SİZ MAKAMLA ADAM OLMADINIZ

Abone Ol

Makam, adam olup olmadığınızı ortaya çıkardı.
“Yola çıktıklarını yolda bulduklarıyla değiştirirsen, hem yolunu kaybedersin hem de dostlarını.”
Bu söz bugün yaşadıklarımızın kısa ama net özetidir.
Seçilmiş oluyorlar…
Sonra “seçildim” diyerek değişiyorlar.
Atanmış bir koltuğa oturuyorlar, aynaya başka biri bakmaya başlıyor.
Dün selam verdiğine bugün göz ucuyla bile bakmıyor.
Dün omuz omuza yürüdüğünü bugün yük gibi görüyor.
Makam değişiyor, insan değişiyor.
Ama asıl değişen insan değil; ortaya çıkan gerçek yüz oluyor.
Zengin çıktığı sokağı unutuyor.
Geldiği mahalleyi hatırlamaz oluyor.
Ayağının çamurunu, kapısının önündeki taşları, soğuk kış akşamlarını, paylaşılan ekmeği yok sayıyor.
Bugün nereye baksanız aynı tablo:
Seçilmişlerin başında vekiller,
belediye başkanları, il ve ilçe başkanları, belediye encümenleri, il encümenleri, muhtarlar, oda başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri…
Liste uzuyor ama hikâye değişmiyor.
Karekter değişmiyor.
Yetki alan herkes, kendini bir anda “ulaşılamaz” sanıyor.
Randevu aldın mı deniyor.
Telefonlar açılmaz oluyor.
Kapılar kilitleniyor.
Randevular aylar sonrasına atılıyor.
Eskiden yanında yürüyenler “kalabalık” sayılıyor.
Soruyorum buradan açık açık:
Siz seçilmeden önce adam değil miydiniz?
İnsan yerine konmuyor muydunuz?
Seçilince mi kendinizi adam sandınız?
Bir koltuk, bir unvan, bir masa…
Bunlar mı sizi büyüttü?
Yoksa küçüklüğünüzü mü gizledi?
İnsanın mayası belli olur.
Güçle sınanır insan.
Para, makam, yetki; insanı bozmaz.
İnsan zaten bozuksa, sadece ortaya çıkarır.
Bugün görüyoruz ki mesele seçilmek değil.
Mesele insan kalabilmek.
Makamların adamı değil.
Adam gibi adam olmak.
Dün “abi” diyenler bugün adını söylüyor.
Dün “biz” diyenler bugün “ben” oluyor.
Dün halk diyenler bugün tepeden bakıyor.
Dün şeffaflık diyenler bugün karanlığı seçiyor.
Unutmayın: Bu makamlar size ait değil.
Güç aldığınız koltuklar baki degil.
Benim değin o koltuklar çok kıçlara şahit oldu.
Bu koltuklar sizin tapulu malınız değil.
Bugün varsınız, yarın yoksunuz.
Ama geride bıraktığınız iz kalıyor.
Kırdığınız insanlar kalıyor.
Unuttuğunuz dostlar kalıyor.
Uşağı olduğunuz seçimlilere taşıdığınız haberler kalıyor.
Ve en acısı şu: Bazıları zannediyor ki kaybettikleri sadece eski çevreleri.
Hayır…
Onlar yolunu kaybediyor.
Dostlarını kaybediyor.
En sonunda da kendilerini.
Son söz net ve ağırdır:
Çünkü Sizler makamla adam olmadınız.
Makam, adam olup olmadığınızı ortaya çıkardı.