEN GENOM DÜZENLEMEYE UZANAN GELİŞMELER

Prof. Dr. Sevil Sağlam Yılmaz, bitki biyoteknolojisinde yaşanan tarihsel gelişmelere değinerek, bu alandaki çalışmaların dünyada bir asırdan uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirtti.

Türkiye’de ise son 25-30 yılda alanın önemli bir ivme kazandığını vurgulayan Yılmaz, çalışmaların 1980’li yıllarda doku kültürü uygulamalarıyla başladığını, 1990’lı yıllarda moleküler biyoloji ve genetik altyapılarının oluşturulmasına odaklanıldığını, 2000’li yıllarda ise gen aktarımı, moleküler ıslah ve genom düzenleme tekniklerinin ön plana çıktığını aktardı.

Yılmaz, doku kültürü alanındaki çalışmaların Türkiye’de ilk olarak üniversitelerde başlatıldığını, bugün ise çeşitli araştırma enstitüleri ve özel sektörde faaliyet gösteren firmaların bu alanda çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.

DÜNYA VE TÜRKİYE’DE TRANSGENİK ÜRÜNLER

Prof. Dr. Sevil Sağlam Yılmaz, transgenik bitki üretiminde doku kültürünün temel ve vazgeçilmez bir basamak olduğunu vurguladı. Dünyada yetiştiriciliği yapılan transgenik bitkiler, ekim yapılan ülkeler ve ekim alanları hakkında katılımcılara kapsamlı bilgi veren Yılmaz, Türkiye’ye 2012-2022 yılları arasında ithal edilen 48 transgenik ürün ve özelliklerini de paylaştı.

Ziraat Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Bitkisel Biyoteknoloji Laboratuvarı’nın mevcut olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, laboratuvarda lisans ve lisansüstü öğrencilerle yürütülen BAP ve TÜBİTAK projelerinden örnekler verdi. Sunumda ayrıca, bitkisel biyoteknoloji alanında çalışma yapılması sürecinde karşılaşılan yapısal sorunlar, mevzuat ve biyogüvenlik engelleri ile ıslah-biyoteknoloji entegrasyonundaki eksikliklere de değinildi.

Soru–cevap bölümünde katılımcı öğretim üyeleri, bu alandaki potansiyel sorunlar ve çözüm önerileri üzerinde görüşlerini paylaştı. Program, Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ramazan Ayrancı’nın teşekkür belgesini takdimiyle sona erdi.